Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Esra Ertan Kararı 2022/4717 B.

Anayasa Mahkemesi Esra Ertan Kararı 2022/4717 B.

Bu karar, Türk aile hukuku uygulaması açısından kadın ve erkeğin velayet hakkını kullanırken eşit konumda olduğunu anayasal düzeyde bir kez daha teyit etmesi bakımından büyük bir hukuki anlama sahiptir. Boşanma sonrasında velayet hakkı kendisine tevdi edilen annenin, çocuğun soyadını kendi soyadı ile değiştirme talebinin doğrudan reddedilmesi, Anayasa'nın eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. Yüksek Mahkeme, çocuğun yalnızca babanın soyadını taşıması gerektiği yönündeki geleneksel yaklaşımın, cinsiyete dayalı ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Karar, velayet hakkının kapsamına çocuğun soyadını belirleme yetkisinin de dâhil olduğunu göstermektedir.
search

Anayasa Mahkemesi
Esra Ertan Kararı 2022/4717 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2022/4717
Karar Tarihi 28.05.2025
Taraf Esra Ertan
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Velayet hakkı çocuğun soyadını değiştirme yetkisini kapsar.
Sadece babanın soyadının esas alınması ayrımcılıktır.
Farklı muamele için makul ve haklı neden şarttır.
Çocuğun üstün yararı her zaman gözetilmelidir.

Bu karar, Türk aile hukuku uygulaması açısından kadın ve erkeğin velayet hakkını kullanırken eşit konumda olduğunu anayasal düzeyde bir kez daha teyit etmesi bakımından büyük bir hukuki anlama sahiptir. Boşanma sonrasında velayet hakkı kendisine tevdi edilen annenin, çocuğun soyadını kendi soyadı ile değiştirme talebinin doğrudan reddedilmesi, Anayasa'nın eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. Yüksek Mahkeme, çocuğun yalnızca babanın soyadını taşıması gerektiği yönündeki geleneksel yaklaşımın, cinsiyete dayalı ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Karar, velayet hakkının kapsamına çocuğun soyadını belirleme yetkisinin de dâhil olduğunu göstermektedir.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi son derece güçlü ve belirleyicidir. Aile mahkemeleri ve Yargıtay daireleri, annenin çocuğun soyadını değiştirme taleplerini değerlendirirken artık sadece "baba soyadı" kuralına dayanamayacak, bunun yerine çocuğun üstün yararını somut olayın özelliklerine göre detaylı bir şekilde incelemek zorunda kalacaktır. Uygulamadaki bu köklü değişiklik, boşanan kadınların çocuklarıyla aynı soyadını taşıyarak sosyal hayatta karşılaştıkları bürokratik ve psikolojik zorlukların aşılmasında kritik bir rol oynayacaktır. Mahkemeler, cinsiyete dayalı farklı bir muameleyi haklı kılacak çok istisnai ve önemli nedenler ortaya koymadıkça annenin talebini kabul etmek durumundadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Esra Ertan, 2009 yılında eşinden boşanmış ve mahkeme, müşterek çocukları olan küçüğün velayetini anneye vermiştir. Başvurucu, velayeti altında bulunan çocuğunun soyadının kendi soyadı olan "Ertan" olarak değiştirilmesi amacıyla 2012 yılında Nüfus Müdürlüğüne karşı bir dava açmıştır.

Yerel mahkeme ilk aşamada annenin talebini haklı bularak çocuğun soyadının değiştirilmesine karar vermiştir. Ancak Nüfus Müdürlüğü temsilcisi bu karara itiraz etmiş ve dosya Yargıtay'a taşınmıştır. Yargıtay, boşanma neticesinde velayet hakkının anneye verilmesinin, anneye çocuğun soyadını değiştirme hakkı tanımayacağını ve bu durumun çocuğun meşru statüsüne zarar vereceğini belirterek yerel mahkemenin kararını bozmuştur. Uzun süren yargılama sürecinin sonunda yerel mahkeme Yargıtay'ın kararına uyarak annenin soyadı değişikliği talebini reddetmiştir. Başvurucu, bu ret kararı üzerine çocuğunun üstün yararının gözetilmediğini ve kendisine karşı cinsiyete dayalı ayrımcılık yapıldığını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 10, Anayasa m. 20 ve Anayasa m. 41 çerçevesinde temel hak ve özgürlükleri merkeze alan bir değerlendirme yapmıştır. Aile hayatına saygı hakkı ve eşitlik ilkesi, bu tür davalarda mahkemelerin uygulayacağı en temel kuralların başında gelmektedir.

Yerleşik anayasa yargısı içtihatlarına göre, boşanmış eşlerin çocuklarının soyadının belirlenmesi hususunda velayet hakkının kullanımı bakımından kadın ve erkek arasında farklı kuralların uygulanması açık bir ayrımcılıktır. Çocuğun soyadına ilişkin belirlemelerde yalnızca babanın soyadının esas alınması ve bu kuralın istisnasız sürdürülmesi, anayasal eşitlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Mahkemelerin, annenin kendi soyadını çocuğa vermesinin çocuğun menfaatlerine nasıl bir olumsuz etkide bulunacağını somut delillerle açıklaması gerekmektedir. Cinsiyete dayalı bu farklı muameleyi haklı kılacak makul, orantılı ve çok önemli nedenler ortaya konulmadığı sürece, velayet hakkına sahip annenin talebinin reddedilmesi hukuka aykırıdır.

Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve anayasal güvenceler kapsamında devletin, boşanma davalarını ve buna bağlı fer'i nitelikteki soyadı değişikliği gibi davaları makul bir sürede sonlandırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Kişilerin özel ve aile hayatlarını yeniden düzenleyebilmeleri için yargısal süreçlerin hızlı ve etkili bir şekilde işletilmesi şarttır. Yargı makamları, soyadı değişikliği taleplerini değerlendirirken Yargıtay'ın katı içtihatlarından ziyade, çocuğun içinde bulunduğu sosyal ve psikolojik durumu, üstün yararını ve ebeveynler arası anayasal eşitlik prensiplerini dikkate almakla yükümlüdür. Bu kurallar, velayet hakkının sadece bir bakım yükümlülüğü değil, aynı zamanda çocuğu temsil ve onun adına hukuki işlem yapma yetkisi olduğunu teyit etmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını incelediğinde, ilk derece mahkemesinin ret kararında yalnızca "velayet hakkının anneye çocuğun soyadını değiştirme davası açma hakkı vermeyeceği" şeklindeki Yargıtay içtihadına dayandığını tespit etmiştir. Mahkeme kararında, soyadı değişikliğinin çocuğun evlilik içinde doğmakla kazandığı meşru statüye zarar vereceği belirtilmiş ancak bu kanaate ulaşılırken çocuğun üstün yararını koruyacak nitelikte ilgili ve yeterli hiçbir gerekçe sunulmamıştır.

Yüksek Mahkeme, çocuğun soyadının değiştirilmesi davası açma hakkının annede bulunmadığı yönündeki yargısal tespitin, doğrudan cinsiyete dayalı farklı bir muamele olduğunu vurgulamıştır. Hukuk sisteminde velayet hakkına sahip babanın soyadı kural olarak devam ederken, aynı hakka sahip annenin kendi soyadını çocuğuna verememesi açık bir çifte standarttır. Mahkemelerin, bu farklı muameleyi haklı gösterecek nitelik ve kapsamda, çocuğun psikolojik ve sosyal durumunu irdeleyen somut bir gerekçeye yer vermemiş olması, ayrımcılık yasağının ihlali olarak değerlendirilmiştir.

Bununla birlikte, başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiası da incelenmiştir. Yaklaşık 9 yıl 8 ay süren yargılama sürecine ilişkin bu şikâyet, yasal mevzuatta yapılan yeni düzenlemeler gereği doğrudan Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmediği için kabul edilemez bulunmuştur. Ancak asıl uyuşmazlık konusu olan aile hayatına saygı hakkı ve eşitlik ilkesi bağlamında başvurucunun itirazları haklı görülmüştür. Yargılamayı yürüten mahkemelerin, velayet sahibi annenin talebini peşinen reddeden yaklaşımının anayasal güvencelerle örtüşmediği net bir biçimde ortaya konmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, aile hayatına saygı hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Boşandıktan sonra velayeti bende olan çocuğuma kendi soyadımı verebilir miyim? expand_more
Anayasa Mahkemesinin güncel kararlarına göre, velayet hakkı çocuğun soyadını değiştirme yetkisini de kapsar. Boşanma sonrası çocuğun velayeti size verilmişse, anayasal eşitlik ilkesi gereği çocuğunuza kendi soyadınızı verme hakkınız bulunmaktadır. Mahkemeler, cinsiyete dayalı farklı bir muameleyi haklı kılacak çok istisnai ve önemli nedenler ortaya koymadıkça bu talebinizi kabul etmek durumundadır.
Çocuğumun soyadını değiştirirsem yasal statüsü veya hakları zarar görür mü? expand_more
Hayır, annenin kendi soyadını çocuğa vermesinin çocuğun meşru statüsüne peşinen zarar vereceği yönündeki eski yargısal kanaatler Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Yalnızca babanın soyadının kullanılması kuralının dayatılması ve farklı kurallar uygulanması açık bir ayrımcılıktır. Makul ve somut bir neden olmadıkça soyadı değişikliği hukuken tamamen mümkündür ve çocuğun statüsünü zedelemez.
Mahkeme çocuğuma soyadımı verme talebimi Yargıtay kararı yüzünden reddetti, ne yapmalıyım? expand_more
Yerel mahkemelerin, çocuğun üstün yararını somut olarak incelemeden sadece katı Yargıtay içtihatlarına dayanarak talebi doğrudan reddetmesi hukuka aykırıdır. Mahkemenin ret kararı verebilmesi için, kendi soyadınızı vermenizin çocuğun menfaatlerine nasıl bir olumsuz etki yapacağını somut delillerle ve psikolojik incelemelerle açıklaması gerekir. Olağan kanun yollarını tüketmenizin ardından, ayrımcılık yasağı ve aile hayatına saygı hakkının ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilirsiniz.
Velayet bende olsa bile babanın soyadı konusunda benden daha mı fazla hakkı var? expand_more
Kesinlikle hayır, anayasal düzenlemelerimiz kapsamında kadın ve erkek velayet hakkını kullanırken tamamen eşit konumdadır. Hukuk sisteminde velayet hakkına sahip babanın soyadı devam ederken annenin kendi soyadını verememesi Anayasa Mahkemesi tarafından açık bir çifte standart ve cinsiyete dayalı ayrımcılık olarak nitelendirilmiştir. Velayet hakkı, anne için sadece bakım yükümlülüğünü değil, çocuğun soyadını belirleme yetkisini de hukuken içermektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir