Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Özgür Karakaya Kararı 2021/50808 B.

Anayasa Mahkemesi Özgür Karakaya Kararı 2021/50808 B.

Bu karar, ceza yargılamalarında sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma hakkının temel bir adil yargılanma güvencesi olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, sanığın açıkça duruşmada şahsen bulunmayı talep ettiği ve SEGBİS ile katılmayı reddettiği durumlarda, mahkemelerin geçerli ve zorlayıcı bir neden göstermeden yargılamayı sanığın yokluğunda veya zoraki SEGBİS bağlantısı üzerinden sürdürmesini hukuka aykırı bulmuştur. Karar, usul ekonomisi gerekçesinin, sanığın savunma hakkını kısıtlayacak ölçüde geniş yorumlanamayacağını teyit etmektedir.
search

Anayasa Mahkemesi
Özgür Karakaya Kararı 2021/50808 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2021/50808
Karar Tarihi 18.09.2024
Taraf Özgür Karakaya
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Sanığın duruşmada bizzat bulunma talebi gerekçesiz reddedilemez.
Zorlayıcı neden olmaksızın SEGBİS dayatması hak ihlalidir.
SEGBİS uygulaması duruşmada hazır bulunma hakkına müdahaledir.
Esaslı işlemlerin yapıldığı celselerde sanığın katılımı gözetilmelidir.

Bu karar, ceza yargılamalarında sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma hakkının temel bir adil yargılanma güvencesi olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, sanığın açıkça duruşmada şahsen bulunmayı talep ettiği ve SEGBİS ile katılmayı reddettiği durumlarda, mahkemelerin geçerli ve zorlayıcı bir neden göstermeden yargılamayı sanığın yokluğunda veya zoraki SEGBİS bağlantısı üzerinden sürdürmesini hukuka aykırı bulmuştur. Karar, usul ekonomisi gerekçesinin, sanığın savunma hakkını kısıtlayacak ölçüde geniş yorumlanamayacağını teyit etmektedir.

Benzer davalarda bu karar, özellikle tutuklu sanıkların mahkemeye getirilmemesi yönündeki genel idari kolaycılığın önüne geçecek niteliktedir. Yargılamayı yürüten mahkemelerin, sanığı SEGBİS aracılığıyla bağlamaya çalışmadan önce, sanığın açık rızasının olup olmadığını araştırması ve rıza yoksa zorunluluk hâllerini somut olay bazında gerekçelendirmesi gerekecektir. Uygulamadaki önemi açısından, mahkemeler artık sanığın şahsen katılım taleplerini salt "ceza infaz kurumunun uzaklığı" veya "SEGBİS altyapısının varlığı" gibi klişe gerekçelerle reddedemeyecektir. Aksi tutumların, davanın esasına ilişkin açık bir ihlal sebebi sayılacağı bu içtihatla kesinleşmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sonucunda, başvurucu Özgür Karakaya hakkında terör örgütü yöneticisi ve üyesi olma, mala zarar verme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme ile görevi yaptırmamak için direnme suçlamalarıyla ceza davası açılmıştır. Yargılama devam ederken başvurucu, başka bir suçtan dolayı tutuklanmış ve farklı bir ceza infaz kurumuna nakledilmiştir. Mahkeme, başvurucunun duruşmalara SEGBİS aracılığıyla katılmasına karar vermiştir. Ancak başvurucu, SEGBİS ile duruşmalara katılmayı reddederek mahkeme huzurunda bizzat hazır bulunmak istediğini bildirmiştir. Mahkeme, başvurucunun taleplerini ve itirazlarını dikkate almayarak yargılamayı sanığın yokluğunda sürdürmüş ve neticede mahkûmiyet kararı vermiştir. İstinaf mahkemesinin usul yönünden verdiği bozma kararının ardından yapılan tek celsede de durum değişmemiş, başvurucunun şahsen katılma taleplerine rağmen yokluğunda yeniden hüküm kurulmuştur. Uyuşmazlık, sanığın ısrarlı talebine rağmen duruşmada bizzat hazır edilmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken temel olarak Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.196 hükümlerini dikkate almıştır. Adil yargılanma hakkının en önemli görünümlerinden biri, sanığın kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında mahkeme huzurunda bizzat bulunarak savunma yapabilmesini güvence altına alan "duruşmada hazır bulunma hakkı"dır.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, sanığın kendi talebine veya açık rızasına aykırı olarak SEGBİS yoluyla duruşmaya katılmaya zorlanması, duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik açık bir müdahale teşkil etmektedir. Bu müdahalenin anayasaya uygun kabul edilebilmesi için kanuni bir dayanağının bulunması, usul ekonomisi gibi meşru bir amaca hizmet etmesi ve ölçülülük ilkesine riayet edilerek uygulanması şarttır. Ölçülülük ilkesi bağlamında, mahkemelerin sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma talebini hangi haklı ve zorlayıcı nedene dayanarak reddettiğini kararında açıkça ve ikna edici bir biçimde ortaya koyması gerekmektedir.

Doktrin ve içtihatlarda kabul edildiği üzere, adil yargılanma hakkı güvencelerinden açık veya örtülü feragat mümkündür. Ancak bu feragatin geçerli olabilmesi için iradenin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olması ve sonuçlarının sanık tarafından makul olarak öngörülebilir olması aranır. Sanığın SEGBİS ile duruşmaya katılmaya açıkça itiraz ettiği, mahkemeye dilekçeler sunarak şahsen bulunmak istediğini belirttiği durumlarda zımni bir feragatten söz edilemez. Mahkemelerin, sanığın katılımı olmaksızın veya zoraki SEGBİS bağlantısıyla yargılamayı esastan etkileyecek işlemleri yapması, savunma hakkının özünü zedeleyen ağır bir usul ihlali olarak değerlendirilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayı incelerken öncelikle yargılama sürecindeki aşamaları ve ilk derece mahkemesinin tutumunu detaylı olarak ele almıştır. Yargılamanın hem bozma kararı öncesindeki celselerinde hem de istinaf dairesinin usulden bozma kararı sonrasında yapılan duruşmasında başvurucunun bizzat hazır bulunma yönünde açık ve ısrarlı talepleri olduğu görülmüştür. Başvurucunun duruşmalara bizzat katılmak istediğini, sağlık sorunları ile müdafisiyle görüşememe nedenlerini öne sürerek SEGBİS aracılığıyla savunma yapmak istemediğini dilekçelerle mahkemeye ilettiği tespit edilmiştir. Buna rağmen mahkeme, bu talepleri geçerli bir gerekçe sunmaksızın yanıtsız bırakarak SEGBİS bağlantısı kurmaya çalışmış, başvurucu katılmayı reddettiğinde ise yokluğunda yargılamaya devam ederek esaslı işlemler yapmış ve mahkûmiyet hükmü kurmuştur.

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun duruşmada hazır bulunma hakkından açık veya zımni bir şekilde feragat ettiğine dair herhangi bir bulguya rastlanmadığını tespit etmiştir. Tam aksine, başvurucu yargılamanın çeşitli aşamalarında ve kanun yolu dilekçelerinde bu hakkını kullanmak istediğini sarih bir şekilde ifade etmiştir. Mahkemenin, bozma kararına dayanak teşkil eden hukuka aykırılıkların giderilmesi ve sanığın savunma hakkının tesis edilmesi noktasında başka hiçbir alternatifi değerlendirmeden ve somut olaya özgü haklı, zorlayıcı bir gerekçe sunmadan başvurucuyu SEGBİS ile duruşmaya dâhil etmeye çalışması orantısız bir müdahale olarak nitelendirilmiştir.

Ayrıca, istinaf mahkemesinin bozma kararından sonra yapılan tek celsede, başvurucunun bizzat bulunmak istediğini açıkça beyan ettiği bir aşamada yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması, usul güvencelerinin bütünüyle ihlal edildiğini göstermektedir. SEGBİS yönteminin dayatılmasının ve sanığın şahsen dinlenilmemesinin demokratik toplum düzeninde gerekli olmadığı, orantısızlık içerdiği ve savunma hakkını telafisi güç şekilde sınırlandırdığı tespitiyle, adil yargılanma hakkının zedelendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Mahkeme beni SEGBİS'le duruşmaya katılmaya zorlayabilir mi? expand_more
Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, sanığın kendi talebi veya açık rızası olmadan SEGBİS yoluyla duruşmaya katılmaya zorlanması, duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik açık bir müdahaledir. Mahkemeler, sanığı SEGBİS aracılığıyla bağlamaya çalışmadan önce açık rızasını aramalı ve rıza yoksa bu durumu zorunlu kılan hâlleri somut olay bazında gerekçelendirmelidir. Geçerli ve zorlayıcı bir neden gösterilmeden zoraki SEGBİS bağlantısı dayatılması adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.
Duruşmaya bizzat katılmak istiyorum ama mahkeme reddetti, bu yasal mı? expand_more
Mahkemenin bizzat katılma talebinizi salt usul ekonomisi veya genel idari kolaycılık gibi gerekçelerle reddetmesi adil yargılanma hakkına aykırıdır. Mahkemelerin, sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma talebini hangi haklı ve zorlayıcı nedene dayanarak reddettiğini kararında açıkça ve ikna edici bir biçimde ortaya koyması şarttır. Sanığın şahsen dinlenilmemesi ve şahsen katılım yerine SEGBİS yönteminin dayatılması orantısız bir müdahale olarak değerlendirilmektedir.
SEGBİS'i reddettim diye mahkeme yokluğumda karar verebilir mi? expand_more
Hayır, mahkeme sizin açıkça duruşmada şahsen bulunmayı talep ettiğiniz ve SEGBİS'i reddettiğiniz durumlarda geçerli bir neden göstermeden yargılamayı yokluğunuzda sürdüremez. Sanığın SEGBİS'e itiraz ettiği ve şahsen bulunmak istediği durumlarda hakkından feragat etmiş sayılmayacağı kabul edilmektedir. Mahkemenin geçerli bir gerekçe sunmadan sanığın yokluğunda esastan karar vermesi, savunma hakkının özünü zedeleyen ağır bir usul ihlalidir.
Cezaevinin uzak olması mahkemenin SEGBİS dayatması için haklı bir sebep mi? expand_more
Ceza infaz kurumunun uzaklığı veya adliyedeki SEGBİS altyapısının varlığı gibi klişe gerekçeler, sanığın şahsen katılım taleplerini reddetmek için tek başına yeterli kabul edilmemektedir. Anayasa Mahkemesi, usul ekonomisi gibi gerekçelerin sanığın savunma hakkını kısıtlayacak ölçüde geniş yorumlanamayacağını net bir şekilde ifade etmiştir. Mahkemenin somut olaya özgü haklı ve zorlayıcı bir neden sunmadan alternatifleri değerlendirmemesi ihlal sebebi sayılmaktadır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir