Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 2. Daire | 2022/1990 E. | 2023/19 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 2. Daire 2022/1990 E. 2023/19 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 2. Dairesi
Esas No 2022/1990
Karar No 2023/19
Karar Tarihi 10.01.2023
Dava Türü İptal Davası
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Takdir yetkisi mutlak ve sınırsız değildir.
  • Atama işlemlerinde kamu yararı gözetilmelidir.
  • Başarısızlık somut bilgi ve belgelerle kanıtlanmalıdır.
  • Disiplin cezası olmadan haksız atama yapılamaz.

Bu karar, idarenin kamu görevlilerini görevden alma ve naklen atama işlemlerinde sahip olduğu takdir yetkisinin sınırlarını net bir şekilde çizmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. İdare hukukunun temel prensiplerinden biri olan idari işlemlerin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluğu, bu kararda titizlikle incelenmiştir. Danıştay, idarenin bir personeli görevden alırken sadece takdir yetkisine dayanamayacağını, bu yetkinin mutlaka kamu yararı ve hizmet gerekleriyle desteklenmesi gerektiğini açıkça vurgulamıştır.

Somut uyuşmazlıkta, davacının görevinden alınmasına gerekçe gösterilen idari inceleme raporunun, atama işleminden aylar önce düzenlenmiş olması ve davacının somut bir başarısızlığının veya yetersizliğinin ortaya konulamaması, mahkeme tarafından kritik bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Karar, idarelerin keyfi ve sübjektif atama işlemlerinin önüne geçilmesi adına güçlü bir hukuki bariyer niteliğindedir.

Benzer davalar açısından emsal teşkil eden bu içtihat, kamu kurumlarında üst düzey yönetici pozisyonlarında bulunan memurların görevden alınmalarında idarelerin daha şeffaf, somut ve objektif gerekçeler sunmasını zorunlu kılmaktadır. Memurların güvenceli çalışma hakkını pekiştiren bu karar, idari istikrarın ve çalışma barışının korunması için idarelerin işlem tesis ederken hizmet gereklerine sıkı sıkıya bağlı kalmaları gerektiğini göstermektedir. Disiplin veya performans sorunları belgelenmeyen memurların soyut iddialarla görevden alınmasının hukuka aykırı olacağı prensibi bu kararla bir kez daha perçinlenmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak görev yapan davacı, hakkında yürütülen bir inceleme raporu gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanlığı Kararı ile bu görevinden alınmış ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından uzman kadrosuna atanmıştır. Davacı, söz konusu görevden alma ve atama işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Davacı, hakkında düzenlenen inceleme raporunda herhangi bir disiplin cezası veya başarısızlık tespiti bulunmadığını, görevini layıkıyla yerine getirdiğini ve idarenin bu işlemi yaparken kamu yararı ile hizmet gereklerini gözetmediğini belirterek iptal davası açmıştır. Uyuşmazlığın temelinde, davacının eski görevi ve özlük haklarından mahrum bırakılarak uzman kadrosuna atanması ile bu süreçte yoksun kaldığı parasal hakların tazmini talebi yatmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Danıştay 2. Dairesi, uyuşmazlığı çözerken idare hukukunun temel prensipleri ile ilgili yasal düzenlemeleri merkeze almıştır. Uyuşmazlığın çözümünde dayanılan temel kural, memurların yer ve görev değiştirme işlemlerini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.76 hükmüdür. Bu madde, kurumlara memurların naklen atanması konusunda bir takdir yetkisi tanımakla birlikte, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığını, mutlaka kamu yararı ve hizmet gerekleri sınırları içinde kullanılması gerektiğini amirdir.

Ayrıca, atama usullerini düzenleyen 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.6 hükmü de uyuşmazlığın yasal dayanakları arasındadır. Bu düzenleme, üst kademe kamu yöneticilerinden görevden alınanların atanacağı kadro ve pozisyonları, liyakat ve geçmiş hizmet süreleri bağlamında belirlemektedir.

Yerleşik Danıştay içtihatlarına göre, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettiği atama işlemlerinde keyfiliğin ve sübjektifliğin önlenmesi şarttır. İdari işlemlerin sebep ve maksat unsurları, açık, somut ve objektif verilere dayanmalıdır. Görevden alınan kamu görevlisinin hizmetteki verimsizliği, yetersizliği veya hizmetin işleyişini bozan somut bir kusuru ortaya konulmadan, sadece bir inceleme raporunun soyut sonuçlarına dayanılarak tesis edilen atama işlemleri idari yargı denetimi sonucunda hukuka aykırı kabul edilmektedir. Bu kurallar, memurların daha güvenli bir statüde hizmet vermelerini sağlama amacını taşımaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 2. Dairesi tarafından dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, idarenin atama işlemini tesis ederken dayandığı sebeplerin hukuka uygunluğu detaylıca irdelenmiştir. Davalı idare, görevden alma işleminin dayanağı olarak, davacı ile bir müze müdürü arasında yaşanan husumete ilişkin Teftiş Kurulu Başkanlığı inceleme raporunu ve idarenin takdir yetkisini göstermiştir.

Ancak Daire, söz konusu inceleme raporunda davacının müze müdürüne mobbing uyguladığı yönünde bir sonuca varılamadığının açıkça belirtildiğine dikkat çekmiştir. Üstelik, davaya konu görevden alma işlemi, inceleme raporuna dair bakan onayının alınmasından tam on beş ay sonra tesis edilmiştir. Mahkeme, bu uzun sürenin, raporun atama işlemi için geçerli ve meşru bir sebep olarak kabul edilmesine olanak tanımadığını vurgulamıştır.

Öte yandan, idarenin takdir yetkisi bakımından yapılan değerlendirmede, inceleme raporundaki hususlar dışında davacının görevinde yetersiz veya başarısız olduğuna dair hiçbir somut tespit yapılmadığı görülmüştür. Davacının hizmet gereklerini yerine getirmediği veya verimli bir biçimde çalışmasını engelleyen bir durumu olduğuna dair idarece herhangi bir bilgi veya belge sunulamamıştır. Davacının geçmiş olumlu hizmetleri de göz önünde bulundurulduğunda, idarenin sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemlerde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak Danıştay 2. Dairesi, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: