Karar Bülteni

YARGITAY

KARARIN KÜNYESİ

Mahkeme Tarih Karar No Karar Linki
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 25.03.2015 E. 2015/1495, K. 2015/3648 Bulunmuyor

Kamu görevlisinin hakareti kişisel kusur oluşturur. Kişisel kusur görevle hiçbir biçimde ilişkilendirilemez. Hakaret eyleminde husumet doğrudan kamu görevlisine yöneltilir.

Karar, kamu kurumlarında görev yapan kişilerin birbirlerine yönelik gerçekleştirdikleri iddia olunan psikolojik taciz ve hakaret eylemlerinde kime husumet yöneltileceği konusunu ele almaktadır. İlk derece mahkemesinin, eylemin kamu görevi sırasında gerçekleştiği gerekçesiyle davanın idare aleyhine açılması gerektiği yönündeki yaklaşımı Yargıtay tarafından hatalı bulunmuştur. Yüksek Mahkeme, hakaret gibi açık haksız fiillerin kamu göreviyle bağdaştırılamayacağını ve kamu görevlisinin ilgili anayasal zırhtan faydalanamayacağını vurgulayarak doğrudan şahsın kendisine dava açılabileceğine karar vermiştir.

Haksız fiil niteliğindeki eylemler ile idari yetkilerin kullanımının kesin çizgilerle birbirinden ayrılması, kamu çalışanlarının birbirlerine karşı işledikleri hukuka aykırı kişisel eylemlerinin idari uyuşmazlık konusu yapılamayacağını göstermektedir. Bu yönüyle karar, kamu gücünün ve görev sınırlarının şahsi husumet veya aşağılayıcı davranışlar için mazeret olarak kullanılamayacağına dair önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı, üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmakta olup, aynı üniversitede hiyerarşik üstü olan davalının kendisine sürekli hakaret ettiğini, aşağıladığını ve psikolojik taciz uyguladığını ileri sürerek kişilik haklarının ihlali sebebiyle manevi tazminat talep etmektedir. İlk derece mahkemesi, eylemin görev esnasında gerçekleştiği gerekçesiyle davanın idareye karşı ve idari yargıda açılması gerektiğine kanaat getirerek pasif husumet yokluğundan davayı reddetmiş; uyuşmazlık, davalının eylemlerinin idari eylem mi yoksa kişisel kusur mu olduğu ve husumetin doğrudan şahsa yöneltilip yöneltilemeyeceği noktasında toplanmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasına göre, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının kural olarak sadece idare aleyhine açılması gerekmektedir. Ancak bu koruyucu kural mutlak bir nitelik taşımamakta olup, idari yetkilerin kullanılma alanıyla, eş anlatımla, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlarla sınırlıdır. Haksız eylem ve fiili yol teşkil eden durumlarda kamu görevlisinin Anayasa'daki bu güvenceden yararlanma imkanı bulunmamaktadır. Bu tür hallerde eylem, görevden ayrılarak memurun tamamen şahsına ait olan ve doğrudan kendisine husumet yöneltilebilen kişisel bir kusura dönüşmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay incelemesinde, somut olayda hiyerarşik üst konumundaki davalının davacıya hakaret ettiğinin ileri sürüldüğü dikkate alınmıştır. Yüksek Mahkeme, kamu görevlilerinin hakaret etmelerinin açıkça kişisel kusur oluşturduğunun altını çizerek, bu tür bir eylemin hiçbir biçimde ifa edilen görev ile ilişkilendirilemeyeceğini tespit etmiştir. İleri sürülen bu iddialara dayanan davaların Anayasa kapsamında idareye karşı açılması gereken davalar olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalıya husumet yöneltilebileceği benimsenerek ilk derece mahkemesince pasif husumet yokluğu kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, mahkemenin işin esasına girerek sonucuna göre bir karar vermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Mobbing Husumet Manevi_Tazminat Kişisel_Kusur Yargıtay Haksız_Fiil Kamu_Görevlisi Hakaret Psikolojik_Taciz

Yayınlanma: Güncelleme: