Karar Bülteni
YARGITAY 4. CD 2021/17156 E. 2023/24558 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Yargıtay 4. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2021/17156 |
| Karar No | 2023/24558 |
| Karar Tarihi | 22.11.2023 |
| Dava Türü | Hakaret |
| Karar Sonucu | Bozma |
| Karar Linki | Yargıtay Karar Arama |
- Sosyal medyada hakaretin aleniyeti araştırılmalıdır.
- Paylaşımın herkesçe görülüp görülmediği tespit edilmelidir.
- Aleniyet yoksa ceza artırımı uygulanamaz.
- Basit yargılama usulü sanık lehine değerlendirilmelidir.
Bu karar, sosyal medya platformları üzerinden işlenen hakaret suçlarında, suçun nitelikli hali olan "aleniyet" unsurunun doğrudan ve peşinen kabul edilemeyeceğini hukuken ortaya koymaktadır. Yargıtay, bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşımın veya yorumun, sadece internet ortamında yapılmış olmasını aleniyet artırımı için yeterli görmemektedir. Kullanıcının hesap gizlilik ayarlarının, paylaşımın herkes tarafından, yani sınırlandırılmamış ve belirsiz bir kitle tarafından görülüp görülmediğinin yerel mahkemelerce detaylıca araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Uygulamada sıkça rastlanan sosyal medya hakaret davalarında, mahkemelerin otomatik olarak aleniyet artırımı yoluna gitmesi bu kararla birlikte kesin bir frenle karşılaşmıştır. Karar, yerel mahkemelere teknolojik mecraların gizlilik dinamiklerini inceleme külfeti yükleyerek emsal bir standart belirlemiştir. Aynı zamanda, aleniyet unsurunun gerçekleşmediği senaryolarda ceza miktarının düşecek olması sebebiyle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda "basit yargılama usulünün" sanık lehine yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunu hatırlatması açısından da ceza yargılamasında son derece kritik bir rehber niteliğindedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Olay, bir üniversitede genel sekreter olarak görev yapan şikayetçi ile sosyal medyada yorum yapan kişi arasında geçmektedir. Şikayetçinin yargılandığı bir davanın sonucuna ilişkin haber, davalı konumundaki kişinin arkadaş listesinde bulunan bir başka kullanıcı tarafından Facebook isimli sosyal medya platformunda paylaşılmıştır. Olayın faili, bu haberin altına şikayetçiyi hedef alarak "Şerefsiz, karaktersiz, hırsız köpekler..." şeklinde yorum yapmış, ardından aynı haberi kendi şahsi hesabında da şikayetçinin fotoğrafıyla birlikte "Aşşalık hırsız köpek" başlığı ile paylaşmıştır.
Şikayetçinin durumu yargıya taşıması üzerine sanık hakkında hakaret suçundan ceza davası açılmıştır. Yargılama sürecinde sanık, şikayetçinin kendisine daha önce çalışma ortamında mobbing uyguladığını, söz konusu paylaşımları sonradan sildiğini ve sosyal medya hesabında çok fazla arkadaşı olmadığını savunarak suç işleme kastının bulunmadığını iddia etmiştir. Yerel mahkemenin hakaret suçundan adli para cezası vermesi üzerine, uyuşmazlık temyiz incelemesi için Yargıtay önüne taşınmıştır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Mahkemenin uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel hukuk kurallarının merkezinde, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını koruma altına alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.125 düzenlemesi yer almaktadır. Bu madde, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmeyi ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmayı suç olarak kabul etmektedir. İlgili kanun maddesinin dördüncü fıkrasında ise, hakaretin aleni olarak işlenmesi halinde verilecek cezanın altıda biri oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır. Aleniyet, hakaret içeren söz veya davranışların, belirsiz sayıdaki pek çok kişi tarafından algılanabilir, görülebilir veya duyulabilir bir ortamda gerçekleşmesini ifade etmektedir. Doktrin ve yerleşik içtihat prensiplerine göre, internet ortamında yapılan eylemlerde aleniyetin oluşup oluşmadığı, sayfanın veya profilin erişim ve gizlilik ayarları dikkate alınarak tespit edilmelidir.
Uyuşmazlığın çözümünde etkili olan diğer bir önemli kural ise ceza muhakemesi usulüne ilişkindir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 hükmünde düzenlenen "Basit Yargılama Usulü", asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren ve üst sınırı iki yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda uygulanan indirimli ve daha hızlı bir yargılama yöntemidir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda, daha önce hükme bağlanmış olsa bile kesinleşmemiş ve basit yargılama usulü kapsamına girebilecek tüm dosyalar için, sanık lehine olan bu usulün mahkemelerce yeniden değerlendirilmesi yasal bir zorunluluk haline gelmiştir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, dosya üzerinde yaptığı temyiz incelemesinde yerel mahkemenin kararında çeşitli eksiklikler ve hukuka aykırılıklar tespit etmiştir. İlk olarak, sanığın Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden yaptığı ve hakaret suçunu oluşturan paylaşımların "herkes tarafından görülebilir" nitelikte olup olmadığının incelenmediği vurgulanmıştır. Yargıtay, profil gizlilik ayarları tespit edilmeden eylemin aleni olarak işlendiğinin varsayılamayacağını ve 5237 sayılı Kanun m.125/4 uyarınca aleniyet cezası artırımı yapılamayacağını açıkça belirtmiştir.
Bunun yanı sıra Daire, yerel mahkemenin ceza tayininde bir hesaplama hatası yaptığını da tespit etmiştir. Mahkemece verilen mahkumiyet kararında uygulanan artırım ve indirim oranları sonucunda sanığa verilmesi gereken asıl adli para cezasının 5.820,00 TL olması gerekirken, yapılan usuli hata sonucunda bu tutarın 6.000,00 TL olarak fazla belirlendiği kayıt altına alınmıştır.
Son ve muhakeme usulü açısından en kritik tespit ise basit yargılama usulüne ilişkindir. Şayet yerel mahkemece yapılacak yeni araştırma sonucunda sosyal medya hesabının dışarıya kapalı olduğu ve suçun aleniyet unsurunu barındırmadığı kabul edilirse, hakaret suçunun temel şekli üzerinden ceza verilecektir. Bu durum, suçun üst sınırının iki yıla kadar hapis cezasını gerektirmesi sebebiyle davayı otomatik olarak 5271 sayılı Kanun m.251 kapsamında düzenlenen basit yargılama usulü alanına sokacaktır. Anayasa Mahkemesinin ilgili iptal kararları göz önünde bulundurulduğunda, sanık lehine sonuç doğurabilecek bu usuli ihtimalin mahkemece mutlaka yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sosyal medya paylaşımlarında aleniyet unsurunun eksik araştırılması, adli para cezasının hatalı hesaplanması ve basit yargılama usulünün değerlendirilmesi zorunluluğu gerekçeleriyle yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle bozmuştur.