Anasayfa Karar Bülteni AYM | 2021/27610 BN.

Karar Bülteni

AYM 2021/27610 BN.

Anayasa Mahkemesi | Bedrettin Abdullah Yalçınkaya ve Diğerleri | 2021/27610 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/27610
Karar Tarihi 22.01.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Yargılama sırasındaki kanun değişikliği hakkı ortadan kaldıramaz.
  • Alacağın tahsili imkânı etkili mekanizmalarla korunmalıdır.
  • Devlet, mülkiyet hakkını ihlal eden yasalardan kaçınmalıdır.
  • Etkili başvuru hakkı mülkiyetin korunması için zorunludur.

Bu karar, bir şirkete yatırılan paranın iadesi amacıyla açılan dava derdest iken, yürürlüğe giren yeni bir kanuni düzenleme neticesinde bireylerin alacaklarını tahsil etme imkânından mahrum bırakılmasının hukuki sonuçlarını oldukça net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kişilerin yasal yolları nizami bir şekilde işletmesine rağmen sonradan yapılan yasal değişikliklerle bu yolların fiilen işlevsiz kılınmasını, Anayasal bir güvence olan mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir.

Karar, benzer durumdaki uyuşmazlıklarda yasama tasarruflarının devam eden yargılamalara ve bireylerin mülkiyet hakkına olan doğrudan etkisine dair önemli bir emsal oluşturmaktadır. Özellikle belirli dönemlerde şirketlere yatırılan paraların iadesi için açılan davalarda, devletin yasal düzenlemeler yoluyla bireylerin hak arama özgürlüğünü kısıtlamaması gerektiği kuvvetle vurgulanmıştır. Bu yönüyle güncel içtihat, idare ve yasama organlarının, bireylerin mahkemeye erişim ve alacaklarını tahsil etme haklarını fiilen ortadan kaldıracak, geriye dönük sonuç doğuracak veya devam eden davaları etkisizleştirecek düzenlemelerden kaçınmaları gerektiğini açıkça ilan etmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucuların murisi olan Hayriye Emel Yalçınkaya, geçmişte bir şirkete yatırdığı paranın iadesi amacıyla şirket aleyhine alacak davası açmıştır. Yargılama süreci devam ederken, bu tür alacak uyuşmazlıklarını doğrudan etkileyen yeni bir kanuni düzenleme yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yasal değişiklik neticesinde, başvurucunun alacağını tahsil etmek için başvurduğu hukuki mekanizmalar mahkemelerce işletilemez hâle gelmiş ve paranın tahsili imkânı hukuken ortadan kalkmıştır.

Dava süreci devam ederken asıl başvurucunun vefat etmesi üzerine, yasal mirasçıları olan Bedrettin Abdullah Yalçınkaya, İsmail Yalçınkaya ve Sümeyye Elif Karakaşoğlu yargılamaya ve bireysel başvuruya devam ettiklerini bildirmişlerdir. Temel uyuşmazlık, uygun hukuki yollara başvurulmasına rağmen dava sırasında çıkarılan bir yasa nedeniyle kişilerin haklarına kavuşamamalarının, mülkiyet hakkını ve bu hakka bağlı olarak mahkemeler nezdindeki etkili başvuru hakkını ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, önüne gelen uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkı çerçevesinde kapsamlı bir inceleme yapmıştır.

Mülkiyet hakkı, kişilere eşya üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunma yetkisi veren ve aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyan, meşru beklenti doğuran alacak haklarını da koruma altına alan temel bir insan hakkıdır. Etkili başvuru hakkı ise, bireylerin sahip oldukları anayasal hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği veya tehlikeye düştüğü durumlarda, bu ihlalin giderilmesi, durdurulması veya ortaya çıkan maddi kayıpların telafi edilmesi amacıyla yetkili yargı makamlarına başvurabilme imkânını devlet güvencesine alır.

Yerleşik içtihatlara ve anayasal prensiplere göre, bireylerin alacaklarını tahsil edebilmesi için hukuk sisteminin uygun, ulaşılabilir ve etkili mekanizmalar sunması devletin temel pozitif yükümlülükleri arasındadır. Bir yargılama devam ederken yasama organı tarafından yapılan bir kanuni düzenleme ile bireylerin iddia ettikleri hakka ulaşmalarının veya bu hakkı icra yoluyla fiilen elde etmelerinin imkânsız hâle getirilmesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmaz. Yargı süreci devam ederken sonradan yürürlüğe konulan bir kural, eğer taraflardan birinin hak arama yolunu doğrudan kapatıyor ve alacağın tahsilini olanaksız kılıyorsa, bu durum mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının açıkça zedelenmesi anlamına gelir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların murisinin parasını iade alabilmek amacıyla zamanında ve usulüne tamamen uygun olarak adli mercilere müracaat ettiğini ve alacağın tahsili için gerekli yasal mekanizmayı yürüttüğünü tespit etmiştir. Ancak, bu adli süreç henüz sonuçlanmadan yürürlüğe giren yeni bir kanuni düzenleme ile uyuşmazlığın çözümü için öngörülen hukuki mekanizmalar etkisiz bırakılmış ve tahsilat yolları fiilen tıkanmıştır.

Mahkemece yapılan detaylı değerlendirmede, başvurucuların kendi eylemlerinden veya kusurlarından kaynaklanmayan, tamamen yasa koyucunun yargılama sürecine müdahalesi niteliğindeki bu düzenleme nedeniyle alacaklarına kavuşma imkânından mahrum bırakıldıkları vurgulanmıştır. Yargıya intikal etmiş bir uyuşmazlığın, hukuki dinlenilme ve adil bir karara ulaşma hakkı çerçevesinde sonuçlandırılması hukuk devletinin gereğidir. Ancak kanun yoluyla bu imkânın ortadan kaldırılması ve davanın konusuz bırakılması bireylere aşırı ve katlanılamaz bir hukuki külfet yüklemiştir.

Etkili başvuru hakkının özü, bireylere sadece teorik olarak mahkemeye erişim imkânı sunmak değil, aynı zamanda mahkeme tarafından verilecek kararın icra edilebilirliğini ve mülkiyet hakkının fiilen elde edilebilmesini sağlamayı da içerir. Bu bağlamda, devam eden bir davada mülkiyet hakkının iadesini talep eden kişilerin başvurdukları hukuki yolların sonradan yapılan bir kanun değişikliğiyle kapatılması, anayasal güvenceleri tamamen işlevsiz kılmıştır. Anayasa Mahkemesi, benzer mahiyetteki Turgay Kılıç emsal kararına atıfta bulunarak, yargılama sırasında yapılan yasal düzenleme nedeniyle alacağın tahsili imkânının ortadan kaldırılmasının anayasaya aykırılık teşkil ettiğinin altını çizmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve yeniden yargılama yapılması amacıyla başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: