Karar Bülteni
YARGITAY 7. HD 2013/23641 E. 2013/17186 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Mahkeme | Yargıtay 7. Hukuk Dairesi |
|---|---|
| Esas No | 2013/23641 |
| Karar No | 2013/17186 |
| Tarih | 23.10.2013 |
| Karar Linki | Belirtilmemiş |
Hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilemez. Ön inceleme duruşması yapılması zorunludur.
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, kendisine mobbing uygulandığını ve savunmalarının dikkate alınmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve ilgili tazminatların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket ise yetkisizlik itirazında bulunarak iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, davacının devamsızlık yaptığını ve feshin haklı nedene dayandığını savunmuştur.
Yerel mahkeme, taraflara duruşma davetiyesi çıkarmadan ve duruşmalı ön inceleme yapmadan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddesine dayanarak evrak üzerinden davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise bu uygulamayı tarafların hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olarak değerlendirmiş, usul kurallarına uyulmadan karar verilmesi sebebiyle yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı ve geçerli nedene dayanıp dayanmadığı, davacıya mobbing uygulanıp uygulanmadığı ve bu çerçevede işe iade koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Ancak Yargıtay incelemesine konu olan ve bozma sebebini oluşturan asıl usuli uyuşmazlık; ilk derece mahkemesinin tarafları duruşmaya davet etmeksizin, delilleri toplamadan ve ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden esasa ilişkin karar vermesinin hukuka uygun olup olmadığıdır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru, kişilerin hukuki dinlenilme hakkıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde güvence altına alınan bu hak; davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını, açıklama yapma ve ispat hakkını kullanabilmesini, mahkemenin de bu açıklamaları dikkate alarak kararını gerekçelendirmesini zorunlu kılar.
İş mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünde dilekçelerin verilmesinden sonra "ön inceleme" aşamasının yapılması kanuni bir zorunluluktur. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137, 138, 139, 140 ve 320. maddeleri uyarınca, uyuşmazlık konularının tam olarak belirlenmesi, tarafların sulhe teşvik edilmesi ve tahkikata geçilebilmesi için taraflara usulüne uygun duruşma davetiyesi gönderilerek ön inceleme duruşmasının bizzat yapılması gerekmektedir. Hukuki dinlenilme hakkı gereği, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak dosya üzerinden nihai karar verilmesi mümkün değildir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
İlk derece mahkemesi, ön inceleme tensip tutanağı hazırlamasına rağmen taraflara duruşma davetiyesi göndermemiş ve duruşmalı ön inceleme yapmadan evrak üzerinden doğrudan feshin geçerli nedene dayandığı sonucuna vararak davayı reddetmiştir.
Yargıtay incelemesinde, tarafların hak arama özgürlüğü çerçevesinde iddia, savunma ve bilgilenme haklarının kısıtlandığı tespit edilmiştir. Taraflara tebliğ edilen tensip zaptı ile duruşma yapılacağı izlenimi yaratılmasına rağmen, fiilen hiçbir duruşma açılmaması, delillerin toplanmaması ve tanıkların dinlenmemesi büyük bir usul hatası olarak değerlendirilmiştir. İki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan, iddialara karşı beyanda bulunma ve ispat hakkı kullandırılmadan hüküm kurulması adil yargılanma ilkesine aykırı bulunduğundan, Yargıtay kararın usulden bozulmasına oybirliğiyle hükmetmiştir.
İşe-iade mobbing-iddiası hukuki-dinlenilme-hakkı adil-yargılanma-hakkı ön-inceleme-duruşması basit-yargılama-usulü usul-hukuku