Anasayfa Karar Bülteni AYM | Zouzan Hamdo | BN. 2021/3814

Karar Bülteni

AYM Zouzan Hamdo BN. 2021/3814

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2021/3814
Karar Tarihi 15.01.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Sınır dışı işleminde gidilecek ülke riski araştırılmalıdır.
  • Geri gönderme yasağı mutlak bir koruma sağlar.
  • Menşe ülkedeki güncel ihlal riskleri dikkate alınmalıdır.
  • İdari ve yargısal kararlar ayrıntılı inceleme içermelidir.

Bu karar, sınır dışı etme işlemleri kapsamında geri gönderme yasağı ilkesinin ve kötü muamele yasağının koruma alanını netleştirmesi bakımından hukuken kritik bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, yabancıların sınır dışı edilmesi sürecinde sadece şekli bir incelemenin yeterli olmadığını, kişinin gönderileceği menşe ülkede gerçek bir yaşamsal tehlike veya kötü muamele riski bulunup bulunmadığının derece mahkemelerince detaylı ve özenli bir şekilde araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle idarenin genel geçer ifadelerine dayanılarak davanın reddedilmesi, temel hak ihlali olarak değerlendirilmiştir.

Karar, geri gönderme yasağı kapsamındaki kişilerin durumunun idari makamların inisiyatifine veya ileride ortaya çıkabilecek belirsiz koşullara bırakılamayacağını göstermektedir. Sınır dışı kararlarında hedef ülkenin açıkça belirtilmemesi veya fiiliyatta güvenli üçüncü ülke bulunursa gönderilecek şeklindeki muğlak idari savunmaların, kişinin menşe ülkeye gönderilme riskini ve bu tehdidin yarattığı mağduriyeti ortadan kaldırmadığı hukuken tescillenmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi açısından bu karar, idare mahkemelerine sınır dışı kararlarının iptali davalarında çok daha proaktif bir inceleme rolü yüklemektedir. Artık derece mahkemeleri, idarenin verdiği sınır dışı kararının menşe ülkeye yönelik uygulanma ihtimalini dışlamadan, uluslararası raporlar ve güncel ülke durumlarını gözeterek derinlemesine bir yargısal denetim yapmak zorundadır. Uygulamada, sırf idarenin kişiyi fiilen henüz sınır dışı etmemiş olması, hakkındaki sınır dışı etme kararının yarattığı temel hak ihlali riskini bertaraf etmeyeceği ilkesi sağlamlaştırılmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Suriye vatandaşı olan başvurucu Zouzan Hamdo, Gaziantep'te izinsiz faaliyet gösteren özel bir okulda çalışma izni olmadan çalıştığı gerekçesiyle Gaziantep Valiliği tarafından hakkında sınır dışı etme ve yurdu terke davet kararı alınmıştır. Başvurucu, Suriye'de devam eden iç savaş ve çatışmalar nedeniyle menşe ülkesine geri gönderilmesinin mümkün olmadığını, aksi hâlde orada hayatının tehlikeye gireceğini belirterek bu idari işlemin iptali istemiyle Gaziantep 1. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

Mahkeme, idarenin beyanlarına dayanarak başvurucunun geri gönderme yasağı kapsamında bulunduğunu ve Suriye'ye gönderilmeyeceğini değerlendirerek davayı kesin olarak reddetmiştir. Ancak başvurucu, hakkında geçerli bir sınır dışı kararı bulunmasının her an menşe ülkesine gönderilme tehlikesi yarattığını, idare mahkemesinin riskleri görmezden gelerek eksik inceleme yaptığını ileri sürerek kötü muamele yasağı ile yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken özellikle sınır dışı etme işlemlerinde kişinin yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı kapsamındaki devletin koruma ve özen yükümlülüklerine dayanmıştır. Anayasa m. 17 kapsamında güvence altına alınan yaşama, maddi ve manevi varlığı koruma hakkı, herkes için mutlak bir koruma sağlar ve hiç kimse işkenceye veya insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye tabi tutulamaz. Bu mutlak yasak, kişilerin hayatlarının veya vücut bütünlüklerinin ciddi bir şekilde tehlikede olduğu bir ülkeye geri gönderilmelerini kesin olarak engellemektedir.

Somut uyuşmazlığın temelinde yatan idari işlem, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m. 54 uyarınca yasal çalışma izni bulunmayan yabancılara yönelik tesis edilen sınır dışı etme kararıdır. Bununla birlikte, yabancıların durumu değerlendirilirken yasanın sağladığı istisnai koruma kalkanları da devreye girmektedir. 6458 sayılı Kanun m. 52 yabancıların menşe ülkesine, transit ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebileceğini öngörmekte olup, uygulamanın hangi ülkeye yapılacağının netleştirilmesi gerekmektedir.

Yerleşik anayasal içtihat prensipleri uyarınca, sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının gönderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğinin iddia edilmesi hâlinde, idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir ihlal riskinin bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Yargı mercileri, idarenin soyut beyanlarıyla yetinmemeli, başvurucunun durumunu ve hedef ülkedeki riskleri destekleyen bilgi ve belgeleri dikkatle analiz etmelidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucu hakkında düzenlenen sınır dışı etme kararını incelerken, kararda başvurucunun nereye gönderileceğinin belirtilmediğini ve menşe ülkesine gönderilmesinde bir sakınca bulunduğuna dair idari makamlarca herhangi bir tespit yapılmadığını saptamıştır. İdari işlem bu hâliyle, başvurucunun doğrudan kendi menşe ülkesi olan Suriye'ye gönderilmesi ihtimalini yasal olarak açık tutmaktadır. Her ne kadar idare mahkemesi, davalı idarenin beyanlarından yola çıkarak başvurucunun Suriye'ye gönderilmeyeceği sonucuna ulaşmış olsa da, Yüksek Mahkeme bu değerlendirmenin başvurucuyu koruyacak hukuki bir güvenceye dayanmadığını vurgulamıştır.

Yargılama sürecinde davalı idare, başvurucunun ancak gönüllü olması hâlinde Suriye'ye gönderilebileceğini veya güvenli üçüncü bir ülke bulunursa oraya sınır dışı edilebileceğini ifade etmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, idarenin bu esnek tutumunun başvurucu üzerindeki sınır dışı edilme tehdidini fiilen ortadan kaldırmadığına dikkat çekmiştir. Üstelik idare mahkemesinin kararında belirttiğinin aksine, idarenin cevap dilekçesinde başvurucuya ikamet izni verilerek yurtta kalışının kesin olarak yasal hâle getirildiği yönünde net bir beyan da bulunmamaktadır. Bu belirsizlik tablosu, başvurucuyu her an çatışmaların ve insan hakları ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı Suriye'ye gönderilme riski ile baş başa bırakmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, daha önceki emsal içtihatlarına ve uluslararası kuruluşların güncel raporlarına atıf yaparak Suriye'nin genelinde şiddet olaylarının hâkim olduğunu ve insan hakları ihlallerinin yoğun bir şekilde yaşanmaya devam ettiğini tespit etmiştir. Bu güncel risk durumu karşısında, menşe ülkesine sınır dışı edilme ihtimali hukuken devam eden başvurucunun açtığı iptal davasında, idare mahkemesinin Anayasa'nın öngördüğü titizlikte bir araştırma yapmadığı ve devlete düşen koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, sınır dışı etme kararı nedeniyle yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği yönünde başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: