Karar Bülteni
AYM 2021/10449 BN.
Anayasa Mahkemesi | Hacı Sincer | 2021/10449 BN.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2021/10449 |
| Karar Tarihi | 18.09.2024 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Savunma alınmadan disiplin cezası onanamaz.
- Sözlü savunma talebi mahkemece gözetilmelidir.
- Dosya üzerinden karar verilmesi hakkı kısıtlar.
- Mahpusun meramını doğrudan anlatma hakkı vardır.
Bu karar, ceza infaz kurumlarında uygulanan disiplin cezalarına karşı yapılan şikâyet başvurularında, hükümlü ve tutukluların sözlü yargılanma hakkının güvence altına alınmasının hukuki zorunluluğunu bir kez daha net bir biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, disiplin cezasına itiraz eden bir hükümlünün açıkça Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla sözlü savunma yapma talebinde bulunmasına rağmen, infaz hâkimliğinin bu talebi hiçbir gerekçe göstermeksizin göz ardı ederek salt evrak üzerinden inceleme yapıp karar vermesini anayasal hakların ihlali olarak değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme bu tespitiyle, usule ilişkin güvencelerin şekilci yaklaşımlarla feda edilemeyeceğinin altını çizmiştir.
Benzer davalarda ve cezaevi idarelerinin uyguladığı disiplin yaptırımlarına karşı yapılacak yargısal itiraz süreçlerinde bu karar önemli bir emsal teşkil etmektedir. İnfaz hâkimliklerinin, kişilerin hürriyetini veya kurum içi imkânlarını doğrudan kısıtlayan disiplin yaptırımlarına ilişkin incelemelerinde, başvurucuların hâkim karşısında doğrudan veya teknik vasıtalarla meramını anlatabilme hakkını mutlak surette temin etmeleri gerektiği uygulamaya yerleşmiş bir kural olarak pekiştirilmiştir. Dosya yükü veya usul ekonomisi gerekçesiyle hızlıca dosya üzerinden sonuçlandırılan itiraz mekanizmalarının, adil yargılanma hakkına ve anayasal güvencelere uygun yürütülmesini sağlamak adına bağlayıcı bir hukuki standart ortaya konulmuştur. Bu durum, yargılama makamlarının karar alma süreçlerinde sözlü savunma taleplerini esastan ve ciddiyetle ele almalarını zorunlu kılmaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Türkoğlu 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucu hakkında, açlık grevi eylemi gerçekleştirdiği gerekçesiyle idare tarafından disiplin soruşturması başlatılmış ve kendisine bir ay süre ile bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma disiplin cezası verilmiştir. Başvurucu, hakkındaki bu disiplin cezasına karşı infaz hâkimliğine itiraz etmiş ve mahkemeye sunduğu şikâyet dilekçesinde açıkça Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla hâkim huzurunda sözlü savunma yapmak istediğini talep etmiştir. Ancak infaz hâkimliği, başvurucunun sözlü savunma talebini dikkate almadan, şikâyetin yapıldığı aynı gün doğrudan dosya üzerinden inceleme yaparak itirazı reddetmiştir. Uyuşmazlığın temel konusu, başvurucunun sözlü olarak kendini ifade etme ve savunma yapma talebinin mahkeme tarafından karşılanmadan evrak üzerinden karar tesis edilmesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediğidir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, somut uyuşmazlığı çözüme kavuştururken adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan sözlü yargılanma hakkı ile ceza infaz kurumlarındaki disiplin uygulamalarına ilişkin yasal düzenlemeleri ve yargılama usullerini merkeze almıştır. Uyuşmazlığın çözümünde başvurulan en temel kural, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.6 hükmüdür. İlgili kanun maddesi, disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkiminin, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra karar vermesini kesin bir dille emretmektedir. Ayrıca yine aynı kanun kapsamında, savunmanın bizzat hâkim huzurunda veya avukat aracılığıyla yapılabileceği, hâkimin gerekli görmesi durumunda bu savunmayı ceza infaz kurumunda da alabileceği düzenlenmiştir.
Yüksek Mahkeme, yerleşik içtihatları çerçevesinde bu hukuki düzenlemenin, ilgili kişinin disiplin cezasına yönelik şikâyetinin karara bağlanmasından önce bizzat infaz hâkimi tarafından dinlenmesini ve meramını anlatmasına imkân tanınmasını zorunlu kıldığını vurgulamaktadır. Hükümlü veya tutuklunun mahkeme huzurunda bulunması, usul hukuku bağlamında bizzat duruşma açılarak veya teknolojik altyapılar kullanılarak sağlanabilmektedir. Kanunun öngördüğü bu usuldeki temel amaç, disiplin yaptırımı uygulanan mahpusun hâkim karşısında olayları kendi bakış açısıyla anlatabilmesini ve dosyada aleyhine olan delillere etkili bir şekilde karşı çıkabilmesini sağlamaktır. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki sözlü yargılanma hakkı, kişilerin yalnızca evrak üzerinden değil, yüz yüze ilkesi gereğince iddia ve savunmalarını dile getirebilmelerini güvence altına alarak yargılamanın hakkaniyetini sağlayan en kritik araçlardan biri olarak kabul edilmektedir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun somut iddiaları ışığında yaptığı incelemede, ilk derece mahkemesi tarafından izlenen yargılama usulünün anayasal güvencelerle ne ölçüde bağdaştığını detaylı bir şekilde değerlendirmiştir. Başvurucu, aldığı disiplin cezasına itiraz ederken infaz hâkimliğine sunduğu dilekçede açıkça SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılarak sözlü savunma yapmak istediğini ifade etmiştir. Buna rağmen infaz hâkimliği, başvurucunun bu yöndeki açık talebini hiçbir şekilde değerlendirmeye almamış ve uyuşmazlığın esasını yalnızca dosya üzerinden inceleyerek şikâyetin reddine karar vermiştir.
Mahkeme, başvurucunun cezaevi idaresine daha önceden verdiği dilekçelerle açlık grevi eylemini gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu belirterek uyuşmazlığı şeklen çözmüş olsa da, savunma hakkının kısıtlanması boyutunu ve hukuki prosedürü irdelememiştir. Anayasa Mahkemesinin tespitlerine göre, yasalar uyarınca infaz hâkiminin şikâyeti karara bağlamadan önce hükümlünün bizzat veya avukatı aracılığıyla savunmasını alması hukuki bir zorunluluktur. Başvurucunun kendi ifadesiyle doğrudan hâkime meramını anlatma, aleyhindeki iddiaları ve delilleri çürütme, kendi perspektifini sözlü olarak dile getirme hakkı tamamen elinden alınmıştır.
Somut olayda, infaz hâkimliğinin başvurucunun SEGBİS üzerinden dinlenme talebini hiçbir makul veya yasal gerekçe göstermeksizin reddederek doğrudan evrak üzerinden karar tesisi yoluna gitmesi, sözlü yargılanma hakkının çekirdeğine yönelik açık ve ağır bir müdahale olarak değerlendirilmiştir. Yargısal makamlar önünde sözlü olarak savunma yapmak istediğine dair somut ve usule uygun bir talebi bulunan başvurucuya bu imkânın sağlanmaması, adil yargılanma sürecini temelinden zedeleyen bir ihlal doğurmuştur.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki sözlü yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.