Ergin olmayan çocuğun bakım, eğitim ve korunması üzerindeki yasal temsil hakkı olan velayet, ebeveynler arası bir rekabet unsuru değil; mutlak surette 'çocuğun üstün yararı' ilkesine tabi bir kurumdur. Mahkemelerin velayet tayininde pedagog raporlarını ve çocuğun psiko-sosyal gelişimini merkeze aldığı bu süreçte, ebeveynin çocuğa sunacağı güvenli ve istikrarlı ortamın hukuki delillerle ispatı, davanın kalbidir.
Çocuğunuzun fotoğraf ve videolarının sosyal medya platformlarında rızası dışında paylaşılması, hukukumuzda kişilik hakkı ihlali olarak değerlendirilebilecek önemli bir eylemdir. Literatürde paylaşım ebeveynliği olarak da bilinen bu eylemler her ne kadar iyi niyetli bir yaklaşımla yapılmış olsa da çocuğun özel hayatına ve mahremiyetine yönelik bir müdahale niteliği taşıyabilmektedir.
Çocukların dijital ortamlarda paylaştıkları kişisel veriler, genel kurallara kıyasla daha hassas bir denetime ve özel yaş sınırlarına tabi tutulduğundan, yasal olarak geçerli bir rıza kabul edilmeyebilir. Avrupa standartları ve veri koruma ilkeleri gereğince, bilgi toplumu hizmetlerinin doğrudan çocuklara sunulması halinde hukuken geçerli bir onayın ancak çocuğun belli bir yaşın üzerinde olması durumunda var olduğu kabul edilmektedir.
Anlaşmalı boşanma sürecinde taraflar evcil hayvanlarının durumu hakkında ortak bir karar alarak bu hususu boşanma protokolüne dahil edebilirler. Türk hukuk sisteminde evcil hayvanlara yönelik açık bir ortak velayet düzenlemesi bulunmamakla birlikte, eşler sözleşme özgürlüğü çerçevesinde hayvanın bakımını ve mülkiyetini paylaşma konusunda irade gösterebilirler.
Çocuğun rızası hilafına veya menfaatine aykırı şekilde görüntülerinin dijital ortamlarda paylaşılması, hukuken kişilik haklarının ihlali olarak değerlendirilebilecek bir eylemdir. Türk Medeni Kanunu kapsamında velayet hakkının çocuğun zararına kullanılması durumunda aile mahkemesinin müdahalesi talep edilebilmektedir.
Velayet hakkı sahibinin, mahkeme tarafından belirlenmiş olan çocukla kişisel ilişki kurma kararının gereğini kasten yerine getirmemesi veya bu ilişkiyi zedeleyici davranışlarda bulunması, hukuki incelemeye esas oluşturabilecek ciddi bir eylemdir. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler uyarınca, ayrı yaşayan ebeveynin ve çocuğun düzenli olarak görüşme ve kişisel ilişki kurma hakkı bulunmaktadır.
Çocuğunuzun bir platforma üye olurken verdiği rızanın hukuki geçerliliği, çocuğun ayırt etme gücüne ve yasal düzenlemelerin öngördüğü ehliyet kurallarına göre değerlendirilmektedir. Kişisel verilerin işlenmesine ilişkin rıza verme hakkı, hukuken kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kapsamında kabul edildiğinden, temyiz kudretine sahip olan sınırlı ehliyetsiz çocukların bu hakkı yasal temsilcilerinin onayına ihtiyaç duymadan bizzat kullanabilmeleri mümkündür.
Velayeti ortak olan veya velayet sadece kendisinde bulunan bir ebeveynin dahi, çocuğu ticari kazanç ve reklam malzemesi yaparak fotoğraflarını rızaya aykırı şekilde paylaşması, hukuki yollarla durdurulabilecek bir eylemdir. Çocuğun bağımsız bir kişiliği olduğu ve anne babasına ait bir mal olmadığı unutulmamalıdır.
Çocuğun kişisel sağlık verilerinin yurtdışına aktarılması gibi geleceğini derinden etkileyebilecek çok ciddi işlemlerde, ortak velayeti paylaşan ebeveynlerin birlikte mutabık kalarak karar alması esastır ve taraflar arasında beliren uyuşmazlıklarda mahkemenin müdahalesi talep edilebilmektedir. Eski eşinizin sizin onayınız olmadan çocuğun böylesine özel nitelikli verilerini aktarma yönünde verdiği tek taraflı rıza, kendi başına hukuka uygunluk sağlamaya yetmeyeceği için ilgili araştırma merkezine itirazınızı derhal yazılı olarak ileterek işlemin durdurulmasını talep etme hakkınız mevcuttur.
Eşinizin rızanız dışında çocuğunuza ait fotoğrafları sosyal medyada paylaşması, çocuğun kişilik hakkı ihlali olarak değerlendirilebilecek nitelikte bir eylemdir. Hukukumuzda ebeveynlerin çocuk üzerindeki velayet hakkını kullanırken çocuğun üstün yararını gözetmeleri yasal bir zorunluluktur.
Ebeveynlerinizin sosyal medyada sürekli olarak fotoğraflarınızı paylaşması, hukuki açıdan mutlak bir hak olmayıp sizin itiraz edebileceğiniz bir eylemdir. Hukukumuzda ebeveynlerin sahip olduğu velayet, çocukların kişilik hakları üzerinde sınırsız bir hakimiyet alanı sağlamaz ve bu yetkinin sınırını her zaman çocuğun üstün yararı çizer.