Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi İbrahim Göğenur Kararı 2021/28432 B.

Anayasa Mahkemesi İbrahim Göğenur Kararı 2021/28432 B.

Bu karar, vatandaşların hak arama hürriyeti kapsamında alacaklarını tahsil etmek amacıyla yargı yoluna başvurduktan sonra, devam eden yargılama sürecinde yasama organı tarafından yapılan kanuni düzenlemelerle alacağın tahsil imkânının ortadan kaldırılmasının anayasal haklara yönelik hukuki sonuçlarını oldukça net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, bireylerin hukuki yolları işletme imkânından sonradan çıkarılan yasalarla mahrum bırakılmasını, mülkiyet hakkı ile doğrudan bağlantılı olan etkili başvuru hakkının ağır bir ihlali olarak nitelendirmiş ve mülkiyet güvencesinin altını kuvvetle çizmiştir. Hukuk devletinde kanunların, devam eden yargısal süreçleri zedeleyerek bireylerin hak arama özgürlüğünü ve mülkiyet güvencesini boşa çıkaracak şekilde uygulanamayacağı bir kez daha teyit edilmiştir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2021/28432
Karar Tarihi 11.12.2024
Taraf İbrahim Göğenur
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Yargılama sürerken yasa değişikliğiyle hakkın engellenmesi ihlaldir.
  • gavel Mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkı güvencededir.
  • gavel Kanuni düzenleme yargıdaki hak arama yollarını kapatamaz.
  • gavel İhlalin sonuçlarının giderimi için yeniden yargılama zorunludur.

Bu karar, vatandaşların hak arama hürriyeti kapsamında alacaklarını tahsil etmek amacıyla yargı yoluna başvurduktan sonra, devam eden yargılama sürecinde yasama organı tarafından yapılan kanuni düzenlemelerle alacağın tahsil imkânının ortadan kaldırılmasının anayasal haklara yönelik hukuki sonuçlarını oldukça net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, bireylerin hukuki yolları işletme imkânından sonradan çıkarılan yasalarla mahrum bırakılmasını, mülkiyet hakkı ile doğrudan bağlantılı olan etkili başvuru hakkının ağır bir ihlali olarak nitelendirmiş ve mülkiyet güvencesinin altını kuvvetle çizmiştir. Hukuk devletinde kanunların, devam eden yargısal süreçleri zedeleyerek bireylerin hak arama özgürlüğünü ve mülkiyet güvencesini boşa çıkaracak şekilde uygulanamayacağı bir kez daha teyit edilmiştir.

Benzer davalar açısından bu kararın son derece güçlü bir emsal etkisi bulunmaktadır. Zira karar, yüksek mahkemenin istikrarlı bir biçimde oluşturduğu içtihadını takip ederek, kanuni düzenlemelerin yargılamaya müdahale teşkil edecek ve alacaklının hakkına kavuşmasını fiilen imkânsız kılacak şekilde derdest davalara etki etmesinin önüne kati bir şekilde geçmektedir. Uygulamada, sırf yasa değişikliği sebebiyle alacağını tahsil edemeyen mağdurlar için yeniden yargılama yolunun açılması, yargı organlarına düşen anayasal bir görev olarak belirlenmiştir. Mahkemeler, bu tür uyuşmazlıklarda şeklî kanuniliğin ötesine geçerek Anayasa'nın öngördüğü mülkiyet ve etkili başvuru hakkı güvencelerini her koşulda gözetmekle yükümlü kılınmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu İbrahim Göğenur, geçmişte bir şirkete yatırdığı parasının kendisine geri ödenmemesi ve alacağının iadesinin sağlanmaması üzerine uyuşmazlığı yargı mercilerine taşıyarak yasal hakkını aramak istemiştir. Söz konusu alacağın iadesi talebiyle açılan dava devam ederken, yasama organı tarafından uyuşmazlığın konusunu doğrudan etkileyen yeni bir kanuni düzenleme hayata geçirilmiştir.

Yürürlüğe giren bu yasal düzenleme sonucunda, başvurucunun muhatap şirketten olan alacağını hukuken tahsil etme imkânı fiilen ortadan kaldırılmıştır. Başvurucu, parasını kurtarmak ve hakkına kavuşmak için yasal yollara başvurup mahkeme kapısına gitmesine rağmen, yargılama sırasında aleyhine işleyen bu beklenmedik yasa değişikliği yüzünden hakkını elde edemediğini, hak arama yolunun kendisine kapatıldığını ve ekonomik olarak mağdur edildiğini ileri sürmüştür. Temel uyuşmazlık, yasa değişikliği bahane edilerek vatandaşın yasal yollarla parasını geri alma talebinin sonuçsuz bırakılması ve bu durumun anayasal hakları zedeleyip zedelemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Başvurucu, adaletsizliğin giderilmesi için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, kamuoyunda sıkça rastlanan bu türden uyuşmazlıkları çözerken doğrudan doğruya temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin genel anayasal ilkelere dayanmaktadır. Kararın hukuki zemininde ağırlıklı olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 40 hükmünde çerçevesi çizilen etkili başvuru hakkı temel alınmıştır.

Mülkiyet hakkı, kişilerin malvarlığı değerleri üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunabilmelerini, bu haklardan barışçıl bir biçimde yararlanmalarını ve bu değerlerin kamu gücü tarafından haksız, ölçüsüz veya keyfî bir biçimde sınırlandırılmamasını temin eden en temel insan haklarından biridir. Bir alacağın hukuki yollarla tahsil edilmesi amacıyla yetkili mahkemelere başvurulması da hiç şüphesiz mülkiyet hakkının olağan ve barışçıl kullanımı kapsamındadır. Öte yandan, anayasal hakları ihlal edilen kişilerin yetkili makamlara gecikmeden ve etkin bir biçimde başvurma imkânının sağlanması da etkili başvuru hakkının temelidir. Hukuk düzeninin, kişilere haklarını arayabilecekleri pratik ve sonuç alıcı yollar sunması zorunludur.

Mahkeme, bu iki temel kuralı birlikte yorumlayarak yerleşik içtihat prensiplerini somut olaya uygulamıştır. Bireyler, alacaklarının tahsili için hukukun öngördüğü yollara usulüne uygun şekilde başvurduklarında, bu yargılama süreci devam ederken yapılan kanuni bir düzenleme ile hukuki mekanizmaların işlevsiz bırakılması mülkiyet hakkına yönelik ağır bir müdahale oluşturur. Kişilerin yargı yoluna başvurma hakkı salt kâğıt üzerinde bir vaat olarak kalmamalı, mahkemeler uyuşmazlığı esastan çözerek mağduriyeti fiilen giderecek güce sahip olmalıdır. Yasa koyucu, çıkardığı kanunlarla mahkemelerin hak ihlallerini giderme yetkisini hukuken elinden alamaz. Bu tür durumlarda, kanuni düzenlemeler nedeniyle hakkına kavuşamayan birey açısından mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının da ihlal edildiği kabul edilmektedir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için ise 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 50 çerçevesinde yargılamanın yenilenmesi yasal bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, İbrahim Göğenur'un gerçekleştirdiği bireysel başvurusunda somut olayın özelliklerini derinlemesine inceleyerek, yüksek mahkemenin daha önce benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda oluşturduğu istikrarlı içtihatları öncelikle dikkate almıştır. Mahkeme, olay ve olguları somut başvuru ile birebir benzer nitelikte olan Turgay Kılıç kararına açıkça atıf yaparak, somut olayda uygulanacak anayasal ilkelerin halihazırda emsal kararlarla belirlenmiş olduğunu önemle vurgulamıştır.

İncelenen vakada, başvurucunun alacağını tahsil etmek amacıyla hukukun öngördüğü uygun ve geçerli hukuki yollara usulünce başvurduğu tespit edilmiştir. Ancak bu yargılama süreci mahkemeler nezdinde olağan akışında devam ederken yürürlüğe giren yeni bir kanuni düzenleme, başvurucunun hakkını aramasını ve neticesinde alacağına kavuşmasını fiilen olanaksız hâle getirmiştir. Anayasa Mahkemesi, söz konusu kanun değişikliğinin bireyin başlattığı yargısal süreci tamamen anlamsız kıldığını ve başvurucuyu hukuki mekanizmaları etkin bir biçimde işletme imkânından bütünüyle mahrum bıraktığını saptamıştır.

Bireylerin mülkiyet haklarını korumak için yargı mercileri önünde dava açma hakkını özgürce kullanabilmesi ve bu davadan adil, uygulanabilir bir sonuç alabilmesi, demokratik hukuk devletinin en temel gereklerindendir. Sonradan çıkarılan yasalar vasıtasıyla mahkemelerin bu davalarda karar verme yetkisinin veya verilen kararların icra kabiliyetinin ortadan kaldırılması, Anayasa'nın sunduğu güvenceleri tamamen işlevsiz bırakır. Mahkeme, somut dosyada daha önce açıklanan ve yerleşik hâle gelen ilkelerden ayrılmayı gerektiren, olaya özgü farklı veya istisnai hiçbir durum bulunmadığını teyit etmiştir.

Bu tespitler ışığında, başvurucunun mülkiyet hakkının özüne doğrudan doğruya dokunulduğu ve mahkemeye erişimi de içeren etkili başvuru hakkının hukuka aykırı biçimde kısıtlandığı açıkça ortaya konmuştur. Meydana gelen bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve başvurucunun mağduriyetinin hukuken giderilmesi adına, dava dosyasının ilk derece mahkemesinden temin edilerek yargılamanın yenilenmesi işlemlerinin başlatılması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucunun talep ettiği maddi ve manevi tazminat talepleri ise yeniden yargılama yapılmasının somut olayda yeterli ve tam giderim sağlayacağı anlaşıldığından mahkeme heyeti tarafından reddedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Paramı almak için dava açtım ama yeni kanun çıkıp davayı engelledi, bu yasal mı? expand_more
Hayır, Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre devam eden bir yargılamanın sonradan çıkarılan yasalarla engellenmesi hukuka uygun değildir. Siz alacağınızı tahsil etmek amacıyla hukukun öngördüğü geçerli yollara usulünce başvurduktan sonra, yasa koyucunun çıkardığı yeni bir kanunla hakkınıza kavuşmanızın fiilen olanaksız hâle getirilmesi, mülkiyet güvencesine ve hak arama hürriyetine ağır bir müdahale teşkil etmektedir. Yüksek Mahkeme, bireylerin başlattığı yargısal süreci anlamsız kılan ve hukuki mekanizmaları etkin biçimde işletme imkânını bütünüyle ortadan kaldıran bu tür müdahalelerin anayasal hakları zedelediğine hükmetmektedir.
Dava devam ederken kanun değiştiği için paramı alamıyorum, hakkım ne olacak? expand_more
Devam eden bir davada sonradan yürürlüğe giren yasal düzenlemeler nedeniyle alacağınızı tahsil edememeniz, Anayasa'nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkınızın ve hak arama özgürlüğünüzün açık bir ihlalidir. Bireylerin malvarlığı değerlerini mahkemeler aracılığıyla talep edebilmesi, mülkiyet hakkının olağan ve barışçıl kullanımı kapsamındadır. Yasal yollara başvurduğunuz hâlde, yasa değişikliği gerekçe gösterilerek yargı organlarının mağduriyetinizi giderme gücünün elinden alınması, mülkiyet hakkınızla doğrudan bağlantılı olan etkili başvuru hakkınızın (Anayasa m. 40) kısıtlanması anlamına gelmektedir.
Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verirse tazminat mı alırım, dava yeniden mi görülür? expand_more
Anayasa Mahkemesi bu tür uyuşmazlıklarda, mülkiyet ve etkili başvuru haklarının ihlali nedeniyle oluşan mağduriyetin hukuken giderilmesi için temel çözüm olarak yeniden yargılamaya hükmetmektedir. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılması amacıyla dava dosyanızın ilk derece mahkemesinden temin edilerek yeniden yargılama işlemlerinin başlatılması yasal bir zorunluluktur. Yüksek Mahkeme, ihlalin niteliği gereği yeniden yargılama yapılmasının somut olayda adaletin tesisi için yeterli ve tam bir giderim sağlayacağını kabul ettiğinden, ayrıca talep edilen maddi veya manevi tazminat taleplerini reddetmektedir.
Devletin yeni bir yasayla mahkemede hak arama yolumu kapatması anayasaya uygun mu? expand_more
Kesinlikle uygun değildir. Demokratik hukuk devletinin en temel gereklerinden biri, bireylerin mülkiyet haklarını korumak için yargı mercileri önünde özgürce dava açabilmesi ve bu davalardan uygulanabilir, adil bir sonuç alabilmesidir. Yasama organının sonradan çıkardığı kanunlar vasıtasıyla mahkemelerin uyuşmazlığı esastan çözme yetkisini veya kararların icra kabiliyetini ortadan kaldırması, Anayasa'nın vatandaşa sunduğu güvenceleri tamamen işlevsiz bırakır. Bu sebeple mahkemelerin, bu tür yasal düzenlemelerde şeklî kanuniliğin ötesine geçerek mülkiyet ve mahkemeye erişim haklarını her koşulda koruması gerekmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir