Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Mehmet Şah Oruç Kararı 2023/75179 B.

Anayasa Mahkemesi Mehmet Şah Oruç Kararı 2023/75179 B.

Bu karar, tutuklu şüphelilerin kendilerine yöneltilen suçlamalara karşı etkili bir şekilde savunma yapabilmeleri için soruşturma dosyasına erişim haklarının önemini hukuken en üst düzeyde teyit etmektedir. Anayasa Mahkemesi, soruşturmanın gizliliği veya amacının tehlikeye düşmesi gibi genel, soyut ve şablon gerekçelerle avukatların ve şüphelilerin dosya inceleme yetkisinin kısıtlanamayacağını açıkça vurgulamaktadır. Kısıtlama kararı verilebilmesi için soruşturmanın amacının tehlikeye düşme ihtimalinin somut olay bazında açıklanması zorunludur.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2023/75179
Karar Tarihi 12.06.2025
Taraf Mehmet Şah Oruç
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Tutukluya delilleri inceleme imkânı sunulması şarttır.
  • gavel Dosyaya erişimin kısıtlanması kesin zorunluluğa dayanmalıdır.
  • gavel Kısıtlama kararları somut ve haklı gerekçeler içermelidir.
  • gavel Silahların eşitliği ilkesi tutukluluk incelemesinde geçerlidir.

Bu karar, tutuklu şüphelilerin kendilerine yöneltilen suçlamalara karşı etkili bir şekilde savunma yapabilmeleri için soruşturma dosyasına erişim haklarının önemini hukuken en üst düzeyde teyit etmektedir. Anayasa Mahkemesi, soruşturmanın gizliliği veya amacının tehlikeye düşmesi gibi genel, soyut ve şablon gerekçelerle avukatların ve şüphelilerin dosya inceleme yetkisinin kısıtlanamayacağını açıkça vurgulamaktadır. Kısıtlama kararı verilebilmesi için soruşturmanın amacının tehlikeye düşme ihtimalinin somut olay bazında açıklanması zorunludur.

Benzer davalardaki emsal etkisi bakımından bu karar, sulh ceza hâkimlikleri ve savcılıklar makamları için önemli bir sınır çizmektedir. Uygulamada sıklıkla başvurulan matbu gerekçeli "kısıtlılık" kararlarının kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiği net bir şekilde ortaya konulmuştur. Savunma hakkının kısıtlanmasının ancak zorunlu durumlarda ve çok sıkı şartlar altında, telafi edici mekanizmalar kurularak yapılabileceği ilkesi pekiştirilmiştir. Bu durum, ceza muhakemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin soruşturma aşamasında da titizlikle gözetilmesi gerektiğini, aksi hâlde tutukluluk itirazlarının etkisizleşeceğini göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Mehmet Şah Oruç, gazeteci olarak görev yaparken terör örgütünün medya yapılanmasına yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve sulh ceza hâkimliği tarafından kuvvetli suç şüphesi gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. Soruşturma sürecinde Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği gerekçe gösterilerek başvurucunun ve müdafiinin dosya içeriğini inceleme ve belgelerden örnek alma yetkisi kısıtlanmıştır. Başvurucu ve müdafii bu kısıtlama kararına yasal süresi içinde itiraz etmiş ancak bir sonuç alamamıştır. Başvurucu, suç şüphesi bulunmadan tutuklandığını, tutukluluk süresinin makul olmadığını ve soruşturma dosyasına erişiminin kısıtlanması nedeniyle kendisine yöneltilen delilleri öğrenemeyip etkili bir savunma yapamadığını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş ve hak ihlali ile birlikte tazminat talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı değerlendirirken Anayasa'nın kişi hürriyeti ve güvenliğini düzenleyen kurallarını ve adil yargılanmaya ilişkin ceza muhakemesi ilkelerini temel almıştır. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hürriyeti kısıtlanan kişi, durumu hakkında makul sürede karar verilmesini ve kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.

Tutuklu yargılamalarda tutukluluğun devamı için kuvvetli suç şüphesinin sürmesi gerektiğinden, tutuklu kişiye yöneltilen suçlamaların dayanağı olan unsurlara itiraz etme konusunda gerçek bir fırsat sunulması zorunludur. Bu durum, şüphelinin veya müdafiinin soruşturma dosyasındaki belgelere doğrudan erişebilmesini ve inceleme yapabilmesini gerektirir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.153 uyarınca müdafiinin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, ancak soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek durumlarda Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Ancak bu kısıtlama hukuken sınırsız veya keyfi kullanılabilecek bir yetki değildir. Adli makamların, üçüncü kişilerin haklarını korumak, delillerin karartılmasını önlemek veya gizli soruşturma yöntemlerini muhafaza etmek amacıyla dosyaya erişimi kısıtlaması hukuken mümkün olsa da, bu kısıtlamanın meşru amaçlar ışığında kesinlikle gerekli olduğu çok net ve yeterli bir gerekçeyle ortaya konulmalıdır. Kısıtlamanın savunmaya getirdiği zorluklar, ceza yargılamasının temel taşı olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine mutlak surette riayet edilerek dengelenmeli ve telafi edilmelidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan incelemede, başvurucunun tutuklanmasının hukuki olmadığına, tutukluluğun makul süreyi aştığına ve sulh ceza hâkimliklerinin bağımsız olmadığına yönelik iddiaları kabul edilemez bulunmuştur. Ancak soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması şikâyeti mahkemenin önündeki asıl inceleme alanını oluşturmuş ve esas yönünden detaylıca incelenmiştir.

Somut olayda, Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine sulh ceza hâkimliğince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.153 kapsamında başvurucu ve müdafiinin soruşturma dosyasına erişimi kısıtlanmıştır. Hâkimlik kararında kısıtlama gerekçesi olarak yalnızca kanun metninde de yer alan "soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği" şeklindeki genel ve matbu ifadeye yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, gerek savcılığın kısıtlama talebinde gerekse mahkemenin verdiği kısıtlama kararında, soruşturmanın amacının tehlikeye düşme ihtimalinin somut olayda tam olarak nasıl gerçekleşeceğine dair hiçbir hukuki somutlaştırma yapılmadığını tespit etmiştir.

Başvurucunun dosyadaki belgelere erişiminin mevcut ceza soruşturmasını ne şekilde sekteye uğratacağı kararlarda açıklanmamıştır. Geçerli ve yeterli bir gerekçe ortaya konulmadan dosya inceleme hakkından yoksun bırakılan başvurucunun, tutuklanmasını haklı göstermek için iddia makamı tarafından ileri sürülen iddialara ve delillere karşı tatmin edici şekilde itiraz etme imkânı tamamen elinden alınmıştır. Bu adaletsiz durum, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine açıkça aykırılık teşkil etmiş ve kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasına karşı yargı merciine etkili bir şekilde başvurma hakkını derinden zedelemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası bağlamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve başvuruyu kabul etmiştir.

Avukatım bile soruşturma dosyasını göremiyor, bu yasal mı? expand_more
Kural olarak şüpheli ve müdafiinin soruşturma dosyasındaki belgelere doğrudan erişebilmesi ve inceleme yapabilmesi esastır. Ceza Muhakemesi Kanunu madde 153 uyarınca, sadece soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek istisnai durumlarda savcılığın talebi ve hâkim kararıyla bu yetki kısıtlanabilir. Ancak adli makamların dosyaya erişimi kısıtlaması, hukuken sınırsız veya keyfi kullanılabilecek bir yetki değildir.
Dosyada gizlilik kararı var ama sebebi hiç net değil. Bu normal mi? expand_more
Hayır, hukuken normal değildir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, soruşturmanın gizliliği veya amacının tehlikeye düşmesi gibi genel, soyut ve şablon (matbu) gerekçelerle dosya inceleme yetkisi kısıtlanamaz. Bir kısıtlama kararı verilebilmesi için, soruşturmanın amacının tehlikeye düşme ihtimalinin somut olay bazında ve haklı gerekçelerle açıklanması mutlak bir zorunluluktur.
Aleyhimdeki delilleri görmeden tutukluluğuma nasıl itiraz edeceğim? expand_more
Zaten bu durum hukukun en temel ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Tutuklu kişiye, tutukluluğun devamı için yöneltilen suçlamaların dayanağı olan unsurlara itiraz etme konusunda gerçek bir fırsat sunulması zorunludur. Geçerli ve yeterli bir gerekçe ortaya konulmadan dosya inceleme hakkınızın elinizden alınması, savcılığın delillerine karşı tatmin edici şekilde itiraz etme imkânınızı ortadan kaldırır. Bu adaletsiz durum, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine açıkça aykırıdır.
Anayasa Mahkemesi haksız gizlilik kararları için ne diyor? expand_more
Anayasa Mahkemesi, somut bir gerekçe sunulmadan sadece kanun metnindeki genel ifadelerin tekrarlandığı kısıtlama kararlarının, Anayasa'nın 19. maddesindeki "kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını" ihlal ettiğine hükmetmektedir. Yüksek Mahkeme, bu uygulamanın kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasına karşı yargı merciine etkili bir şekilde başvurma hakkını derinden zedelediğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir