Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Gunay Nahmadova ve Diğerleri Kararı 2021/28305 B.

Anayasa Mahkemesi Gunay Nahmadova ve Diğerleri Kararı 2021/28305 B.

Bu karar, sağlık sektöründe yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencileri ile Türk vatandaşı öğrenciler arasındaki çalışma koşulları ve mali haklar ekseninde son derece kritik bir anayasal değerlendirme içermektedir. Anayasa Mahkemesi, açıkça yasaklayıcı bir kanun hükmü bulunmamasına rağmen, salt uyrukluk temelinde yapılan idari ve yargısal yorumların eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkı ile ne denli çelişebileceğini ortaya koymuştur. Karar, aynı işi yapan, aynı mesaiyi ve nöbeti tutan hekimler arasında döner sermaye ödemeleri yönünden sırf vatandaşlık bağı nedeniyle fark yaratılmasının nesnel ve haklı bir temele dayanmadığını teyit etmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2021/28305
Karar Tarihi 28.11.2024
Taraf Gunay Nahmadova ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Yabancı uyruklu asistanlara ayrımcılık yapılamaz.
  • gavel Mevzuat anayasal ilkelere uygun yorumlanmalıdır.
  • gavel Eşit işe eşit ek ödeme esastır.
  • gavel Uyrukluk temelinde farklı muamele haklılaştırılamaz.

Bu karar, sağlık sektöründe yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencileri ile Türk vatandaşı öğrenciler arasındaki çalışma koşulları ve mali haklar ekseninde son derece kritik bir anayasal değerlendirme içermektedir. Anayasa Mahkemesi, açıkça yasaklayıcı bir kanun hükmü bulunmamasına rağmen, salt uyrukluk temelinde yapılan idari ve yargısal yorumların eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkı ile ne denli çelişebileceğini ortaya koymuştur. Karar, aynı işi yapan, aynı mesaiyi ve nöbeti tutan hekimler arasında döner sermaye ödemeleri yönünden sırf vatandaşlık bağı nedeniyle fark yaratılmasının nesnel ve haklı bir temele dayanmadığını teyit etmektedir.

Kararın benzer davalar ve idari uygulamalar üzerindeki emsal etkisi oldukça güçlüdür. Özellikle üniversite hastaneleri ve kamu hastanelerinde yabancı kontenjanından asistanlık yapan hekimlerin uzun süredir mağduriyetine yol açan ek ödeme eşitsizliği bu içtihatla anayasal güvence altına alınmıştır. Derece mahkemelerinin ve idarenin, mevzuat hükümlerini uygularken yalnızca dar ve lafzi yorumlar yapmak yerine Anayasa'da güvence altına alınan ayrımcılık yasağını gözetecek şekilde anayasal ilkelere uygun bir yorum metodu benimsemeleri gerektiği net bir biçimde vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, benzer durumda olan tüm yabancı uyruklu asistan hekimlerin geriye dönük ve güncel mali hak taleplerine yasal bir dayanak sunarak idari pratiklerin değişmesini zorunlu kılmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde yabancı uyruklu kontenjanından tıpta uzmanlık eğitimi alan asistan hekimler, Türk vatandaşı olan meslektaşları gibi döner sermaye ek ödemesinden yararlanmak amacıyla hastane idaresine başvurmuştur. Ancak idare, ilgili mevzuata dayanarak yabancı uyruklu asistanlara ek ödeme yapılamayacağını belirtip bu talepleri reddetmiştir.

Başvurucular, bu durumun haksızlık olduğunu belirterek idari işlemlerin iptal edilmesi ve bugüne kadar ödenmeyen ek ödemelerin yasal faiziyle kendilerine verilmesi için idare mahkemelerinde dava açmıştır. İdare mahkemeleri, mevzuatta yabancı uyruklu öğrencilere döner sermaye ödeneceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle açılan davaları reddetmiştir. Mahkemelerden sonuç alamayan hekimler, eşit işe eşit ücret alamadıklarını ve sırf uyrukları nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldıklarını ifade ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ile 10. maddesinde güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkelerini temel almıştır. Uyuşmazlığın yasal zeminini 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun m.5 ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m.58 hükümleri oluşturmaktadır. Bu maddeler, kurumlarda görevli tıpta uzmanlık öğrencilerine yapılacak döner sermaye ek ödemelerinin esaslarını düzenlemektedir. İdare mahkemeleri ise uyuşmazlığı karara bağlarken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ek m.33 hükmünü gerekçe göstererek yabancı uyruklu öğrencilere yalnızca nöbet ücreti ödenebileceğini, döner sermaye gelirlerinden pay alacaklar arasında yabancı uyrukluların açıkça sayılmadığını savunmuştur.

Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin önlerindeki uyuşmazlıklara uygulayacakları kanun hükümlerini yorumlarken anayasal ilke ve güvenceleri mutlaka dikkate almak zorunda olduklarını belirten yerleşik içtihat prensiplerini hatırlatmıştır. Özellikleri ve çalışma koşulları aynı olan kişiler arasında sırf uyrukluk temelinde yaratılan farklı muamelenin makul, nesnel ve haklı bir temele dayanması gerektiği vurgulanmıştır. Mevzuatta döner sermaye ödemesi yapılmasını açıkça engelleyen yahut Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu öğrenci ayrımı yapan kesin bir yasaklayıcı hüküm bulunmadığı hâlde, yargı mercilerinin "açık hüküm yok" şeklindeki dar ve şekilci yorumunun anayasal eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edilmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayın incelemesinde daha önce karara bağladığı ve emsal teşkil eden Arif Huseynli ve diğerleri kararına atıf yaparak, benzer nitelikteki bu uyuşmazlıkta da aynı anayasal ilkelerin geçerli olduğunu tespit etmiştir. Yapılan değerlendirmede, Türk vatandaşı tıpta uzmanlık öğrencileri döner sermaye ek ödemesinden yararlanırken, aynı kurumda aynı uzmanlık eğitimini alan ve bilfiil aynı işi yapan yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerinin bu ödemeden mahrum bırakılmasının, ilk bakışta dahi anlaşılabilecek nitelikte uyrukluk temelinde net bir farklı muamele oluşturduğu saptanmıştır.

Yüksek Mahkeme, durumları benzer olan bu asistan hekimler arasında yaratılan farklılığın, hiçbir nesnel ve haklı temelinin idare veya derece mahkemeleri tarafından ortaya konulamadığına dikkat çekmiştir. Yabancı uyruklu öğrencilere döner sermaye ödenmesini engelleyen emredici bir kanun hükmü bulunmamasına rağmen, derece mahkemelerinin mevcut mevzuatı dar bir çerçevede ve anayasal hakları gözetmeden yorumlaması açıkça eleştirilmiştir. Yargı mercilerinin, uyuşmazlıkları çözerken ve kanunları yorumlarken Anayasa'nın ayrımcılık yasağı ile mülkiyet hakkı güvencelerini merkeze alma mecburiyeti bulunduğu hatırlatılmış, bunu yapmamanın hak ihlaline yol açtığı vurgulanmıştır. Koşulları yönünden aynı olan bu başvuruda da geçmiş emsal kararlardan ayrılmayı gerektiren herhangi bir hukuki veya fiili gerekçe bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Mevcut tespitler ışığında, derece mahkemelerinin anayasaya uygun yorum yapma ve hakları koruma yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, dolayısıyla başvurucuların mülkiyet hakkı bağlamında eşitsiz bir uygulamaya maruz bırakıldıkları kesinleşmiştir. Tespit edilen anayasal ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması adına, kararın ilgili mahkemelere gönderilerek davanın yeniden görülmesinde hukuki yarar olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılması amacıyla kararın ilgili idare mahkemelerine gönderilmesi yönünde başvuruyu kabul etmiştir.

Yabancı uyruklu asistan hekimler döner sermaye alabilir mi? expand_more
Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararına göre, Türk vatandaşı asistan hekimlerle aynı işi, aynı mesaiyi ve nöbeti yapan yabancı uyruklu asistan hekimlere sırf vatandaşlık bağı nedeniyle döner sermaye ödenmemesi anayasaya aykırıdır. Eşit işe eşit ücret ilkesi gereğince, uyrukluk temelinde yaratılan bu farklı muamelenin hiçbir nesnel ve haklı temeli bulunmamaktadır.
Hastane "kanunda açık hüküm yok" diyerek döner sermaye vermiyor, haklı mı? expand_more
Hayır, hastane idaresi ve bu işlemi onayan derece mahkemeleri haklı değildir. İdareler, mevzuatta yabancı uyruklu öğrencilere döner sermaye ödenmesini açıkça engelleyen emredici bir kanun hükmü bulunmamasına rağmen, şekilci ve dar bir yorumla ek ödemeyi reddetmektedir. Anayasa Mahkemesi, kanunlar uygulanırken Anayasa'nın eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkelerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini, aksi tutumun mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini net bir şekilde vurgulamıştır.
Geçmişte bana ödenmeyen ek ödemelerimi faiziyle geri alabilir miyim? expand_more
Evet, bu emsal karar sayesinde geçmişe dönük haklarınızı yasal faiziyle birlikte talep etmeniz mümkündür. Başvurucular, bugüne kadar haksız yere ödenmeyen ek ödemelerin yasal faiziyle kendilerine verilmesi talebiyle dava açmış ve Anayasa Mahkemesi de anayasal ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması adına yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir. Bu önemli içtihat, benzer durumdaki tüm yabancı uyruklu asistan hekimlerin geriye dönük ve güncel mali hak taleplerine çok güçlü bir yasal dayanak sunmaktadır.
Bu emsal karar tüm kamu ve üniversite hastanelerinde geçerli mi? expand_more
Kesinlikle geçerlidir. Karar, üniversite hastaneleri ve genel kamu hastanelerinde yabancı kontenjanından asistanlık yapan hekimlerin maruz kaldığı ek ödeme eşitsizliğini anayasal güvence altına alarak bu alandaki mağduriyetleri gidermektedir. Mahkeme, idarenin ve derece mahkemelerinin mevzuatı uygularken dar ve lafzi yorumlar yapmak yerine Anayasa'da güvence altına alınan hakları gözetecek şekilde yorum metodu benimsemeleri gerektiğini belirterek, haksız idari pratiklerin ülke çapında değişmesini zorunlu kılmıştır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir