Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (Kapatılan) 2016/19965 E. 2016/20740 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (Kapatılan) 2016/19965 E. 2016/20740 K.

Bu karar hukuken, işverenlerin performans düşüklüğü bahanesiyle iş sözleşmelerini feshederken aslında sendikal nedenlerle hareket edip etmediklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Mahkeme, performans nedenine dayalı fesihte işçinin savunmasının alınmamasını feshin usulden geçersizliği için yeterli görerek işe iade yönünde doğru bir tespitte bulunmuştur. Ancak Yargıtay, asıl meselenin işe iade ile birlikte talep edilen sendikal tazminat boyutunda olduğuna dikkat çekmiştir. Sendikal ayrımcılık ve mobbing iddialarının yüzeysel bir yaklaşımla reddedilemeyeceği; sendika kayıtlarından Bakanlık şikayetlerine, işçi giriş çıkışlarından yetki tespiti süreçlerine kadar tüm detayların araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (Kapatılan)
Esas No 2016/19965
Karar No 2016/20740
Karar Tarihi 08.12.2016
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Performans feshinde savunma alınması şarttır.
  • gavel Sendikal fesih iddiası ispat yükü işçidedir.
  • gavel Sendikal ayrımcılıkta kapsamlı araştırma zorunludur.
  • gavel Baskıyla sendikadan istifa iddiaları incelenmelidir.

Bu karar hukuken, işverenlerin performans düşüklüğü bahanesiyle iş sözleşmelerini feshederken aslında sendikal nedenlerle hareket edip etmediklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Mahkeme, performans nedenine dayalı fesihte işçinin savunmasının alınmamasını feshin usulden geçersizliği için yeterli görerek işe iade yönünde doğru bir tespitte bulunmuştur. Ancak Yargıtay, asıl meselenin işe iade ile birlikte talep edilen sendikal tazminat boyutunda olduğuna dikkat çekmiştir. Sendikal ayrımcılık ve mobbing iddialarının yüzeysel bir yaklaşımla reddedilemeyeceği; sendika kayıtlarından Bakanlık şikayetlerine, işçi giriş çıkışlarından yetki tespiti süreçlerine kadar tüm detayların araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi ve uygulamadaki önemi büyüktür. Özellikle toplu işten çıkarmaların veya sendikal örgütlenme dönemlerinde yaşanan bireysel fesihlerin arkasındaki asıl saikin mahkemelerce nasıl araştırılacağına dair bir yol haritası sunmaktadır. İşçinin sendikal faaliyetleri nedeniyle mobbinge uğradığı ve istifaya zorlandığı iddiaları, salt tanık beyanlarıyla sınırlandırılmamalı, işyeri düzeyindeki genel sendikal hareketlilik ve resmi kayıtlarla birlikte bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Bu durum, işçilerin sendikal haklarının korunması ve işverenlerin muvazaalı fesihlerinin önüne geçilmesi açısından kritik bir hukuki güvence sağlamaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu davada uyuşmazlık, bir banka çalışanının performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarılması üzerine başlamıştır. İşçi, işten çıkarılmasının asıl nedeninin performans değil, sendikaya üye olması olduğunu iddia etmiştir. Çalışan, sendikaya üye olduktan sonra yöneticileri tarafından aranarak "kariyerin etkilenir, banka yönetimi sendikasızlara öncelik veriyor" şeklinde baskılara ve mobbinge maruz bırakıldığını belirtmiştir. Hatta bu baskılar yüzünden bir ara sendikadan istifa etmek zorunda kaldığını, sonrasında tekrar üye olunca işten atıldığını ileri sürmüştür. İşçi, haksız yere işten çıkarıldığını belirterek işe iadesini ve feshin sendikal nedene dayanması sebebiyle ayrıca sendikal tazminat ödenmesini talep ederek dava açmıştır. İşveren tarafı ise çalışanın performansının yetersiz olduğunu, işten çıkarmanın sendikal bir nedene dayanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtay incelemesine konu olan uyuşmazlıkta, iş güvencesi ve sendikal hakların korunmasına ilişkin temel kanun maddeleri ele alınmıştır. Öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu m.18 uyarınca, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Yine aynı kanunun ilgili hükümlerine göre, işçinin performansı veya davranışları nedeniyle fesih yapılmadan önce mutlaka yazılı savunmasının alınması yasal bir zorunluluktur.

Öte yandan, sendikal hakların güvencesi 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25 ile sağlanmıştır. Bu maddeye göre işveren, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler arasında ayrım yapamaz ve işçinin iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshedemez. Feshin sendikal nedene dayandığının mahkemece tespiti halinde, işçinin işe başlatılıp başlatılmamasına bakılmaksızın en az bir yıllık ücreti tutarında sendikal tazminata hükmedilir.

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sendikal tazminat davalarında ispat yükü kural olarak işçidedir. Ancak mahkemelerin bu durumu tespit ederken geniş çaplı ve somut bir araştırma yapması zorunludur. İşyerinde çalışan sendikalı işçi sayısı, işten çıkarılanların sendikal durumu, işyerine yeni işçi alınıp alınmadığı, alınanların sendika üyesi olup olmadığı ve sendikanın yetki prosedürü gibi objektif unsurların titizlikle incelenmesi, iddiaların aydınlatılması açısından temel hukuk kuralı olarak benimsenmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yerel mahkeme, işverenin performans düşüklüğü iddiasına dayalı olarak yaptığı fesihte, fesihten önce işçinin savunmasını almadığını belirlemiş ve bu nedenle feshin usulden geçersiz olduğuna kanaat getirerek işe iadeye karar vermiştir. Yargıtay bu tespiti yerinde bulmuş ve usuli eksiklikten doğan fesih geçersizliğini onamıştır. Ancak, yerel mahkemenin davacının sendikal tazminat talebini yetersiz bir araştırma ile reddetmesi Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuştur.

Dosya kapsamındaki delillerden, davacının üyesi bulunduğu sendikanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na şikayette bulunduğu, işverenin işçilere sendikadan istifa etmeleri yönünde tehdit ve baskı uyguladığı, bu baskılar neticesinde binlerce işçinin sendikadan istifa ettirildiği ve istifa etmeyen çok sayıda işçinin işten çıkarıldığı yönünde ciddi iddiaların ve yazılı belgelerin bulunduğu tespit edilmiştir. Üstelik sendikanın işyerinde yetkili olduğunun tespitine ilişkin devam eden yargısal süreçlerin de bulunduğu görülmüştür.

Yargıtay, mahkemenin bu önemli iddiaları ve belgeleri derinlemesine araştırmadan, sadece eksik beyanlara dayanarak sendikal nedenin ispatlanamadığı sonucuna varmasını eksik inceleme olarak değerlendirmiştir. Özellikle davacının üyelik ve istifa tarihlerinin, işyerindeki diğer işçi hareketlerinin, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının ve Bakanlık nezdindeki şikayetlerin akıbetinin detaylıca araştırılarak feshin asıl nedeninin ortaya çıkarılması gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunda eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Performans düşüklüğü gerekçesiyle savunmam alınmadan işten çıkarıldım, ne yapabilirim? expand_more
İş Kanunu'na göre, işveren performans veya davranışlarınız nedeniyle sözleşmenizi feshetmeden önce mutlaka yazılı savunmanızı almak zorundadır. Savunmanız alınmadan yapılan bir fesih işlemi usulden geçersiz sayılacaktır. Bu durumda mahkemeye başvurarak işe iade davası açabilirsiniz; nitekim Yargıtay da savunma alınmamasını feshin geçersizliği ve işe iade için yeterli bir hukuki gerekçe olarak kabul etmektedir.
Sendikaya üye olduğum için işten atıldım. Bu durumu mahkemede nasıl ispatlayacağım? expand_more
Sendikal tazminat davalarında feshin sendikal nedene dayandığını ispat yükü kural olarak işçidedir. Ancak Yargıtay, bu tür durumlarda sadece tanık beyanlarının yeterli olmadığını; mahkemenin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları, işyerindeki sendikalı işçi sayısı, işe yeni girenlerin durumu ve Çalışma Bakanlığı'na yapılan şikayetler gibi tüm objektif delilleri titizlikle ve kapsamlı bir şekilde araştırması gerektiğini belirtmektedir. İşveren performans düşüklüğü gibi bahaneler sunsa dahi, mahkeme asıl sebebin sendikal ayrımcılık olup olmadığını bütüncül bir şekilde incelemekle yükümlüdür.
Müdürüm sendikadan çıkmam için baskı yapıyor. Sendikal nedenle atılırsam tazminat alır mıyım? expand_more
İş Kanunu ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca, işverenin işçiler arasında sendika üyeliği sebebiyle ayrım yapması ve işçileri istifaya zorlayarak mobbing uygulaması kesinlikle yasaktır. Mahkeme sürecinde işten çıkarılmanızın asıl sebebinin sendikal faaliyetleriniz olduğu tespit edilirse, işe başlatılıp başlatılmamanızdan tamamen bağımsız olarak tarafınıza en az bir yıllık ücretiniz tutarında sendikal tazminat ödenmesine karar verilir. Yargıtay, işverenin baskı ve tehdit iddialarının hiçbir şekilde yüzeysel değerlendirilemeyeceğini içtihat altına almıştır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir