Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Bülent Gökdaş | BN. 2021/37718

Karar Bülteni

AYM Bülent Gökdaş BN. 2021/37718

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/37718
Karar Tarihi 22.05.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Sanığın duruşmada bizzat bulunma hakkı esastır.
  • Zorunlu hâllerde SEGBİS kullanımı ölçülü olmalıdır.
  • Talebe rağmen SEGBİS dayatması ihlal oluşturabilir.
  • İstinaf merciinin şikâyetleri araştırmaması hakkı zedeler.

Bu karar hukuken, ceza yargılamalarında sanığın duruşmada bizzat bulunma hakkının önemini ve SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) uygulamasının sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. Anayasa Mahkemesi, COVID-19 salgını gibi olağanüstü durumlarda dahi sanığın mahkeme salonunda fiziken yer alma talebinin kategorik olarak reddedilemeyeceğini ortaya koymuştur. İlk derece mahkemesinin salgın koşullarına dayanarak sanığı SEGBİS üzerinden yargılaması başlangıçta meşru ve gerekli bir araç seçimi olarak görülse de, istinaf merciinin bu kısıtlamanın devam edip etmediğini araştırmaması adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendirilmiştir. Bu durum, kişi özgürlüğünü kısıtlayan yargılamalarda usuli güvencelerin her aşamada titizlikle korunması gerektiğini göstermektedir.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi ve uygulamadaki önemi oldukça büyüktür. Karar, istinaf ve temyiz mercilerine, sanığın bizzat dinlenme ve duruşmada hazır bulunma taleplerini yalnızca ilk derece mahkemesinin o anki gerekçelerine dayanarak değil, güncel koşullara göre yeniden değerlendirme yükümlülüğü getirmektedir. Mahkemeler, sanığın iradesi hilafına uzaktan katılım yöntemlerine başvurduklarında, bunun hangi zorlayıcı nedene dayandığını ve müdahalenin neden hâlâ gerekli olduğunu detaylıca gerekçelendirmek zorundadır. Özellikle ceza miktarının yüksek olduğu suçlarda sanığın mahkeme heyetiyle doğrudan temas kurma hakkının korunması, adil yargılanma hakkının tesisi bakımından hayati bir önem taşımakta olup, bu karar uygulamadaki SEGBİS dayatmalarına karşı yargısal bir fren mekanizması işlevi görecektir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bülent Gökdaş hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, yönetici olma ve resmî belgede sahtecilik suçlarından dava açılmıştır. Sanık, tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşmalara bizzat katılarak savunma yapmak istemiş ve mahkemede hazır bulunmayı talep etmiştir. Ancak mahkeme, cezaevi idaresinin COVID-19 salgını tedbirleri ve cezaevi kapasitesinin karantina uygulaması için yetersiz olduğu yönündeki yazılarına dayanarak sanığın talebini reddetmiş ve duruşmalara zorunlu olarak SEGBİS üzerinden katılımını sağlamıştır. Yargılama sonucunda hapis cezasına çarptırılan başvurucu, bizzat katılamadığı için savunma hakkının kısıtlandığını belirterek istinaf mahkemesine itirazda bulunmuştur. İstinaf mahkemesi, sanığın bu şikâyetini ve salgın şartlarının değişip değişmediğini araştırmadan itirazı reddedince, başvurucu adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken öncelikle Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ve bu hakkın en temel unsurlarından biri olan duruşmada hazır bulunma hakkına dayanmıştır. Bu hak, sanığın kendi davasının duruşmalarında bizzat bulunmasını, mahkeme heyetiyle yüz yüze iletişim kurmasını ve savunmasını doğrudan yapabilmesini teminat altına alır. Duruşmada hazır bulunma hakkı, sözlü yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin hayata geçirilmesi için zorunludur.

Uyuşmazlığın kanuni temelini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.196 oluşturmaktadır. Anılan madde, sanığın istisnai durumlarda ve usul ekonomisi amacıyla Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmalara katılabilmesine imkân tanımaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, kişilerin kendi isteklerine aykırı olarak SEGBİS yoluyla duruşmaya katılmaya zorlanması, duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik bir müdahale teşkil etmektedir.

Bu tür bir müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için meşru bir amaca dayanması ve ölçülü olması gereklidir. Ölçülülük ilkesi bağlamında, müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı karşılayıp karşılamadığı değerlendirilir. Sanığın bizzat hazır bulunma talebinin reddedilmesinin hangi zorlayıcı nedene dayandığı mahkemelerce net bir biçimde ortaya konulmalıdır. Eğer sanık, teknik imkânlarla katıldığı celselerde yargılamanın sonucunu etkileyecek esaslı usul işlemlerine tabi tutuluyorsa, mahkemenin fiziki katılımı engelleyen gerekçesinin güncelliğini ve geçerliliğini denetleme yükümlülüğü artar. İstinaf merciinin de bu denetimi yerine getirerek sanığın savunma haklarının kısıtlanıp kısıtlanmadığını ve fiziki katılım önündeki engellerin devam edip etmediğini titizlikle irdelemesi, adil yargılanma ilkesinin bir gereğidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun duruşmada hazır bulunma hakkına yönelik müdahaleyi incelerken ilk derece mahkemesinin ve istinaf merciinin yaklaşımlarını ayrı ayrı değerlendirmiştir. Olayda ilk derece mahkemesinin başvurucuyu duruşmada hazır bulundurma yönünde talimat verdiği, ancak cezaevinin COVID-19 salgını ve karantina kapasitesi yetersizliği sebebiyle bunu uygulayamadığını bildirmesi üzerine SEGBİS ile yargılamaya devam edildiği görülmüştür. Yüksek Mahkeme, o dönemde salgının yaygın olması ve halk sağlığı tedbirleri dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin SEGBİS tercihinin somut olayda en uygun araç olduğuna ve müdahalenin o aşamada gerekli olduğuna hükmetmiştir.

Ancak Anayasa Mahkemesi, asıl ihlalin istinaf aşamasında gerçekleştiğini tespit etmiştir. Başvurucu, duruşmalara bizzat katılamamasının savunma hakkını kısıtladığını istinaf dilekçesinde açıkça dile getirmiştir. İstinaf mahkemesinin, aradan geçen zaman zarfında cezaevi şartlarının değişip değişmediğini, karantina uygulamasının sonradan mümkün hâle gelip gelmediğini araştırması gerekirdi. İstinaf mercii, salgın koşullarının güncel durumunu değerlendirerek sanığı bizzat duruşmada hazır bulundurmanın mümkün olup olmadığı hususunda hiçbir araştırma ve değerlendirme yapmadan esastan ret kararı vermiştir.

Anayasa Mahkemesi, istinaf merciinin bu tutumunun, duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin ölçülülük ve gereklilik koşullarını sağlamadığını göstermesi bakımından kritik bir eksiklik olduğuna karar vermiştir. Başvurucunun SEGBİS itirazlarının istinaf incelemesinde dikkate alınmaması ve denetlenmemesi, yargılama usulünün adil olmasını engelleyen temel bir faktör olarak görülmüştür.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve yeniden yargılama yapılması için başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: