Çekişmeli Boşanma
Çekişmeli Boşanma — 8 SORU & CEVAP listelendi.
Eşler arasında boşanmanın fer'ileri (nafaka, velayet, maddi/manevi tazminat) veya boşanma iradesi üzerinde uzlaşma sağlanamadığı durumlarda işletilen, ispat yükünün ve usul kurallarının en katı şekilde uygulandığı dava türüdür. Kusur oranlarının tespiti ve iddiaların hukuka uygun delillerle mahkemeye sunulması, davanın seyrini ve tarafların evlilik sonrası yaşam standartlarını belirleyecek en kritik stratejik adımdır.
Boşanma davalarında eşlerin, diğer eşin cinsel işlev bozuklukları veya fizyolojik sorunlarına ilişkin tıbbi testlerden geçirilmesini mahkemeden talep etmesi, kişinin beden mahremiyeti ve bütünlüğüne yönelik ciddi bir ihlal ihtimali yaratmaktadır. Anayasamıza ve ilgili ceza kanunu hükümlerine göre, tıbbi zorunluluklar ve kanunda açıkça yazılı haller dışında hiç kimse kendi açık rızası olmadan bedensel bir muayeneye tabi tutulamaz.
Boşanma davanızın makul olmayan bir şekilde uzun sürmesi nedeniyle yeniden evlenememeniz, anayasal güvence altında olan evlenme hakkınızın ihlali sayılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, devletin boşanma davalarını makul bir sürede sonlandırma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Çekişmeli boşanma davanızın aşırı uzun sürmesi nedeniyle aile kurma hakkınızın engellenmesi durumunda devletten manevi tazminat talep etme hakkınız bulunmaktadır. Yargı sürecinin uzamasında sizin davayı takip etmeme veya süreci uzatma gibi bir kusurunuz yoksa, devletin davaları makul sürede bitirme yükümlülüğünü yerine getirmediği kabul edilir.
Boşanma davasının uzun sürmesi nedeniyle çocuğunuz adına hak ihlali iddiasıyla yapacağınız başvurularda, çocuğun doğrudan ve kişisel olarak güncel bir hakkının ihlal edildiğini somut delillerle ortaya koyamazsanız bu talebiniz mağdur sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilecektir. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, bir kişinin ihlal iddiasıyla başvuruda bulunabilmesi için o eylem veya işlemden doğrudan etkilenmesi ve mağduriyetini kişisel şartları üzerinden kanıtlaması şarttır.
Çekişmeli boşanma davanızın on yılı aşan bir süre boyunca sonuçlandırılamaması ve bu sebeple yeni bir aile kurmanızın engellenmesi hukuka uygun değildir ve devletin anayasal pozitif yükümlülük kurallarını yerine getirmediği anlamına gelir. Anayasa'nın güvence altına aldığı özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı kapsamında, devletin evliliğin gerçekleştirilmesine yönelik hukuki şartları düzenlemek ve uygulamak gibi temel bir sorumluluğu bulunmaktadır.
Boşanma davasının makul olmayan bir şekilde uzun sürmesi, kişilerin yeniden evlenme ve aile kurma hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, hukuk sistemimizde boşanma davası süresince eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü devam ettiğinden, kişilerin hayatlarına bir başkasını dâhil etmeleri veya yeni bir evlilik yapmaları hukuken ve fiilen mümkün olmamaktadır.
Yargılamanın çok uzun sürmesi nedeniyle yaşadığınız mağduriyetler için doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmadan önce, kanunla kurulan Tazminat Komisyonu yolunu tüketmeniz gerekmektedir. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialar için yasal düzenlemelerle yeni bir idari başvuru yolu oluşturulmuş olup, bu tür şikayetlerin öncelikle ilgili komisyon tarafından incelenmesi kanuni bir zorunluluktur.
Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin vefat etmesi halinde evlilik kural olarak ölümle sona ermiş kabul edilir ve sağ kalan eş yasal mirasçı sıfatını korumaya devam eder. Ancak ölen eşin mirasçıları, görülmekte olan boşanma davasına devam ederek sizin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunuzu ispatlama hakkına yasal olarak sahiptirler.