Değer Artış Payı
Değer Artış Payı konusunda 55 içerik listelendi.
Katkıda bulunduğunuz malvarlığının yasal mal rejimi kapsamında değer artış payı hesaplanırken kural olarak davanın açıldığı tarihteki değil, mal rejiminin tasfiye anı olarak hukuken kabul edilen tasfiye davası karar tarihine en yakın olan sürüm değeri esas alınarak hesaplama yapılmaktadır. Yani yargılama sürecinin uzaması veya bilirkişi incelemelerinin vakit alması nedeniyle ev fiyatlarında yaşanabilecek enflasyonist dalgalanmalar kural olarak sizi mağdur etmeyecek, mahkeme veya atayacağı uzman bilirkişi tarafından evin güncel piyasa koşullarındaki değeri tespit edilerek sizin katkı oranınız bu yeni değer üzerinden parasal bir karşılığa dönüştürülecektir.
Boşanma kararınızın kesinleşmesinin ardından mal paylaşımı davası açmak için acele etme zorunluluğunuz bulunmamakla birlikte, kanunların öngördüğü belirli bir yasal süre içerisinde bu hakkınızı kullanmanız son derece önemlidir. Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda doğacak olan katılma alacağı, değer artış payı ve diğer taleplerinizin ileri sürülebilmesi, Yargıtay’ın güncel ve yerleşik içtihatlarına göre on yıllık genel zamanaşımı süresi kısıtlamasına tabidir.
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan her türlü alacak davasında süre sınırı uygulamada oldukça hayati bir yer tutmakta olup, Yargıtay'ın güncel ve istikrarlı içtihatlarına göre evliliğin boşanma veya ölüm nedeniyle sona ermesi hallerinde kural olarak on yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Dolayısıyla, boşanma kararınızın mahkemece kesinleştirilmesinin üzerinden henüz altı yıl geçmiş olması sebebiyle, eşinizin arsasına yaptığınız esaslı katkılardan doğan haklarınızı talep edebilmeniz için yasal sürenizin henüz dolmadığı hukuken değerlendirilmektedir.
Eşinizin iş yerinde evlilik yükümlülüğünü aşan bir boyutta ve ücret almadan çalışmanız durumunda emeğinizin karşılığını değer artış payı alacağı olarak rahatlıkla talep edebilirsiniz. Bu tür durumlarda yapılan bedensel katkının bir iş görme sözleşmesi kapsamındaki asli edim niteliğinde olması ve sadece ufak tefek veya ara sıra yapılan yardımlardan ibaret olmaması özellikle gerekmektedir.
Tapusu üçüncü bir kişiye, yani örneğinizdeki gibi kayınpederinize ait olan bir malvarlığına yaptığınız doğrudan katkılar kural olarak aile hukuku kapsamındaki değer artış payı davasına maalesef konu edilemez. Ancak bu yasal kısıtlama harcadığınız parayı tamamen kaybettiğiniz anlamına gelmez, çünkü malik olan üçüncü kişinin malvarlığında sizin katkınızla haklı bir sebep olmaksızın bariz bir artış meydana gelmiştir.