Anasayfa Karar Bülteni AYM | Muğdat Gündoğdu | BN. 2023/81089

Karar Bülteni

AYM Muğdat Gündoğdu BN. 2023/81089

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2023/81089
Karar Tarihi 15.01.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Tazminatın enflasyon karşısında erimesi mülkiyeti ihlal eder.
  • Kamulaştırmasız el atma bedeli gerçek değeri yansıtmalıdır.
  • Gecikmiş ödemelerde enflasyon farkı malike olağandışı külfet yükler.
  • Mülkiyet hakkı ihlallerinde yeniden yargılama hukuki zorunluluktur.

Bu karar, idarelerin kamulaştırmasız el atma eylemleri neticesinde vatandaşlara ödemekle yükümlü oldukları tazminatların enflasyon karşısında erimesinin, doğrudan doğruya mülkiyet hakkı ihlali oluşturduğunu bir kez daha teyit etmesi bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, idarenin hukuka aykırı fiilinden doğan tazminat borcunu zamanında ve güncel ekonomik koşullara tam olarak uygun şekilde ödememesinin, bireyler üzerinde katlanılamaz, aşırı ve olağan dışı bir ekonomik külfet yarattığını açıkça vurgulamaktadır. Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde, geç ödenen veya eksik bir değerleme ile telafi edilen tazminatların mülkiyet hakkının özüne dokunduğu tartışmasız bir şekilde ortaya konulmuştur.

Benzer nitelikteki uyuşmazlıklardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, idare mahkemeleri ve adli yargı mercilerinin kamulaştırma ve tazminat hesaplamalarında enflasyon farkını ile paranın zaman değerini mutlaka dikkate almaları gerektiği anlaşılmaktadır. Uygulamada devlet kurumlarının tazminat ödemelerini çeşitli gerekçelerle geciktirmesi sıklıkla karşılaşılan kronik bir sorun olup, bu karar vatandaşların enflasyon kaynaklı ağır ekonomik kayıplarını telafi edebilmeleri için son derece güçlü bir hukuki zemin sunmaktadır. Derece mahkemelerinin, benzer uyuşmazlıklarda Anayasa Mahkemesinin enflasyon karşısında değer kaybına ilişkin bu yerleşik içtihatlarını doğrudan uygulayarak yeni ihlallerin önüne geçmesi, mülkiyet hakkının ülkemizde etkin bir şekilde korunması adına kritik bir adım olacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Muğdat Gündoğdu, maliki olduğu taşınmaza idare tarafından hukuka aykırı olarak kamulaştırmasız el atılması nedeniyle Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde idareye karşı tazminat davası açmıştır. Yapılan yargılama sonucunda başvurucu lehine kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmiş ve ödenmiştir. Ancak başvurucu, hükmedilen bu tazminatın ülkemizdeki yüksek enflasyon oranları karşısında ciddi anlamda değer kaybına uğratıldığını ve geçen süre zarfında paranın alım gücünün büyük ölçüde düştüğünü fark etmiştir. Paranın değerinde yaşanan bu dramatik erimenin hiçbir şekilde kendi kusurundan kaynaklanmadığını, idarenin geç ödemesi ve değer kaybını gidermemesi nedeniyle zarara uğradığını belirten başvurucu, uğradığı haksızlığın mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, mülkiyet hakkı ihlalinin tespiti ile uğradığı zararların bütünüyle giderilmesi için ek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, önüne gelen uyuşmazlığı temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkı çerçevesinde incelemektedir. Anayasanın bu amir hükmü uyarınca, herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir ve bu haklar ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının korunması, sadece mülkün kendisinin fiilen muhafaza edilmesini değil, aynı zamanda mülk yerine geçen hukuki tazminatların da mülkün gerçek değerine tam olarak karşılık gelmesini gerektirir. Bireylerin fedakârlığına dayanan kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma işlemlerinde malike ödenecek bedelin enflasyon karşısında erimemesi, hukuki bir zorunluluktur.

Yüksek Mahkeme, yerleşik içtihatlarında enflasyonun paranın alım gücü üzerindeki aşındırıcı ve yıkıcı etkisini mülkiyet hakkı bağlamında sıklıkla değerlendirmektedir. Devletin, idari veya fiili eylemleri nedeniyle ödemek zorunda olduğu tazminatları makul bir sürede ve enflasyonist etkilere karşı koruyarak ödemesi gerektiği prensibi benimsenmiştir. Mahkemenin daha önceki yerleşik kararlarında da istikrarla vurgulandığı üzere, alacağın enflasyon karşısında değer kaybetmesine rağmen vatandaşa telafi edici bir faiz veya fark ödenmemesi, birey ile kamu yararı arasında kurulması gereken adil dengeyi birey aleyhine ağır bir biçimde bozmaktadır. Kişilerin enflasyon farkı nedeniyle zarara uğraması şahsi bir kusurdan değil, tamamen sistemin işleyişinden kaynaklanmaktadır.

Bu hukuki çerçevede, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 50 uyarınca, bir temel hak ihlali tespit edildiğinde, ihlalin ve tüm sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması esastır. Ayrıca Anayasa m. 148 ve Anayasa m. 153 hükümleri gereği, Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri kapsayacak şekilde tüm mercileri bağlayıcı niteliktedir. İhlal kararının gereklerinin derece mahkemelerince yerine getirilmesi hukuki bir mecburiyettir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucu Muğdat Gündoğdu’nun ileri sürdüğü iddiaları incelerken somut olayın özelliklerini, yargılama sürecini ve derece mahkemesinin kararını detaylı bir biçimde ele almıştır. Mahkeme, başvurucunun mülkiyetinde olan taşınmaza hukuka aykırı olarak idarece kamulaştırmasız el atıldığını, bunun neticesinde yerel mahkeme tarafından tazminata hükmedildiğini, ancak ödenen bu tazminatın geçen süre zarfında enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığını tespit etmiştir.

Kararda öncelikle, Anayasa Mahkemesinin benzer nitelikteki daha önceki emsal içtihatlarına açık bir atıf yapılmıştır. Kamulaştırma bedelinin veya kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin, idarenin eylemi neticesinde zaten mülkünden mahrum kalan vatandaşa ikinci ve ağır bir mağduriyet yaşattığı vurgulanmıştır. Yüksek Mahkeme, enflasyon oranları ile yasal faiz oranları arasındaki aşırı uçurumun, başvurucunun alacağının reel değerini eritmesi nedeniyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini açıkça belirtmiştir. Somut olayda, başvurucunun kamulaştırmasız el atma tazminatına geç ve enflasyon karşısında erimiş eksik bir değerle kavuşmasının mülkiyet hakkının özüne haksız bir müdahale oluşturduğu ortadadır.

Mahkeme, tespit edilen bu mülkiyet hakkı ihlalinin ve tüm yıkıcı sonuçlarının tamamen ortadan kaldırılması için en etkili giderim yolunun yeniden yargılama yapılması olduğuna hükmetmiştir. Derece mahkemesi konumunda olan Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere, emsallere ve gerekçelere uygun biçimde vakit kaybetmeksizin yeniden yargılama yaparak, enflasyon karşısındaki değer kaybını bütünüyle giderecek yeni bir tazminat hesaplaması yapması gerektiği ifade edilmiştir. Yeniden yargılama kararı verilmesinin ve enflasyon farkının ödenmesinin ihlalin sonuçlarını gidermek için yeterli bir araç olduğu değerlendirildiğinden, başvurucunun ihlalin tespiti dışında ayrıca talep ettiği bağımsız maddi ve manevi tazminat istekleri ise Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiği yönünde karar vermiştir ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması talebiyle başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: