Mahkemenin sizden istediği sağlık raporunu almaktan kaçınmanız durumunda çocuğunuzla aranızdaki kişisel ilişki tamamen kesilebilir. Boşanma davalarında velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulurken en çok dikkat edilen husus çocuğun üstün yararı prensibidir.
Boşanma sonrasında velayet hakkı kendisine verilen eşin çocuğu okula göndermemesi gibi eğitim hakkını engelleyen yeni durumların ortaya çıkması hâlinde velayetin değiştirilmesi mümkündür. Yargı makamları, velayet davalarında çocuğun üstün yararı ilkesini temel alarak hareket eder ve karardan sonra gerçekleşen, çocuğun gelişimini olumsuz etkileyen olayları dikkate almakla yükümlüdür.
Velayet uyuşmazlıklarında yargılama sürecinin belirli bir zaman alması, mahkemelerce çocuğun menfaatini korumaya yönelik etkili adımlar atıldığı ve ebeveyn ile çocuk arasındaki bağın koparılmadığı sürece doğrudan aile hayatına saygı hakkının ihlali olarak kabul edilmemektedir. Kamu makamları, velayet meselelerinde ebeveyn ile çocuğun menfaatleri arasındaki adil dengeyi gözeterek ve ailenin kendine özgü koşullarını inceleyerek karar vermek zorundadır.
Mahkemeler velayet hususunda karar verirken hem konusunda uzman bilirkişilerin hazırlayacağı bilimsel raporlara hem de idrak çağında olan çocuğun kendi beyanlarına başvurarak kapsamlı bir değerlendirme yapmak durumundadır. Çocuğun dinlenebileceği uygun bir yaşa ve olgunluğa eriştiğinin anlaşılması hâlinde, mahkeme tarafından çocuğun velayetle ilgili düşünceleri ve şahsi beyanları mutlaka dikkate alınmak zorundadır.
Boşandıktan sonra velayet hakkı kendisine verilmiş bir anne olarak çocuğunuza kendi soyadınızı vermek amacıyla dava açma hakkınız bulunmaktadır. Yargıtay geçmişteki kararlarında boşanma sonucunda anneye verilen velayetin, çocuğun soyadını değiştirme davası açma yetkisi vermeyeceğini ve bu değişikliğin çocuğun meşru statüsüne zarar verebileceğini belirterek bu tür talepleri reddedebilmekteydi.
Evet, çocuğunuzun babasıyla yatılı olarak görüşmekten korkması ve bu durumun psikolojisini olumsuz etkilemesi hâlinde mahkemeden görüşmenin tamamen kaldırılması yerine yalnızca yatılı kısmının iptal edilerek alternatif görüşme saatleri belirlenmesini talep edebilirsiniz. Hukuk sistemimizde çocuğun bir ebeveyniyle görüşmesinin tamamen ortadan kaldırılması en son çare olarak başvurulan ve ancak çocuğun hayatı ile beden bütünlüğüne yönelik çok ağır risklerin varlığı hâlinde uygulanan istisnai bir yöntemdir.
Türkiye'deki boşanma davasında adınıza verilen geçici velayet kararı, uluslararası sözleşmeler kapsamında çocukların mutat meskenine iade edilmesini tek başına engellememektedir. Yüksek mahkeme içtihatlarına göre, çocukların mutat mesken olarak kabul edilen ülkeden diğer ebeveynin rızası dışında getirilmesi veya alıkonulması durumunda kural olarak ivedi şekilde iade edilmeleri gerekmektedir.
Mahkeme kararıyla butlanına yani iptaline karar verilen bir evlilikten doğan çocukların durumu kanunla özel olarak güvence altına alınmış olup, bu çocuklar tıpkı geçerli bir evlilik içinde doğmuş gibi kabul edilirler. Evlilik iptal edilse dahi çocuğunuz ile babası arasındaki kanuni soybağı ilişkisi geçerliliğini aynen korur ve çocuğun doğumla kazanmış olduğu soyadı değişmez.
Aldatma nedeniyle boşanmada tam kusurlu bulunmanız, çocuğunuzun velayetinin kesin olarak sizden alınarak diğer eşe verileceği anlamına gelmez ve bu durum tek başına bağlayıcı bir kural oluşturmaz. Yargıtay uygulamalarında ve mevcut yasal düzenlemelerimizde, eşine karşı kusurlu davranışlar sergileyen veya sadakat yükümlülüğünü ihlal eden bir kimsenin otomatik olarak çocuğuna karşı da kötü bir ebeveyn olacağı yönünde kesin bir yargı bulunmamaktadır.