Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1659 E. 2013/2801 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1659 E. 2013/2801 K.

Çağdaş iş hukuku, uluslararası sözleşmeler ve Avrupa normları çerçevesinde işçinin huzur içerisinde işini görmesini, emeğinin karşılığını almasını ve çalışma ilişkisinin karşılıklı güvene dayanan tam bir uyum içerisinde olmasını amaçlamaktadır. İşyerinde psikolojik taciz, işçilerin birbirine veya amirleri tarafından işçiye yönelik olarak sistematik şekilde düşmanlık beslenmesi, kasten güçlük çıkarılması ve eziyet edilmesi olarak tanımlanmaktadır.
search
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2013/1659
Karar No 2013/2801
Karar Tarihi 14.03.2013
Karar Sonucu Belirtilmemiş
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Mobbing iddiaları şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanmalıdır.
Gerçek fesih nedeni tazminat hakkını doğrudan etkiler.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından verilen bu kararda, işyerinde psikolojik taciz iddialarının ispat standartları ve işçinin iş sözleşmesini fesih iradesinin ardındaki gerçek nedenler incelenmiştir. Karar, iddia edilen psikolojik taciz eylemlerinin somut ve tutarlı delillerle kanıtlanması gerektiğine işaret etmektedir.

Ayrıca, işçinin işten ayrılma sürecinde başka bir kamu kurumunda işe başlamak amacıyla hareket etmesinin, kıdem tazminatı talebi üzerindeki hukuki etkileri detaylı bir şekilde değerlendirilmiş ve salt genel nitelikli tanık beyanlarının haklı fesih için yeterli olmayacağı vurgulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, davacı işçinin görev tanımına aykırı olarak muhasebe işlerinde görevlendirildiği, ücretinde haksız kesintiler yapıldığı ve yöneticisinin sözlü baskılarına maruz kaldığı iddiasıyla iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fark ikramiye ve fark ücret alacaklarını talep etmesinden kaynaklanmaktadır. İşveren ise ücretteki değişikliğin sehven yapılan bir hatanın düzeltilmesinden ibaret olduğunu, davacıya eksik ödeme yapılmadığını ve işçinin Kamu Personeli Seçme Sınavı ile kamu kurumuna yerleşmesi nedeniyle iş akdini kendi isteğiyle sonlandırdığını savunmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Çağdaş iş hukuku, uluslararası sözleşmeler ve Avrupa normları çerçevesinde işçinin huzur içerisinde işini görmesini, emeğinin karşılığını almasını ve çalışma ilişkisinin karşılıklı güvene dayanan tam bir uyum içerisinde olmasını amaçlamaktadır. İşyerinde psikolojik taciz, işçilerin birbirine veya amirleri tarafından işçiye yönelik olarak sistematik şekilde düşmanlık beslenmesi, kasten güçlük çıkarılması ve eziyet edilmesi olarak tanımlanmaktadır.

Mobbingin varlığının kabul edilebilmesi için kişilik haklarının ve sağlığın ağır saldırıya uğraması, anlatılan olayların kendi içinde tutarlılık teşkil etmesi ve kuvvetli bir emarenin bulunması şarttır. Usul hukukundaki ispat kuralları çerçevesinde olayın meydana geldiğine ilişkin emarelere itibar edilmesi ilk görünüş ispatı kuralının bir sonucudur. Bu noktada olayların tipik akışı ve tecrübe kuralları göz önüne alınarak varılacak sonuçla ispatın gerçekleştiği kabul edilir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davacıya verilen fatura ayıklama işinin, halihazırda görev aldığı birimin işlerinden çok farklılık arz etmediği ve bu durumun tek başına işten yıldırma politikası olarak nitelendirilemeyeceği saptanmıştır.

Davacının uzun çalışma süresi ve iş tecrübesi dikkate alındığında, söz konusu ek görevlerin yapılmasında mesleki yabancılık çekildiği iddiası makul bulunmamıştır.

Davacı tanıklarının ifadelerinin genel iddiaları doğrulayan soyut beyanlardan ibaret olduğu ve davalı işverenin somut bir mobbing eyleminden bahsetmedikleri belirlenmiştir.

Davacının, iş sözleşmesini feshettikten yalnızca altı gün sonra Milli Eğitim Bakanlığında memur olarak göreve başladığı tespit edilmiştir. İşe giriş sürecindeki idari prosedürler ve sınavlar dikkate alındığında, işçinin ayrılmadan önce memuriyete hazırlık yaptığı anlaşılmıştır.

Tüm somut olgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının mobbinge maruz kaldığını hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ispat edemediği ve sözleşmeyi aslında memur olarak çalışmaya başlamak amacıyla feshettiği sonucuna varılarak kıdem tazminatı talebi Yargıtay tarafından reddedilmiştir.

İşhukuku kıdemtazminatı mobbing ispatyükü haklıfesih yargıtaykararı

Patronum bana mobbing yapıyor, bunu mahkemede nasıl ispatlarım? expand_more
Yargıtay kararlarına göre, mobbing (psikolojik taciz) iddialarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerekir. İşyerinde maruz kaldığınız eylemlerin kişilik haklarınıza ve sağlığınıza ağır bir saldırı niteliğinde olması, olayların kendi içinde tutarlılık göstermesi ve kuvvetli emarelerle desteklenmesi şarttır. Soyut ve genel geçer tanık ifadeleri mobbingi ispatlamak için yeterli görülmemektedir.
Görevim olmayan işler veriliyor, haklı fesih yapıp tazminat alabilir miyim? expand_more
Sadece görev tanımınız dışındaki bazı işlerin verilmesi tek başına mobbing veya haklı fesih nedeni sayılmayabilir. Yargıtay, verilen ek görevlerin (örneğin fatura ayıklama gibi) mevcut işinize çok yabancı olmaması ve tecrübenize uygun olması durumunda, bu durumu doğrudan bir "işten yıldırma politikası" olarak kabul etmemektedir.
Memur oldum diye işten çıksam ama mobbing desem kıdem tazminatı alır mıyım? expand_more
Hayır, alamazsınız. Yargıtay, iş sözleşmesini sonlandırırken sahip olduğunuz gerçek fesih iradesini araştırır. Eğer işten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra (örneğin 6 gün sonra) bir kamu kurumunda memur olarak göreve başlarsanız, mahkeme işten ayrılma sebebinizin mobbing değil, memuriyete geçiş olduğuna kanaat getirir. Gerçek fesih nedeninizin farklı bir kamu kurumuna geçmek olduğu anlaşıldığında, kıdem tazminatı hakkınızı kaybedersiniz.
İş arkadaşlarım bana baskı yapıldığını söylerse davayı kazanır mıyım? expand_more
Sadece genel nitelikli iddiaları doğrulayan soyut tanık beyanları davayı kazanmanız için yeterli değildir. Yargıtay içtihatlarına göre, dinletilen tanıkların işverenin somut ve belirli mobbing eylemlerine bizzat şahit olduklarını detaylarıyla ifade etmeleri gerekir. Aksi takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılmaz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir