Karar Bülteni
DANIŞTAY 12. Daire 2021/3459 E. 2024/2239 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Danıştay 12. Daire |
| Esas No | 2021/3459 |
| Karar No | 2024/2239 |
| Karar Tarihi | 07.05.2024 |
| Dava Türü | İptal ve Tam Yargı |
| Karar Sonucu | Onama |
| Karar Linki | Danıştay Karar Arama |
- Sözleşme yenilememe işlemi somut gerekçelere dayanmalıdır.
- Farklı işte görevlendirme sözleşme feshine gerekçe yapılamaz.
- Personelin başarısızlığı somut bilgi ve belgeyle kanıtlanmalıdır.
- İdarenin takdir yetkisi mutlak ve sınırsız değildir.
Bu karar, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli statüde istihdam edilen personelin iş güvencesi bağlamında kritik bir öneme sahiptir. İdarenin, sözleşme süresinin bitimi üzerine sözleşmeyi yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisinin keyfi, mutlak ve sınırsız bir şekilde kullanılamayacağı hukuken teyit edilmiştir. Karar, "hizmete ihtiyaç kalmaması" veya "yetersizlik" gibi idari gerekçelerin mutlaka somut olgularla, belgelerle ve nesnel tespitlerle desteklenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Personelin fiilen başka bir birimde veya işte çalıştırılıyor olmasının, idare tarafından o kadroya ihtiyaç kalmadığı şeklinde yorumlanarak feshin haklı bir sebebi olarak kullanılamayacağı vurgulanmıştır.
Benzer davalar açısından bu içtihat, belediyeler ve diğer kamu kurumlarında her mali yıl sonunda rutin olarak uygulanan veya siyasi/idari değişiklikler sonrası sıklıkla karşılaşılan sözleşme yenilememe işlemlerine karşı güçlü bir emsal niteliğindedir. İşveren konumundaki idarelerin, çalışanın görevindeki yetersizliğini, disiplinsizliğini veya ilgili kadroya gerçekten ihtiyaç kalmadığını hukuken ispatlayamadığı durumlarda feshin yargıdan döneceğini göstermektedir. Uygulamada bu tür uyuşmazlıklarda idarenin savunmalarının mahkemeler nezdinde denetlenirken daha katı bir gerekçelendirme süzgecinden geçirileceği ve sözleşmeli personelin keyfi işten çıkarmalara karşı etkin bir yargısal koruma altında olduğu pekiştirilmektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Elmalı Hizmet Birimi Şube Müdürlüğünde çocuk eğiticisi olarak sözleşmeli statüde çalışan bir personel, 2019 yılının sonunda işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Belediye, personelin hizmetine artık ihtiyaç kalmadığını öne sürerek 2020 yılı için hizmet sözleşmesini yenilememiş ve kişinin görevine son vermiştir.
İşini kaybeden davacı, görevinde herhangi bir başarısızlığının bulunmadığını, kendisine mobbing uygulandığını ve sözleşmenin yenilenmemesi işleminin haksız olduğunu iddia ederek konuyu yargıya taşımıştır. Davacı, mahkemeden sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin belediye işleminin iptal edilmesini, işsiz kaldığı süre boyunca ödenmeyen maaşlarının ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte kendisine iade edilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümü, idarenin sözleşmeli personel istihdamındaki yetkilerinin ve takdir hakkının sınırlarının belirlenmesine dayanmaktadır. Sözleşmeli personel çalıştırılmasının temel yasal dayanaklarından biri olan 5393 sayılı Belediye Kanunu m.49, belediyelerin norm kadro ilke ve standartlarına uygun olarak, ihtiyaç duydukları alanlarda yıllık sözleşmelerle personel çalıştırabilmesine olanak tanımaktadır. Bu statüdeki personelin görev süresi genel olarak mali yıl ile sınırlıdır ve yıl sonunda sözleşmenin idarece yenilenip yenilenmemesi konusunda idareye belirli bir takdir yetkisi tanınmaktadır.
Ancak idare hukukunun yerleşik içtihat prensipleri gereğince, idarelere tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız değildir. İdarenin işlem tesis ederken mutlaka "kamu yararı" ve "hizmet gerekleri" sınırları içinde kalması zorunludur. Bir sözleşmeli personelin sözleşmesinin yenilenmemesi veya feshedilmesi durumu, idari bir işlem olduğundan, her idari işlem gibi bir "sebep" unsuruna dayanmak zorundadır.
Doktrinde ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere, kişinin görevinde yetersiz veya başarısız olduğunun iddia edilmesi halinde, idarenin bu durumu objektif bilgi, belge ve tespitlerle (disiplin cezaları, performans değerlendirmeleri, somut tutanaklar vb.) ispatlaması gerekmektedir. Aynı şekilde, "hizmete ihtiyaç kalmadığı" gerekçesi öne sürülüyorsa, idarenin gerçekten o alandaki kamu hizmetine ihtiyacının ortadan kalktığını, örneğin kadronun iptal edildiğini veya o birimin tamamen kapatıldığını hukuken ortaya koyması beklenir. Çalışanın, idare tarafından asıl görev yeri dışında geçici veya fiili olarak başka işlerde çalıştırılması, kendi asıl kadrosuna ihtiyaç duyulmadığı şeklinde yorumlanamaz ve çalışanın kusuru olarak değerlendirilerek sözleşmesinin sonlandırılmasına hukuki bir gerekçe yapılamaz.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Somut olayda, davacı belediyenin çocuk eğiticisi kadrosunda görev yapmakta iken hizmetine ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle sözleşmesi yenilenmemiştir. İdare Mahkemesi tarafından yapılan incelemede, davacının görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna dair idarece sunulmuş somut ve objektif hiçbir hukuki tespitin bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca, belediye tarafından hizmete ihtiyaç kalmadığı ileri sürülmüşse de, söz konusu çocuk eğiticisi pozisyonunun iptal edilmediği, kadronun hukuken varlığını sürdürdüğü saptanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının çocuk eğiticisi olarak sözleşme imzalamasına rağmen fiilen başka bir işte görevlendirildiği idarece dile getirilmiş olsa da, mahkeme, bir personelin idarenin kendi iradesiyle asıl işi dışında çalıştırılmasının, doğrudan doğruya çalışanın sözleşmesinin feshi için haklı bir neden oluşturmayacağına kanaat getirmiştir. Personelin sözleşmesinde yazılı olan işte çalıştırılması idarenin kendi görev ve sorumluluğunda olup, idarenin kendi uygulamasından yola çıkarak personelin hizmetine ihtiyaç olmadığını öne sürmesi iyi niyet kuralları ve hizmet gerekleriyle bağdaşmamaktadır.
Davalı idarenin, personelin kamu idarelerinin daimi personeli gibi değerlendirilemeyeceği, sözleşme süresinin sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği yönündeki temyiz iddiaları Danıştay tarafından incelenmiştir. Takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı, somut gerekçelerden yoksun ve haksız bir biçimde kullanıldığı anlaşıldığından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir. Hukuka aykırı olan bu idari işlem sebebiyle işsiz kalan ve maaşından mahrum olan davacının zararlarının da idarece tazmin edilmesi gerekliliği yerinde bulunmuştur.
Sonuç olarak Danıştay 12. Daire, işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde İdare Mahkemesi kararını onama yönünde karar vermiştir.