Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2015/27812 E. 2018/21106 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Mahkeme | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
|---|---|
| Esas No | 2015/27812 |
| Karar No | 2018/21106 |
| Tarih | 21.11.2018 |
| Karar Linki | Belirtilmemiş |
İmzasız bordrolarla fazla mesai ödemesi kanıtlanamaz. Çelişkili ve boşluklu ibranameler hukuken geçersizdir.
Bu karar, iş hukuku bağlamında ibra sözleşmelerinin geçerlilik şartlarını ve fazla çalışma ücretinin ispatı konusundaki temel ilkeleri ele almaktadır. Özellikle Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önceki ve sonraki ibra sözleşmelerine uygulanacak kurallar ayrıntılı bir biçimde açıklanmıştır.
Yargıtay, işveren tarafından sunulan imzasız ücret bordrolarının tek başına ödeme kanıtı sayılamayacağını ve şablon halinde matbu düzenlenen ibranamelerin işçinin haklarını ortadan kaldırmayacağını vurgulayarak, yerel mahkeme kararını işçi lehine bozmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Davacı işçi, güvenlik görevlisi olarak çalıştığı işyerinde uygulanan psikolojik baskılar (mobbing) nedeniyle istifa etmek zorunda kaldığını, haftanın 7 günü günde 4 saat fazla mesai yapmasına ve gece çalışmalarına katılmasına rağmen mesai ücretleri ile diğer yasal haklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve prim alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı işveren ise işçinin kendi isteğiyle istifa ettiğini, mobbing iddiasının asılsız olduğunu, hak edilen tüm izin ve mesai ücretlerinin bordroya yansıtılarak ödendiğini savunmuştur. Yerel mahkemenin davayı tamamen reddetmesi üzerine uyuşmazlık temyiz incelemesine taşınmıştır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesine göre; işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, sözleşmenin sona ermesinden itibaren en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, alacak türü ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin noksansız şekilde banka aracılığıyla yapılması zorunludur.
İş ilişkisi devam ederken alınan ibra sözleşmeleri, işçinin işverene bağımlı durumu göz önünde bulundurularak kökleşmiş içtihatlar doğrultusunda geçersiz kabul edilmektedir. Tarih içermeyen, savunma ve işyeri kayıtları ile çelişen veya boşluklar barındıran matbu nitelikteki ibranamelere hukuki bir değer atfedilemez.
Fazla çalışma tahakkuku bulunan ücret bordroları işçi tarafından imzalanmışsa, o ayki çalışma hesaplamadan dışlanır. Ancak bordrolar imzasız ise, işçinin fazla mesai alacağı tanık beyanları ve diğer yasal delillerle hesaplanmalı, hesaba yattığı ispatlanan mesai ücretleri bu tutardan mahsup edilmelidir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan ibranamenin matbu şekilde düzenlendiği, boşluklar içerdiği ve işverenin savunmaları ile çeliştiği tespit edilmiştir. Yargıtay, bu nitelikteki bir ibranameye değer verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, davacının yıllık ücretli izin ve diğer alacaklarının bu ibranameye dayanılarak reddedilemeyeceğini hükme bağlamıştır.
Davacının fazla mesai alacağı bakımından yerel mahkeme, bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunduğu ve tutarların banka hesabına yattığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Ancak dosyadaki incelemelerde, söz konusu ücret bordrolarının imzasız olduğu ve bazı bordrolarda hiçbir fazla mesai tahakkukunun yer almadığı görülmüştür. Yargıtay, imzasız ücret bordrolarına itibar edilerek fazla mesai ücreti talebinin reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuş, mesai alacaklarının mevcut delil ve beyanlara göre yeniden hesaplanması gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuştur.