Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Bayram Gündüz | BN. 2022/95261

Karar Bülteni

AYM Bayram Gündüz BN. 2022/95261

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2022/95261
Karar Tarihi 30.10.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Sendikal faaliyet gerekçesiyle fesih hak ihlalidir.
  • İşveren feshinin asıl amacı özenle araştırılmalıdır.
  • Mahkemeler sendikal ayrımcılık iddialarını derinlemesine incelemelidir.
  • Eksik inceleme temel hak güvencelerini etkisizleştirir.

Bu karar, işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarda sendikal hakların korunmasının anayasal bir güvence altında olduğunu ve yargı mercilerinin bu güvenceleri etkili bir şekilde işletmekle pozitif bir yükümlülüğü bulunduğunu açıkça göstermektedir. İş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedilmesi, yalnızca iş hukukuna aykırı bir işlem değil, aynı zamanda anayasal bir hak olan sendika kurma ve sendikal faaliyetlerde bulunma özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale olarak kabul edilmiştir. Derece mahkemelerinin, işe iade ve sendikal tazminat taleplerini reddederken feshin gerçek nedenini derinlemesine araştırmaması ve eksik incelemeyle karar vermesi anayasal hakların ihlali anlamı taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesi, bu kararında iş sözleşmesinin feshinin ardındaki asıl saikin sendikal faaliyetler olup olmadığının tespiti hususunda derece mahkemelerine önemli görevler düştüğünü bir kez daha teyit etmiştir. İşverenin şeklî fesih gerekçesinin arkasına sığınarak sendikal hakların kullanımını engellemeye yönelik adımlarının yargı denetiminden titizlikle geçmesi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması açısından büyük önem arz etmektedir.

Kararın emsal etkisi, özellikle sendikal teşkilatlanmanın veya faaliyetlerin yoğunlaştığı işyerlerinde işverenlerin gerçekleştirdiği işten çıkarmalara karşı açılan işe iade davalarında mahkemelerin uygulayacağı ispat standartlarına ve inceleme yükümlülüğüne yöneliktir. Yüksek Mahkeme, daha önce benzer konularda verdiği emsal kararlara atıf yaparak istikrarlı bir içtihat oluşturduğunu ve ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin bu anayasal ilkelere uygun kararlar üretmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Uygulamada, işçilerin sendikal nedenlerle işten çıkarıldıklarını ispatlamada yaşadıkları pratik zorluklar göz önüne alındığında, bu karar mahkemelerin daha proaktif ve özenli bir inceleme yapması gerektiğine dair net bir hukuki standart belirlemektedir. İş mahkemelerinin, işçinin sendikal faaliyetleri ile fesih işlemi arasındaki illiyet bağını detaylıca araştırması, yargısal hak kayıplarının önlenmesi ve çalışma hayatında sendikal örgütlenmenin korunması bakımından kritik bir hukuki dayanak oluşturacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, özel bir işyerinde çalışan başvurucu Bayram Gündüz'ün iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesiyle ortaya çıkmıştır. Başvurucu, işten çıkarılmasının asıl nedeninin yürüttüğü sendikal faaliyetler ve sendika üyeliği olduğunu iddia etmiştir. Bu haksız uygulama üzerine başvurucu, işverene karşı iş mahkemesinde dava açarak hem işine geri dönmeyi yani işe iadesini hem de yasal hakkı olan sendikal tazminatın kendisine ödenmesini talep etmiştir.

Ancak yargılama sürecinde Ankara Batı 2. İş Mahkemesi ve istinaf incelemesini gerçekleştiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, başvurucunun iş sözleşmesinin sendikal gerekçelerle feshedildiği yönündeki iddialarını yeterli bulmayarak işe iade ve sendikal tazminat taleplerini reddetmiştir. Başvurucu, mahkemelerin eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı bu ret kararlarının temel hakkı olan sendika hakkını zedelediğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlığın temelinde, işten çıkarmanın gerçekte sendikal nedenlere dayanıp dayanmadığı ve mahkemelerin bu iddiayı yeterince araştırıp araştırmadığı yer almaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesinin somut uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel hukuki kuralların merkezinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 51 ile güvence altına alınan sendika kurma hakkı bulunmaktadır. Anayasa'nın bu maddesi, çalışanların ve işverenlerin önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahip olduğunu ve sendikal faaliyetlerin devlet güvencesi altında bulunduğunu açıkça düzenlemektedir. Bu hak, demokratik ve adil bir çalışma hayatının vazgeçilmez unsurlarından biri olarak kabul edilmektedir.

Ayrıca, uyuşmazlığın yasal zeminini 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m. 25 oluşturmaktadır. İlgili kanun hükmü, işçilerin sendikaya üye olmaları, sendikal faaliyetlere katılmaları veya sendika temsilcisi olmaları nedeniyle işten çıkarılamayacağını ve herhangi bir ayrımcılığa tabi tutulamayacağını emretmektedir. İşverenin bu güvencelere aykırı hareket ederek sendikal saiklerle işçinin iş sözleşmesini feshetmesi durumunda, işçinin 4857 sayılı İş Kanunu m. 20 ve m. 21 kapsamında feshin geçersizliğinin tespitiyle işe iade davası açma ve sendikal tazminat talep etme hakkı doğmaktadır.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, sendikal nedenle fesih iddialarının ileri sürüldüğü uyuşmazlıklarda derece mahkemelerinin fesih işleminin arkasında yatan asıl saiki özenle araştırması ve davanın tarafları arasındaki hukuki ilişkiyi derinlemesine analiz etmesi gerekmektedir. İşverenin ileri sürdüğü görünürdeki fesih nedeninin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, işyerindeki sendikal örgütlenme süreci ve fesih tarihlerinin sendikal faaliyetlerle çakışıp çakışmadığı gibi olgusal durumlar dikkatle incelenmelidir. Doktrinde de genel kabul gördüğü üzere devletin pozitif yükümlülüğü, salt anayasal ve yasal düzenlemeler yapmakla sınırlı kalmayıp, yargı makamları aracılığıyla bu güvencelerin pratikte etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamayı zorunlu kılar.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut başvuruya ilişkin yaptığı incelemede, derece mahkemelerinin işe iade ve sendikal tazminat taleplerinin reddine dair kararlarını anayasal güvenceler ve pozitif yükümlülükler ışığında ele almıştır. Yüksek Mahkeme, uyuşmazlığın değerlendirilmesinde öncelikle olay ve olguları somut başvuru ile tamamen aynı nitelikte olan daha önceki bir emsal kararına (Emre Çelik ve diğerleri kararı) atıf yapmıştır. Söz konusu emsal kararda, başvurucuların sendikal gerekçelerle iş sözleşmelerinin sonlandırıldığına yönelik iddialarının mahkemeler tarafından yeterli özenle incelenmediği, işverenin fesih gerekçesinin arkasındaki asıl sendikal saikin aydınlatılamadığı ve bu durumun anayasal hakları ihlal ettiği tespit edilmiştir.

Somut olayda da ilk derece mahkemesi olan Ankara Batı 2. İş Mahkemesi ve istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından verilen ret kararlarının, başvurucunun sendikal fesih iddialarını bertaraf edecek nitelikte ilgili, yeterli ve ikna edici bir gerekçe barındırmadığı anlaşılmıştır. İş sözleşmesinin sendikal faaliyetler nedeniyle feshedildiğine ilişkin temel bulgular bulunmasına rağmen, yargı mercilerince bu iddiaların işverenin gösterdiği gerekçeler karşısında Anayasa Mahkemesi içtihatlarında belirlenen anayasal ilkelere uygun bir şekilde derinlemesine araştırılmadığı görülmüştür. Yüksek Mahkeme, derece mahkemelerinin bu eksik inceleme ve değerlendirmelerinin, devletin işçilerin sendikal haklarını korumaya yönelik pozitif yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirlemiştir.

Özellikle, işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklarda çalışma ilişkisi gereği daha zayıf konumda olan işçinin temel haklarının yargısal süreçlerde etkin bir şekilde korunması gerektiği, aksi takdirde sendikal örgütlenme özgürlüğünün pratikte bir anlam ifade etmeyeceği vurgulanmıştır. Başvurucunun sendika hakkına yapılan müdahalenin derece mahkemelerince giderilememesi, anayasal güvencelerin ihlali sonucunu doğurmuştur. Mahkeme, hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve başvurucunun uğradığı manevi zararların telafi edilmesi için yargılamanın yenilenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucunun Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: