Mevzuatımızda evcil hayvanlar için doğrudan tanımlanmış özel bir nafaka türü bulunmasa da, yargılamada hakimin evcil hayvanı eşya yerine can olarak değerlendirmesi halinde bakım giderlerine diğer eşin katılmasına karar verilebilmektedir. Anlaşmalı boşanmalarda taraflar kendi aralarında hazırlayacakları sözleşmeye köpeğin bakım masrafları için bir bedel ekleyebilirler.
Yargılama sürecinin gereksiz yere uzaması nedeniyle davanın bir an önce bitirilmesi amacıyla maddi ve manevi tazminat ile nafaka taleplerinden feragat edilmesi, davanın makul sürede sonuçlandırılmadığı gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Bireyin sırf hukuki belirsizlikten kurtulmak ve yeni bir hayat kurabilmek için temel taleplerinden vazgeçmek zorunda bırakılması, aslında makul sürede yargılanma ilkesinin tam olarak işletilemediğini göstermektedir.
Boşanma hükmü yönünden itiraz edilmeyip sadece feri nitelikteki tazminat veya nafaka gibi mali talepler kanun yoluna taşındığında, mahkemenin boşanma kararı için gecikmeksizin kısmi kesinleşme şerhi düzenleyerek durumu nüfus müdürlüğüne bildirmesi gerekmektedir. Yargılama devam ederken tarafların boşanma konusundaki kararı kesinleşmişse, diğer tazminat konularının yıllarca sürmesi tarafların yeniden evlenmesine asla engel olmamalıdır.
Boşanma davasında verilen kararın kesinleştiğine dair şerh düzenlenip nüfusa işlendikten yıllar sonra kararın bozulması ve bu kesinleşme şerhi bilgisinin iptal edilmesi, kişilerin yeni bir aile kurma hakkını ihlal eden ağır bir mağduriyet oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi incelemelerinde, sadece nafaka veya tazminat gibi feri konuların temyiz edildiği ancak boşanma hükmünün aslında temyiz edilmeyerek kesinleştiği durumlarda, mahkemelerin yıllar sonra asıl davada yeniden boşanma hükmü kurması ciddi bir ihmal olarak değerlendirilmektedir.
Eşinizle anlaşmalı boşanma protokolü imzalarken nafaka veya maddi ve manevi tazminat gibi konularda birbirinizden talebiniz olmadığından bahsetmeniz, doğrudan mal rejiminin tasfiyesine yönelik haklarınızdan da feragat ettiğiniz anlamına gelmemektedir. Yargıtay uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesine yönelik haklardan vazgeçildiğinin mahkemece kabul edilebilmesi için, bu feragatin anlaşma protokolünde hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık, net ve malların ismen sayılarak belirtilmesi gereklidir.
Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi kapsamında yabancı idari veya adli boşanma kararınızı nüfus müdürlüğünde idari yoldan tescil ettirmeniz, yalnızca evliliğinizin sona erdiği gerçeğinin Türk resmi makamlarınca kabul edilmesini sağlar. Bu idari tanıma işlemi, mal rejiminin tasfiyesine yönelik alacak, nafaka veya tazminat gibi taleplerinizin otomatik olarak çözümlendiği anlamına gelmez.
Sadece dini törenle yapılan evlilikler kanunen geçerli bir evlilik ilişkisi kurmaz ve mahkemeler önünde evlenmenin yokluğu kapsamında değerlendirilir. Geçerli bir evliliğin kurulabilmesi için evlendirme işlemlerinin kanunun yetkili kıldığı resmi bir memur önünde gerçekleştirilmesi zorunludur.
Nafaka miktarları belirlenirken mahkemeler yalnızca kâğıt üzerindeki resmi maaş bordrolarıyla bağlı kalmamakta, eşin sahip olduğu tüm fiili ekonomik güç ve hayat standardını bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmektedir. Eşinizin sosyal medya üzerinden elde ettiği sponsorluk, reklam veya iştirak gelirleri, mahkemece yapılacak gelir tespiti aşamasında dikkate alınabilecek ekonomik kaynaklar arasındadır.
Devlet tarafından size ödenecek tutar, son on iki aylık prime esas kazançlarınız dikkate alınarak hesaplanacak olan günlük ortalama brüt kazancınızın yüzde altmışı oranında olacaktır. Ancak kanun koyucu bu miktara bir üst sınır getirmiş olup, alacağınız kısa çalışma ödeneği tutarı on altı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık brüt asgari ücretin yüzde yüz ellisini hiçbir koşulda geçemeyecektir.
Boşanma sürecinde maddi zorluk yaşamamanız adına, davanın açıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere mahkemeden sizin adınıza geçici bir finansal destek talep edilmesi mümkündür. Hukukumuzda tedbir nafakası olarak adlandırılan bu ödeme, dava devam ederken geliri olmayan veya ekonomik açıdan dezavantajlı duruma düşen eşin barınma ve geçim gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hükmedilmektedir.