Anasayfa Karar Bülteni AYM | 2020/36892 BN.

Karar Bülteni

AYM 2020/36892 BN.

Anayasa Mahkemesi | Refik Bulut | 2020/36892 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2020/36892
Karar Tarihi 02.05.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Sonradan ödenen aylıklara faiz işletilmemesi ihlaldir.
  • Aylıkların faizsiz ödenmesi aşırı külfet yükler.
  • Mülkiyet hakkı ile kamu yararı dengelenmelidir.

Bu karar, kamu görevlilerinin haksız yere veya tedbiren görevden uzaklaştırılmaları sonrasında görevlerine iade edilmeleri durumunda, geçmişe dönük olarak topluca ödenen maaş ve diğer özlük haklarına yasal faiz işletilmesinin anayasal bir zorunluluk olduğunu hukuken tescil etmektedir. Enflasyonist ekonomik koşullarda paranın zaman değerinin azalması karşısında, geç ödenen maaşların sadece anapara olarak iade edilmesi, idarenin kusuru veya idari sürecin doğal uzaması nedeniyle ortaya çıkan maddi değer kaybının tamamen kamu görevlisinin üzerine yıkılması anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi bu kararı ile, mülkiyet hakkının korunması bağlamında idarenin gecikmeden doğan faiz yükümlülüğünün altını kesin bir biçimde çizmiştir.

Kararın benzer davalardaki emsal etkisi, özellikle idari veya adli süreçler sebebiyle açığa alınıp uzun süre sonra göreve iade edilen kamu görevlilerinin geriye dönük mali haklarının hesaplanmasında idareye ve derece mahkemelerine net bir hukuki yol haritası sunmasıdır. Derece mahkemelerinin, idarenin geriye dönük maaş ödemelerinde faiz ödenmemesi yönündeki idari pratiklerini doğrudan mülkiyet hakkı ihlali ekseninde değerlendirmesi gerekecektir. Bu içtihat, idari yargılamada geriye dönük maaş taleplerinde yasal faizin otomatik olarak veya dava yoluyla mutlaka talep edilmesi ve mahkemelerce hüküm altına alınması gerektiği kuralını pekiştirerek uygulamada hak kayıplarının önüne geçecek son derece önemli bir referans niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Kamu görevlisi olan başvurucu Refik Bulut, çalıştığı kurum tarafından görevinden uzaklaştırılmış, ancak daha sonra hakkındaki süreç tamamlanarak görevine iade edilmiştir. Görevine iade edilmesiyle birlikte, uzaklaştırma süresi boyunca alamadığı geçmiş dönem maaşları kendisine toplu olarak ödenmiştir. Ancak idare, bu geçmiş dönem aylıklarını öderken herhangi bir faiz hesabı yapmamış ve paranın geçen zaman içindeki değer kaybını karşılayacak bir faiz ödemesi gerçekleştirmemiştir. Bunun üzerine başvurucu, idareye karşı yargı yoluna başvurarak, sonradan topluca ödenen aylıklarının enflasyon ve paranın zaman değeri karşısında eridiğini, bu nedenle birikmiş maaşlarına faiz işletilerek tarafına ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece talebinin reddedilmesi üzerine, yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve faiz ödemesinin yapılması için mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde başvurulan temel hukuki çerçeve, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35'te güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve bu hakka yönelik müdahalelerin orantılılığı ilkeleridir. Mülkiyet hakkı, kişilerin yasal olarak hak kazandıkları ekonomik değerler üzerinde tasarrufta bulunma yetkisini güvence altına alır. Maaş ve özlük hakları da kamu görevlileri açısından anayasal mülkiyet hakkı koruması altındadır.

İdare hukukunda, hukuka aykırı veya sonradan ortadan kalkan idari işlemler nedeniyle kişilerin yoksun kaldıkları parasal hakların iadesi tam yargı davalarının konusunu oluşturur. Kişilere sonradan yapılan toplu ödemelerde, paranın enflasyon karşısında değer kaybetmesi nedeniyle sadece anaparanın ödenmesi, idarenin verdiği zararı gerçek anlamda telafi etmez. Bu bağlamda, idarenin gecikmeli ödemelerinde yasal faiz ödenmesi gerektiği, yerleşik yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bir prensiptir.

Anayasa Mahkemesi, bu tür uyuşmazlıklarda daha önce verdiği Hami Çetiner (B. No: 2019/7982) kararındaki emsal ilkeleri temel almıştır. Bu ilkelere göre; hak edilen bir meblağın geç ödenmesi durumunda faiz uygulanmaması, enflasyonist ortamlarda paranın alım gücünün düşmesi nedeniyle mülkiyet hakkına yapılmış ağır bir müdahale teşkil eder. Bireyin mülkiyet hakkı ile idarenin mali külfetten kurtulmasındaki kamu yararı arasında adil bir denge (orantılılık) kurulması zorunludur. Faiz ödenmemesi, müdahalenin ölçülülük ilkesini ihlal ederek kamu görevlisi üzerine şahsi olarak aşırı bir külfet yükler. Bu nedenle, sonradan ödenen maaşlara yasal faiz tahakkuk ettirilmesi, anayasal güvencelerin zorunlu bir gereğidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun görevinden uzaklaştırılıp daha sonra görevine iade edilmesi sürecinin ardından kendisine toplu olarak ödenen maaşlara faiz işletilmemesi iddialarını mülkiyet hakkı ekseninde değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme, incelemesinde daha önceden benzer nitelikteki uyuşmazlıklar için belirlediği ve istikrar kazanmış Hami Çetiner kararındaki anayasal ilkeleri somut olaya uygulamıştır.

Somut olayda, kamu görevlisi olan başvurucu, hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma tedbirinin sona ermesinin ardından gecikmeli olarak birikmiş maaşlarını alabilmiştir. İdare tarafından yapılan bu geç ödemede herhangi bir faiz tahakkuk ettirilmemesi, paranın zaman içindeki ekonomik değer kaybının tamamen başvurucunun üzerinde bırakılmasına yol açmıştır. Mahkeme, bireyin mülkiyet hakkının etkin bir biçimde korunması ile idari eylem veya işlemdeki kamu yararı amacı arasında kurulması gereken makul ve adil dengenin, faiz ödenmemesi suretiyle açıkça başvurucu aleyhine bozulduğunu saptamıştır.

Ödenmesi gereken maaşların uzun bir süre sonra sadece nominal değeri üzerinden ödenmesi, enflasyon karşısında eriyen alım gücü telafi edilmediği için başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemiştir. Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin bu ağır külfeti göz ardı ederek davanın reddine karar vermesinin, Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet hakkının özüne dokunduğunu ve müdahalenin orantısız olduğunu tespit etmiştir. Somut başvuruda, yerleşik anayasal içtihatlardan ayrılmayı gerektirecek herhangi bir farklı durum veya istisnai neden bulunmadığı görülmüştür.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, sonradan ödenen aylıklara faiz tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: