Değer Artış Payı
Değer Artış Payı — 19 SORU & CEVAP listelendi.
Eşinize ait bir malın alınmasına veya borcunun ödenmesine kendi kişisel malınız olan altınlarınızı vererek yaptığınız bu katkı karşılığında, tasfiye sırasında değer artış payı alacağı talep etme hakkınız mevcuttur. Düğünde kadına takılan ziynet eşyaları hukuken kadının kişisel malı sayılmaktadır ve bu mallarla diğer eşin malvarlığına karşılıksız bir katkıda bulunulduğunda yasal bir alacak doğmaktadır.
Eşinizin kişisel malı niteliğindeki şirketine kendi kişisel veya edinilmiş malvarlığınızdan karşılıksız olarak yaptığınız bu finansal destekler, mal rejiminin tasfiyesinde değer artış payı alacağı olarak talep edilebilecek tutarlar arasındadır. Bir eşin diğerine ait bir malın iyileştirilmesine veya borçlarının ödenmesine uygun bir karşılık almadan yaptığı yardımlar mal rejiminin güvencesi altındadır.
Eşinizin ailesi tarafından evlilik sürecinde veya evlilik içerisinde kendisine hediye olarak verilen ev, yasa gereği herhangi bir maddi karşılık verilmeksizin elde edildiği için kural olarak eşinizin salt kişisel malı kabul edilmektedir. Kanunlarımız bağlamında, miras yoluyla ya da karşılıksız kazandırma yani bağış ve hediye yoluyla elde edilen malvarlıkları edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sırasında yarı yarıya paylaşıma tabi tutulmaz.
Sizin evlilik öncesi aldığınız ve birikiminiz olan tarla hukuken kişisel malınız sayılırken, eşinize babasından karşılıksız intikal eden ve miras kalan ev de yine onun şahsi kişisel malı statüsündedir. Bir eşin kendi kişisel malından diğer eşin kişisel mal niteliğindeki varlığına yaptığı parasal veya emeksel katkılar, mal rejiminin genel tasfiye hesabında artık değer havuzuna doğrudan dahil edilmese de değer artış payı davası kapsamında elbette istenebilir.
Katkıda bulunduğunuz malvarlığının yasal mal rejimi kapsamında değer artış payı hesaplanırken kural olarak davanın açıldığı tarihteki değil, mal rejiminin tasfiye anı olarak hukuken kabul edilen tasfiye davası karar tarihine en yakın olan sürüm değeri esas alınarak hesaplama yapılmaktadır. Yani yargılama sürecinin uzaması veya bilirkişi incelemelerinin vakit alması nedeniyle ev fiyatlarında yaşanabilecek enflasyonist dalgalanmalar kural olarak sizi mağdur etmeyecek, mahkeme veya atayacağı uzman bilirkişi tarafından evin güncel piyasa koşullarındaki değeri tespit edilerek sizin katkı oranınız bu yeni değer üzerinden parasal bir karşılığa dönüştürülecektir.
Boşanma kararınızın kesinleşmesinin ardından mal paylaşımı davası açmak için acele etme zorunluluğunuz bulunmamakla birlikte, kanunların öngördüğü belirli bir yasal süre içerisinde bu hakkınızı kullanmanız son derece önemlidir. Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda doğacak olan katılma alacağı, değer artış payı ve diğer taleplerinizin ileri sürülebilmesi, Yargıtay’ın güncel ve yerleşik içtihatlarına göre on yıllık genel zamanaşımı süresi kısıtlamasına tabidir.
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan her türlü alacak davasında süre sınırı uygulamada oldukça hayati bir yer tutmakta olup, Yargıtay'ın güncel ve istikrarlı içtihatlarına göre evliliğin boşanma veya ölüm nedeniyle sona ermesi hallerinde kural olarak on yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Dolayısıyla, boşanma kararınızın mahkemece kesinleştirilmesinin üzerinden henüz altı yıl geçmiş olması sebebiyle, eşinizin arsasına yaptığınız esaslı katkılardan doğan haklarınızı talep edebilmeniz için yasal sürenizin henüz dolmadığı hukuken değerlendirilmektedir.
Eşinizin iş yerinde evlilik yükümlülüğünü aşan bir boyutta ve ücret almadan çalışmanız durumunda emeğinizin karşılığını değer artış payı alacağı olarak rahatlıkla talep edebilirsiniz. Bu tür durumlarda yapılan bedensel katkının bir iş görme sözleşmesi kapsamındaki asli edim niteliğinde olması ve sadece ufak tefek veya ara sıra yapılan yardımlardan ibaret olmaması özellikle gerekmektedir.
Tapusu üçüncü bir kişiye, yani örneğinizdeki gibi kayınpederinize ait olan bir malvarlığına yaptığınız doğrudan katkılar kural olarak aile hukuku kapsamındaki değer artış payı davasına maalesef konu edilemez. Ancak bu yasal kısıtlama harcadığınız parayı tamamen kaybettiğiniz anlamına gelmez, çünkü malik olan üçüncü kişinin malvarlığında sizin katkınızla haklı bir sebep olmaksızın bariz bir artış meydana gelmiştir.