Anasayfa/ Makale/ Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Suçunda Özel Görünüş Biçimleri ve Yargılama

Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Suçunda Özel Görünüş Biçimleri ve Yargılama

Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçunun teşebbüs, iştirak ve içtima gibi özel görünüş biçimleri ile yargılama, delil toplama ve görevli mahkeme kuralları hukuki ve pratik boyutlarıyla incelenmektedir. Suçun tamamlanma anı ve soruşturma aşamasındaki özellikler detaylandırılmıştır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesi, ceza hukukunda da yeni uyuşmazlıkların ve yargılama usullerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Dolandırıcılık suçunun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi durumunda, suçun özel görünüş biçimleri olarak adlandırılan teşebbüs, iştirak ve içtima kurumları oldukça spesifik ve teknik değerlendirmeler gerektirmektedir. Aynı zamanda, faillerin sanal ortamdaki gizlilik yetenekleri, delillerin toplanması ile soruşturma ve kovuşturma usulü aşamalarında yargı makamlarını zorlu sınavlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu bağlamda, suçun hangi anda tamamlandığı, kimlerin suça iştirak etmiş sayılacağı ve yargılamanın hangi mahkemelerde, hangi usullerle yürütüleceği büyük önem taşımaktadır. Suçun özel görünüşleri ve yargılama evrelerinin iyi analiz edilmesi, hem mağduriyetlerin hızlıca giderilmesi hem de sanıkların adil yargılanma haklarının tesisi için kritik bir rol üstlenmektedir.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs ve Tamamlanma Anı

Ceza hukuku doktrininde dolandırıcılık suçu bir zarar suçu olarak kabul edildiğinden, suçun tamamlanma anı failin haksız bir yarar sağladığı veya mağdurun zarara uğradığı andır. Failin hileli davranışları gerçekleştirmesine rağmen mağdurun durumu fark ederek aldanmaması halinde suç teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Uygulamada ve güncel yargı kararlarında özellikle banka blokeleri konusu tartışılmaktadır. Mağdurun hesabından paranın çıkıp failin hesabına geçmesiyle suç tamamlanmış kabul edilmektedir; bankanın sonradan hesaba bloke koyması, suçun tamamlanmasını geriye dönük olarak teşebbüse dönüştürmez. Bu durum, failin parayı bizzat çekip çekmemesinden bağımsız olarak, mağdurun malvarlığından çıkışın gerçekleşmesiyle ilgilidir. Mağdurun, failin hileli ilanıyla karşılaşmasına rağmen dolandırıcı olduğunu anlayıp iletişimi kesmesi ise teşebbüs dahi sayılmayıp yalnızca hazırlık hareketi olarak değerlendirilmektedir.

İştirak ve Birlikte Suç İşleme

Bilişim sistemleriyle işlenen dolandırıcılık suçlarında iştirak müessesesi oldukça yaygın bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Hileli davranışların gerçekleştirilmesine katılan, suça ortak olan herkes müşterek fail olarak sorumlu tutulabilir. Suça iştirak iradesinin en geç hileli davranışların gerçekleştiği anda mevcut olması zorunludur. Uygulamada en sık rastlanan sorunlardan biri, kişilerin komisyon karşılığında banka hesaplarını kiralamasıdır. Kendi banka hesabını, dolandırıcılık suçunda kullanılacağını bilerek tahsis eden kişiler müşterek fail sıfatıyla cezalandırılır. Ancak, kişinin hesabının bir suçta kullanılacağını kesinlikle bilmediği, kastının ispatlanamadığı durumlarda iştirakten ziyade suç eşyasını satın almak veya kabul etmek suçundan sorumluluğu gündeme gelebilmektedir. Şahsi cezasızlık sebepleri ise tamamen bireysel nitelikte olup, iştirak halinde suçu işleyen diğer faillere sirayet etmez.

Suçların İçtimaı

Bir fiille birden fazla suçun işlenmesi veya aynı suçun birden fazla işlenmesi durumları içtima kuralları ile çözülmektedir. Bilişim aracılığıyla dolandırıcılık yapılırken örneğin sahte bir banka dekontu veya sahte çek kullanılması halinde, fail hem nitelikli dolandırıcılık hem de resmî belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı cezalandırılır; zira bu durumda gerçek içtima kuralları geçerlidir. Failin, aynı mağdura karşı, aynı suç işleme kararı altında farklı zamanlarda dolandırıcılık fiilini tekrarlaması durumunda ise zincirleme suç hükümleri uygulanarak faile tek ceza verilir ancak ceza belli oranlarda artırılır. Aynı anda, tek bir hileli eylemle birden fazla kişinin dolandırılması halinde de aynı neviden fikri içtima kuralları gereği ceza artırımına gidilmektedir.

Soruşturma, Kovuşturma ve Delillerin Toplanması

Dolandırıcılık suçunun bilişim sistemleri kullanılarak işlenen bu ağırlaştırılmış hali kural olarak re'sen soruşturmaya tabidir. Ancak suçun, aralarında hukuki ilişki bulunan bir alacağın tahsili amacıyla veya belirli akrabalar arasında işlenmesi hallerinde yargılama süreci şikâyet şartına bağlanmıştır. Sanal ortamda faillerin sanal ağ bağlantıları kullanması, alan adı ayarlarını değiştirmesi ve sahte hesaplar ile yabancı uyruklu kişiler adına açılmış telefon hatlarını kullanması, delillerin toplanması sürecini son derece zorlaştırmaktadır. Soruşturma evresinde, suçta kullanılan internet sitelerinin yer ve içerik sağlayıcılarından bağlantı ve port bilgileri, ilgili bankalardan hesap hareketleri dökümü ve cihaz kamera kayıtları hızla temin edilmelidir. Delillerin hukuka uygun bir şekilde, ivedilikle toplanıp incelenmesi, mahkemelerdeki yargılama süreçlerinin uzamasını engellemek adına hayati bir öneme sahiptir.

Yargılama Unsuru Hukuki Durum / Kural
Görevli Mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi (Bilişim İhtisas Ağır Ceza Mahkemeleri)
Yetkili Mahkeme Menfaatin Temin Edildiği Yer veya Mağdurun Yerleşim Yeri Mahkemesi
Soruşturma Usulü Kural olarak Re'sen (Akrabalık veya Alacak Tahsili istisnaları hariç)
Hapis Cezası Alt Sınırı En az 4 yıl hapis cezası
Adlî Para Cezası Elde edilen haksız menfaatin en az iki katı

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yaptırımlar

Davaya bakmakla görevli mahkeme, suçun nitelikli hali söz konusu olduğu için Ağır Ceza Mahkemeleridir. Uygulamada özel ihtisaslaşma gereği, belirlenen şehirlerdeki Bilişim İhtisas Ağır Ceza Mahkemeleri bu davalara bakmaktadır. Yetkili mahkeme ise kural olarak menfaatin temin edildiği yer mahkemesi olmakla birlikte, yasal düzenlemelere eklenen yeni bir seçimlik yetki kuralı ile mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkili kılınmıştır. Yaptırım boyutu incelendiğinde; kanunda bu suç için en az dört yıl hapis cezası ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adlî para cezası öngörülmüştür. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte ya da bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi ise cezanın çok ciddi oranlarda artırılmasına sebebiyet verir.

Hesabımı komisyon karşılığı başkasına kullandırdım, ceza alır mıyım? expand_more
Kendi banka hesabınızı bir dolandırıcılık suçunda kullanılacağını bilerek tahsis ettiyseniz, suça ortak olmuş sayılırsınız ve hukuken müşterek fail sıfatıyla cezalandırılırsınız. Eğer hesabınızın bir suçta kullanılacağını kesinlikle bilmediğiniz kanıtlanırsa, bu defa suça iştirakten ziyade suç eşyasını satın almak veya kabul etmek suçundan sorumluluğunuz gündeme gelebilir. Bilişim sistemleriyle işlenen dolandırıcılık eylemlerinde, hesapların kiralanması uygulamada en sık rastlanan suç ortaklığı biçimlerinden biridir.
Dolandırıcıya parayı yolladım ama banka bloke koymuş, suç oluştu mu? expand_more
Bilişim yoluyla dolandırıcılık bir zarar suçu olarak kabul edildiğinden, paranın sizin malvarlığınızdan çıkıp dolandırıcının hesabına geçmesiyle birlikte suç tamamen işlenmiş sayılır. Paranın gönderilmesinden sonra bankanın hesaba bloke koyması, suçun tamamlanmasını geriye dönük olarak teşebbüs aşamasına dönüştürmez. Failin söz konusu parayı bizzat çekip çekememesinden bağımsız olarak, sizin mağduriyetiniz ve malvarlığınızdaki eksilme suçun oluşması için yeterli görülmektedir.
İnternette dolandırıcıyı son anda fark edip parayı yollamadım. Ceza alırlar mı? expand_more
Hileli ilan veya davranışlarla karşılaşmanıza rağmen durumu anlayıp iletişimi kesmeniz halinde olay yalnızca hazırlık hareketi olarak değerlendirilmektedir. Failin hileli eylemlerine karşılık sizin aldanmamanız ve herhangi bir para transferi yapmamanız durumunda, suç dolandırıcılığa teşebbüs aşamasına dahi ulaşmamış sayılır. Dolayısıyla ortada mağdurun malvarlığından çıkan bir zarar veya teşebbüs boyutuna varan bir eylem olmadığı için faillerin bu aşamada dolandırıcılıktan ceza alması söz konusu olmayacaktır.
Dolandırıcı bana sahte dekont yollamış, cezası artar mı? expand_more
Evet, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken sahte bir banka dekontu veya sahte çek kullanılması halinde failin alacağı ceza artacaktır. Hukuktaki gerçek içtima kuralları gereği, fail bu durumda hem nitelikli dolandırıcılık suçundan hem de resmî belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı yargılanıp cezalandırılır. Böylece fail, tek bir dolandırıcılık olayında birden fazla farklı suçu işlemiş kabul edilerek her biri için bağımsız yaptırımlarla karşı karşıya kalır.
İnternetten dolandırıldım, davayı nerede açmam gerekiyor? expand_more
Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık suçlarında davaya bakmakla görevli merci Ağır Ceza Mahkemeleri olup, özellikle Bilişim İhtisas Ağır Ceza Mahkemeleri bu yargılamaları yürütmektedir. Yetkili mahkeme kural olarak failin haksız menfaati temin ettiği yer mahkemesidir. Ancak yasal düzenlemelerle mağdurlara kolaylık sağlanmış ve yeni bir yetki kuralı getirilerek davanın kendi yerleşim yerinizdeki mahkemede de açılabilmesine olanak tanınmıştır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir