Anasayfa Karar Bülteni AYM | Asım Bozdağ ve Hıdır Sarıdağ | BN....

Karar Bülteni

AYM Asım Bozdağ ve Hıdır Sarıdağ BN. 2021/31295

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2021/31295
Karar Tarihi 05.11.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Tazminatın enflasyonla erimesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Geciken idari ödemeler vatandaşa aşırı külfet yaratır.
  • Kamulaştırmasız el atma davasında aleyhe vekâlet hükmedilemez.
  • Mülkiyete yönelik her müdahalenin kanuni dayanağı olmalıdır.

Bu karar, kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarında vatandaşların sıklıkla karşılaştığı iki temel ve yapısal mağduriyeti anayasal güvence şemsiyesi altına alması bakımından son derece büyük bir hukuki öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, uzun süren yargılamalar ve idarenin geç ödemeleri nedeniyle enflasyon karşısında eriyen tazminatların, vatandaşın mülkiyet hakkını doğrudan ve ağır biçimde zedelediğini net bir şekilde ortaya koymuştur. İdarenin hukuka aykırı eylemi sonucunda mülkünden yoksun kalan hak sahibinin, bir de ekonomik dalgalanmalar ve enflasyonist baskılar nedeniyle ek bir zarara uğratılması anayasal düzende kesinlikle kabul edilemez bulunmuştur.

Emsal etkisi bakımından bu karar, idarenin haksız fiilleri nedeniyle mülkiyet hakları ihlal edilen binlerce vatandaş için çok güçlü bir dayanak noktası oluşturmaktadır. İdare ve hukuk mahkemeleri nezdinde görülen kamulaştırmasız el atma davalarında, enflasyon farkının mutlak surette dikkate alınması ve vatandaş aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücreti çıkarılmaması gerektiği yönünde yerleşik bir içtihat prensibi tahkim edilmiştir. Uygulamada idarelerin kendi haksız ve kanunsuz eylemlerinden kaynaklanan maliyetleri vatandaşın omuzlarına yüklemesinin kesin olarak önüne geçilmiş, zararın tam ve eksiksiz olarak giderilmesi ilkesi güvence altına alınmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular Asım Bozdağ ve Hıdır Sarıdağ, kendilerine ait olan taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması üzerine Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Açılan bu kamulaştırmasız el atma davası sonucunda başvurucular lehine belirli bir tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Ancak hem yargılama sürecinin hem de idare tarafından yapılan ödeme sürecinin uzun sürmesi nedeniyle, mahkemece hükmedilen bu tazminat miktarı enflasyon karşısında ciddi oranda erimiş ve değer kaybına uğramıştır.

Bunun yanı sıra, ilk derece mahkemesi tarafından görülen söz konusu davada, taşınmazına el atılan başvurucular aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti ödenmesine de karar verilmiştir. Başvurucular, idarenin haksız fiili nedeniyle açmak zorunda kaldıkları bir davada hem alacakları tazminatın enflasyon nedeniyle erimesinin hem de aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin ağır bir mağduriyet yarattığını belirterek, mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı karara bağlarken temel dayanak olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında koruma altına alınan mülkiyet hakkını esas almıştır. Bu anayasal kural, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla ve ölçülülük ilkesine riayet edilerek sınırlanabileceğini açıkça emretmektedir.

Mahkeme, kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma bedellerinin ödenmesinde enflasyonun yarattığı yıkıcı etkiyi, daha önce verdiği Ali Şimşek ve diğerleri ile Mehmet Akdoğan ve diğerleri gibi yerleşik içtihat prensipleri çerçevesinde değerlendirmiştir. Bu kararlarda istikrarlı bir biçimde vurgulandığı üzere, kamulaştırma bedellerinin ve kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılması veya aşınmış bir değerle ödenmesi, başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Mülkiyet hakkının gerçek ve etkili bir biçimde korunabilmesi için, idarenin eyleminden kaynaklanan bedelin, paranın alım gücündeki düşüşler telafi edilerek tam karşılığıyla ödenmesi temel bir hukuk kuralıdır.

Diğer taraftan, kamulaştırmasız el atma davalarında mülk sahibi aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi sorunu, Anayasa Mahkemesinin Kübra Yıldız ve diğerleri emsal kararı ışığında incelenmiştir. İdarenin usulüne uygun bir kamulaştırma yapmaksızın kanunsuz bir şekilde vatandaşın mülküne el atması sonucunda açılan davalarda, hakkını arayan mülk sahibinin aleyhine yargılama gideri veya vekâlet ücreti yükletilmesinin hiçbir kanuni dayanağı bulunmamaktadır. Kanunsuz bir el atma sonucunda doğan hak arama sürecinde mağdur olan tarafın bir de mahkeme masraflarıyla cezalandırılması, Anayasa m. 35 ile bağdaşmayan ve mülkiyet hakkının özünü zedeleyen hukuka aykırı bir müdahale olarak tanımlanmıştır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, somut başvuruya konu uyuşmazlığı incelerken öncelikle başvurucular lehine hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısındaki reel durumunu ele almıştır. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, başvurucuların mülkiyetinde bulunan taşınmaza idarece hukuka aykırı bir şekilde el atılmış ve bu mağduriyetin giderilmesi için mahkemece bir tazminat bedeli tespit edilmiştir. Ancak bu meblağın belirlenmesi, yargılamanın kesinleşmesi ve idarenin ödemeyi gerçekleştirmesi aşamalarında geçen uzun süre zarfında, ülkedeki makroekonomik veriler ve enflasyon oranları sebebiyle tazminat önemli ölçüde değer kaybetmiştir. Yüksek Mahkeme, idarenin haksız eyleminden kaynaklanan alacakların değer kaybına uğratılarak gecikmeli şekilde ödenmesinin başvurucular üzerinde katlanılamaz, olağan dışı ve aşırı bir ekonomik yük oluşturduğunu tespit etmiştir. Bu durum, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi açıkça başvurucular aleyhine bozmuştur.

İkinci kritik husus olarak, Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülen yargılama sonucunda mülküne el atılan başvurucular aleyhine vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmiş olması değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma davalarının doğrudan doğruya idarenin Anayasa'ya ve yasalara aykırı fiilî işgallerinden kaynaklandığını hatırlatmıştır. Kendi mülkiyet hakkını korumak ve idari işgali sonlandırmak amacıyla yasal yollara başvurmak zorunda bırakılan vatandaşların, kendi kusurları olmayan bir uyuşmazlıkta aleyhlerine vekâlet ücreti yükletilmesinin anayasal ve kanuni bir dayanağı olmadığı tespit edilmiştir. İdarenin kanunsuz eyleminin usuli ve mali sonuçlarına katlanması gereken tarafın mağdur vatandaş olamayacağı vurgulanmıştır. Mahkeme, her iki tespitin de Anayasa'nın 35. maddesinin açık bir ihlali olduğuna ve bu ihlallerin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek yeniden yargılama yapılmasında hukuki zorunluluk bulunduğuna karar vermiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatların değer kaybına uğratılması ve aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: