Anasayfa Karar Bülteni AYM | Mehdi Baştimur | BN. 2020/31566

Karar Bülteni

AYM Mehdi Baştimur BN. 2020/31566

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2020/31566
Karar Tarihi 23.10.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Sözlü savunma talebi mahkemece dikkate alınmalıdır.
  • Disiplin şikayetlerinde duruşma hakkı güvence altındadır.
  • Savunma alınmadan evrak üzerinden karar verilemez.

Bu karar, ceza infaz kurumlarında disiplin cezalarına karşı yapılan itiraz süreçlerinde mahpusların sözlü savunma hakkının ne derece kritik bir adil yargılanma güvencesi olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. İnfaz hâkimliklerinin, ilgili kanun hükümlerinin tanıdığı imkânlara rağmen, açıkça talep edilen sözlü savunma hakkını göz ardı ederek evrak üzerinden karar vermesi, Anayasa ile teminat altına alınan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmiştir. Hükümlü ve tutukluların yargı mercileri önünde kendilerini bizzat ifade edebilmeleri, aleyhlerindeki delillere karşı çıkabilmeleri adil bir yargılamanın temel şartıdır.

Kararın emsal niteliği, infaz hukukunda disiplin cezası incelemelerinin şeklî bir evrak incelemesinden ibaret olamayacağını tüm infaz hâkimliklerine ve ağır ceza mahkemelerine hatırlatmasıdır. Benzer davalar için bu karar, mahkemelerin hükümlü veya tutukluların mahkeme huzurunda bulunma ve sözlü savunma yapma taleplerini gerekçesiz bir şekilde reddedemeyeceği kuralını pekiştirmektedir. Uygulamada, yargılama ekonomisi veya güvenlik gerekçesiyle sıkça başvurulan dosya üzerinden karar verme pratiği, adil yargılanma hakkının temel bileşenlerinden olan sözlü yargılanma ilkesi karşısında kesin bir dille sınırlandırılmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, Kırıkkale F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan Mehdi Baştimur ile cezaevi idaresi ve infaz hâkimliği arasında yaşanmıştır. Cezaevi idaresi, başvurucu dâhil 76 mahpusun öğlen ve akşam yemeklerini almayarak idareyi protesto ettiklerini iddia etmiş ve bu nedenle başvurucuya "bir ay haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma" disiplin cezası vermiştir.

Başvurucu, bu disiplin cezasının iptali için Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunmuş ve dilekçesinde açıkça mahkeme huzurunda sözlü savunma yapmak, gerekirse SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılmak istediğini beyan etmiştir. Ancak İnfaz Hâkimliği, başvurucuyu dinlemeden sadece evrak üzerinden inceleme yaparak cezayı usuli nedenlerle iptal etmiş, sonrasında savcılığın itirazı üzerine Ağır Ceza Mahkemesi cezayı kesin olarak onamıştır. Başvurucu, yargılamanın hiçbir aşamasında sözlü savunmasının alınmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı incelerken öncelikle Anayasa m.36 kapsamında düzenlenen adil yargılanma hakkı ve bu hakkın ayrılmaz bir parçası olan sözlü yargılanma ilkesini temel almıştır. Adil yargılanma hakkı, kişilerin yargı mercileri önünde iddia ve savunmalarını etkili bir biçimde dile getirebilmelerini, kendilerini doğrudan veya avukatları aracılığıyla savunabilmelerini teminat altına almaktadır. Mahkemelerin, yargılama sürecini hakkaniyete uygun ve adil bir şekilde yürütmesi anayasal bir zorunluluktur.

Olayın çözümlenmesinde dayanılan temel normlardan biri 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.6 hükmüdür. Bu kanun maddesine göre, disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Aynı madde, hükümlü veya tutuklunun savunmasını hâkim huzurunda yapabilmesine, hâkimin gerekli görmesi hâlinde savunmayı ceza infaz kurumunda da alabilmesine açıkça imkân tanımaktadır. Bu usuli kuralın temel amacı, yaptırıma maruz kalan kişinin meramını doğrudan hâkime anlatabilmesini ve dosyada aleyhine olan delillere karşı etkili bir şekilde karşı çıkabilmesini sağlamaktır.

Diğer yandan, uyuşmazlığa konu disiplin cezasının dayanağı olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.42 hükümleri de idarece verilen yemeği topluca almama eyleminin maddi yaptırımlarını düzenlemektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi yerleşik içtihatlarında da vurguladığı üzere, maddi hukukun uygulanmasından ziyade usul hukukunun temel prensiplerinin, yani taraflara dinlenilme ve sözlü savunma hakkı verilmesinin hukuk devletinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirtmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayı incelerken başvurucunun yargılama sürecindeki taleplerini ve derece mahkemelerinin bu taleplere karşı tutumunu titizlikle değerlendirmiştir. Başvurucu, disiplin cezasına karşı infaz hâkimliğine yaptığı şikâyet başvurusunda, mahkemede veya SEGBİS aracılığıyla sözlü olarak savunma yapmak istediğini açık ve net bir şekilde dile getirmiştir. Buna rağmen infaz hâkimliği, başvurucunun bu talebini dikkate almamış, disiplin cezasının esasına da girmeden sadece usuli bir gerekçeyle (soruşturma sürelerine uyulmadığı gerekçesiyle) evrak üzerinden iptal kararı vermiştir.

Bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine dosyayı inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi ise infaz hâkimliğinin iptal kararını kaldırarak disiplin cezasını onamış, ancak bu aşamada da başvurucuya sözlü beyanda bulunma imkânı tanınmamıştır. Yargı mercileri, sadece soruşturmaya esas olan tutanak içeriklerine dayanarak sonuca gitmiş ve başvurucuyu hiçbir şekilde dinlememiştir.

Yüksek Mahkeme, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun disiplin cezalarına karşı yapılan şikâyetlerde başvurucuya bizzat veya avukatı aracılığıyla savunmasını hâkim önünde dile getirme hakkı tanıdığına dikkat çekmiştir. Yargı mercilerinin, başvurucunun bu yöndeki talebini göz ardı ederek şikâyeti salt dosya üzerinden inceleyip karara bağlaması, bireyin yargılama sürecine aktif katılımını engelleyen bir tutum olarak nitelendirilmiştir. Bu durum, başvurucunun sözlü yargılanma hakkına yapılan müdahaleyi kanuni dayanaktan yoksun bırakmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki sözlü yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: