Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/23641 E. 2013/17186 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/23641 E. 2013/17186 K.

Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru, kişilerin hukuki dinlenilme hakkıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde güvence altına alınan bu hak; davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını, açıklama yapma ve ispat hakkını kullanabilmesini, mahkemenin de bu açıklamaları dikkate alarak kararını gerekçelendirmesini zorunlu kılar.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2013/23641
Karar No 2013/17186
Karar Tarihi 23.10.2013
Karar Sonucu Belirtilmemiş
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilemez.
Ön inceleme duruşması yapılması zorunludur.

Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, kendisine mobbing uygulandığını ve savunmalarının dikkate alınmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve ilgili tazminatların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket ise yetkisizlik itirazında bulunarak iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, davacının devamsızlık yaptığını ve feshin haklı nedene dayandığını savunmuştur.

Yerel mahkeme, taraflara duruşma davetiyesi çıkarmadan ve duruşmalı ön inceleme yapmadan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddesine dayanarak evrak üzerinden davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise bu uygulamayı tarafların hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olarak değerlendirmiş, usul kurallarına uyulmadan karar verilmesi sebebiyle yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı ve geçerli nedene dayanıp dayanmadığı, davacıya mobbing uygulanıp uygulanmadığı ve bu çerçevede işe iade koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Ancak Yargıtay incelemesine konu olan ve bozma sebebini oluşturan asıl usuli uyuşmazlık; ilk derece mahkemesinin tarafları duruşmaya davet etmeksizin, delilleri toplamadan ve ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden esasa ilişkin karar vermesinin hukuka uygun olup olmadığıdır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru, kişilerin hukuki dinlenilme hakkıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde güvence altına alınan bu hak; davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını, açıklama yapma ve ispat hakkını kullanabilmesini, mahkemenin de bu açıklamaları dikkate alarak kararını gerekçelendirmesini zorunlu kılar.

İş mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünde dilekçelerin verilmesinden sonra "ön inceleme" aşamasının yapılması kanuni bir zorunluluktur. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137, 138, 139, 140 ve 320. maddeleri uyarınca, uyuşmazlık konularının tam olarak belirlenmesi, tarafların sulhe teşvik edilmesi ve tahkikata geçilebilmesi için taraflara usulüne uygun duruşma davetiyesi gönderilerek ön inceleme duruşmasının bizzat yapılması gerekmektedir. Hukuki dinlenilme hakkı gereği, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak dosya üzerinden nihai karar verilmesi mümkün değildir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

İlk derece mahkemesi, ön inceleme tensip tutanağı hazırlamasına rağmen taraflara duruşma davetiyesi göndermemiş ve duruşmalı ön inceleme yapmadan evrak üzerinden doğrudan feshin geçerli nedene dayandığı sonucuna vararak davayı reddetmiştir.

Yargıtay incelemesinde, tarafların hak arama özgürlüğü çerçevesinde iddia, savunma ve bilgilenme haklarının kısıtlandığı tespit edilmiştir. Taraflara tebliğ edilen tensip zaptı ile duruşma yapılacağı izlenimi yaratılmasına rağmen, fiilen hiçbir duruşma açılmaması, delillerin toplanmaması ve tanıkların dinlenmemesi büyük bir usul hatası olarak değerlendirilmiştir. İki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan, iddialara karşı beyanda bulunma ve ispat hakkı kullandırılmadan hüküm kurulması adil yargılanma ilkesine aykırı bulunduğundan, Yargıtay kararın usulden bozulmasına oybirliğiyle hükmetmiştir.

İşe-iade mobbing-iddiası hukuki-dinlenilme-hakkı adil-yargılanma-hakkı ön-inceleme-duruşması basit-yargılama-usulü usul-hukuku

Mahkeme duruşma yapmadan evrak üzerinden davamı reddedebilir mi? expand_more
Hayır, mahkemelerin tarafları duruşmaya çağırmadan ve bizzat ön inceleme duruşması yapmadan sadece dosya üzerinden inceleme yaparak davanın reddine karar vermesi hukuka aykırıdır. İş mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünde dilekçeler aşamasından sonra ön inceleme duruşmasının yapılması kanuni bir zorunluluktur. Mahkemenin, uyuşmazlık konularını belirleyebilmesi ve tahkikata geçebilmesi için mutlaka taraflara usulüne uygun bir duruşma davetiyesi göndermesi gerekmektedir. Yargıtay, taraflara duruşma açılmadan esasa ilişkin karar verilmesini adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olarak değerlendirip bu tür kararları usulden bozmaktadır.
Mahkeme şahitlerimi dinlemeden ve delillerimi toplamadan karar verebilir mi? expand_more
Kesinlikle veremez, bu durum usul hukukumuz açısından büyük bir hata teşkil eder. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca güvence altına alınan hukuki dinlenilme hakkı gereği, davanın taraflarına iddialarını kanıtlama ve ispat haklarını kullanma imkanı sunulmalıdır. İş sözleşmesinin haksız feshi veya mobbing iddiası gibi konuları içeren bir davada mahkemenin delilleri toplamaması ve tanıkları dinlemeden doğrudan hüküm kurması, kişilerin hak arama özgürlüğünü kısıtlamaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre, her iki tarafa da iddialara karşı beyanda bulunma ve eşit ispat hakkı kullandırılmadan kurulan hükümler adil yargılanma ilkesine aykırıdır.
İşe iade ve mobbing davamda mahkeme beni dinlemek zorunda mı? expand_more
Evet, mahkeme yargılama süreci boyunca sizi mutlaka dinlemek ve iddialarınızı dikkate almak zorundadır. Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ile koruma altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsuru, kişilerin hukuki dinlenilme hakkıdır. Bu hak, davanın taraflarının kendilerini ifade edebilmesini ve mahkemenin de bu açıklamaları dikkate alarak vereceği kararı gerekçelendirmesini mecburi kılar. Mahkeme bir tensip zaptı hazırlayarak duruşma yapılacağı izlenimi verse dahi, fiilen bir duruşma açılmadan ve taraf beyanları alınmadan hakkınızda karar verilmesi mümkün değildir.
Mahkemeden hiç kağıt gelmeden davamın sonuçlanması normal mi? expand_more
Hayır, bu durum hukuken kesinlikle kabul edilemez. Kişinin kendisinden habersiz bir şekilde yargılama yapılması ve mahkemenin nihai karara varması, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının doğrudan ihlalidir. Uyuşmazlığın tam olarak tespiti ve tarafların sulhe teşvik edilebilmesi için mahkemenin size usulüne uygun bir duruşma davetiyesi göndermesi emredici bir kuraldır. Tarafların bilgilenme hakkı kısıtlanarak verilen bu tür mahkeme kararları, Yargıtay incelemesinde oybirliğiyle bozulmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir