Uzaklaştırma Kararı (6284 Sayılı Kanun)
Uzaklaştırma Kararı (6284 Sayılı Kanun) konusunda 26 içerik listelendi.
Mahkemenin sizin hakkınızdaki iddiaların neler olduğunu ve bu iddialara nasıl ulaştığını kararda somut bilgi ve belgelerle açıklamaması yasal değildir ve adil yargılanma hakkının bir ihlalidir. Görevden uzaklaştırma işlemi, kamu hizmetinin düzenli yürütülmesini sağlamak amacıyla uygulanan geçici bir tedbir niteliğindedir.
Mahkemenin itirazınızı somut iddialarınıza rağmen hiçbir değerlendirme yapmadan reddetmesi durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hakkınızı arayabilirsiniz. Kanun kapsamında aleyhinize bir tedbir kararı verildiğinde, bu karara karşı yapacağınız itirazda sunduğunuz esaslı iddiaların ve delillerin itiraz mercii tarafından mutlaka dikkate alınması ve kararda tartışılması gerekmektedir.
Hakkınızda delil sunulmadan verilen uzaklaştırma kararına yaptığınız itirazın mahkeme tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedilmesi, adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiği anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, itiraz merciinin sizin beyanlarınızı ve sunduğunuz delilleri etkili bir şekilde incelemesi ve itirazınızın neden reddedildiğini asgari düzeyde de olsa açıklaması zorunludur.
Eski eşinizin talebi üzerine hakkınızda verilen uzaklaştırma kararlarının, yeni bir şiddet olgusu değerlendirilmeden yalnızca geçmişteki bir olaya dayanılarak sürekli uzatılması hukuka uygun kabul edilmemektedir. Şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişilerin korunması amacıyla önleyici tedbir kararları verilebilmekte olup bu kararlar verilirken hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır.
Uzaklaştırma gibi tedbir kararı uygulamalarına karşı yaptığınız itirazların ve sunduğunuz delillerin mahkemeler tarafından etkili bir şekilde incelenerek karara bağlanması anayasal bir zorunluluktur. İtiraz mercii, şiddet iddialarının gerçek dışı olduğuna veya karşı tarafın şiddet mağduru olmadığına dair ileri sürdüğünüz somut beyanları ve delilleri dikkate alıp bunları neden reddettiğini açıklamak zorundadır.
Mahkemelerin hakkınızda verilen uzaklaştırma kararına yaptığınız itirazları somut ve tatmin edici bir şekilde açıklığa kavuşturmadan reddetmesi gerekçeli karar hakkı ihlali olarak kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, aleyhinize verilen tedbir kararına karşı sunduğunuz şiddet eyleminin gerçek dışı olduğu yönündeki itirazlarınızın yargı mercileri tarafından etkili bir şekilde karşılanması zorunludur.
Hakkınızda eşiniz tarafından aldırılmış bir uzaklaştırma kararı bulunması, mahkeme tarafından belirlenen gün ve saatlerde çocuğunuzla görüşmenize kural olarak engel teşkil etmemektedir. Uzaklaştırma ve koruma tedbirleri genellikle 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağdurunu korumak amacıyla verilse de, bu kararların birçoğunda kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâllerin saklı tutulduğuna dair hükümler özellikle yer almaktadır.
Çocuğunuzu görmek için icra müdürlüğü aracılığıyla işlem yapmanıza rağmen eski eşinizin bilerek evde bulunmaması nedeniyle görüşme gerçekleşmediğinde, eski eşinizi şikayet ettiğiniz takdirde ceza alıp almayacağı davanın somut koşullarına ve mahkemenin değerlendirmesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Siz bu mağduriyetinizi icra memurlarıyla birlikte tutanak altına aldırıp İcra Ceza Mahkemesi nezdinde şikayette bulunsanız dahi, mahkeme hakkınızda devam eden bir koruma veya uzaklaştırma kararı varsa bunu gerekçe göstererek eski eşinizin çocuğu teslim etmeme kastı bulunmadığına kanaat getirip beraat kararı verebilmektedir.
Hakkınızda verilen uzaklaştırma kararının ve bu karara uymamanın doğuracağı sonuçların size usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiş olması durumunda sırf eve gittiğiniz için zorlama hapsi ile cezalandırılamazsınız. Mahkemeler tarafından ailenin korunması amacıyla verilen tedbir kararlarının uygulanabilmesi için, şiddet uyguladığı iddia edilen kişiye bu kararın mutlaka yasal usullere uygun olarak bildirilmesi gerekmektedir.
Kolluk görevlilerinin sizi yalnızca cep telefonunuzdan arayarak hakkınızda alınan kararı bildirmesi, söz konusu kararın ihlali durumunda hapis cezası uygulanabilmesi için yasal olarak tek başına yeterli kabul edilmemektedir. İlgili yasal düzenlemeler uyarınca, müşterek konuttan uzaklaştırma gibi tedbir kararlarının muhatabına bildirilmesi sürecinde sadece kararın varlığından söz edilmesi kesinlikle yetmez.