Anasayfa Karar Bülteni AYM | Mehmet Şimşek | BN. 2019/23998

Karar Bülteni

AYM Mehmet Şimşek BN. 2019/23998

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2019/23998
Karar Tarihi 12.06.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Olağanüstü hâl işlemlerinde yargı yolu kapatılamaz.
  • Davanın doğrudan incelenmeksizin reddedilmesi ölçüsüzdür.
  • Mahkemeye erişim hakkı temel anayasal güvencedir.
  • Uyuşmazlıklar değerlendirilmek üzere yetkili mercie gönderilmelidir.

Bu karar, olağanüstü hâl (OHAL) kanun hükmünde kararnameleri (KHK) ile tesis edilen idari işlemlere karşı idari yargıda açılan davalarda mahkemelerin izlemesi gereken usulü ve yargı yoluna erişim güvencesini göstermesi bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. İdari mahkemelerin, doğrudan OHAL KHK'sı ile tesis edilen bir işlemi gerekçe göstererek "incelenmeksizin ret" kararı vermesinin ve yargı yolunu tamamen kapatmasının hukuka aykırı olduğu net bir şekilde ortaya konulmuştur. Karar, bu tür uyuşmazlıklarda kişilerin hukuki denetim mekanizmalarından mahrum bırakılamayacağını, dosyaların ilgili mevzuat uyarınca yetkili komisyona veya idari birimlere gönderilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi oldukça geniştir. Özellikle OHAL sürecinde kamu kurumları ile ilişiği kesilen, sözleşmeleri feshedilen veya atama süreçleri iptal edilen kamu görevlisi adaylarının hukuki yollara erişimi açısından hayati bir güvence sağlamaktadır. Uygulamada idare mahkemelerinin KHK ile yapılan işlemlere karşı açılan davaları doğrudan usulden reddetme eğilimi bu kararla anayasaya aykırı bulunmuş, bireylerin mahkemeye erişim hakkının özüne dokunan ölçüsüz müdahalelerin önüne geçilmiştir. Emsal niteliğindeki bu karar, başvuru yollarının dar yorumlanarak kapatılamayacağını, temel hakların kısıtlı dönemlerde dahi etkili bir şekilde korunması gerektiğini kanıtlamaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde subay olmak amacıyla temel askerlik eğitimine başlamıştır. Eğitim süreci devam ederken olağanüstü hâl döneminde yayımlanan bir emirle adayların izne gönderildiği ve sonrasında 675 sayılı KHK hükümlerine dayanılarak ön sözleşmelerinin feshedildiği anlaşılmıştır.

Başvurucu, tesis edilen bu sözleşme feshi işleminin iptali talebiyle idari yargıda dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, başvurucunun sözleşmesinin kanun niteliği taşıyan bir KHK düzenlemesi ile feshedildiğini ve ortada idari davaya konu olabilecek bir işlemin bulunmadığını belirterek davayı esasa girmeden, incelenmeksizin reddetmiştir. Başvurucu, doğrudan mahkemeye erişiminin engellendiğini, memuriyete dönmesine hukuka aykırı şekilde engel çıkarıldığını ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve bu hakkın ayrılmaz bir parçası olan mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde bir inceleme yapmıştır. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilme ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilme özgürlüğünü ifade eder. Olay tarihinde yürürlükte olan 675 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname m.6 uyarınca, temin faaliyeti tamamlanmamış astsubay ve subay adayları hakkındaki işlemler iptal edilmiştir.

Bununla birlikte, olağanüstü hâl döneminde yayımlanan KHK'lar ile tesis edilen işlemlere karşı başvuru yollarını düzenleyen 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun m.2 hükmü uyuşmazlığın çözümü için kritik bir öneme sahiptir. Anılan düzenleme, OHAL kapsamında doğrudan KHK ile gerçek kişilerin hukuki statülerine ilişkin tesis edilen işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirme yetkisini Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna (OHAL Komisyonu) vermiştir.

Yerleşik anayasa yargısı prensiplerine göre, idari yargı mercilerinin, doğrudan OHAL KHK'sı ile tesis edilen işlemlerin iptali talebiyle açılan davalarda başvuruculara anayasal güvenceler sağlayacak nitelikte bir yorum benimsemesi zorunludur. Mahkemelerin, davayı doğrudan incelenmeksizin ret kararıyla sonlandırması yerine, kişilerin hukuki denetim mekanizmalarına ulaşabilmesini temin etmek amacıyla yetkisizlik kararı vererek dosyayı görevli mercie sevk etmesi gerekir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun durumunu incelerken, idari yargı mercilerinin izlediği usulün mahkemeye erişim hakkı üzerindeki etkilerini mercek altına almıştır. Başvurucunun subaylık eğitimi devam ederken KHK ile ön sözleşmesinin feshedildiği, bu işlemin iptali talebiyle açılan davanın ise Ankara 7. İdare Mahkemesi tarafından idari davaya konu olabilecek bir işlemin bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedildiği tespit edilmiştir. İdare Mahkemesinin bu kararı bölge idare mahkemesi ve Danıştay incelemelerinden geçerek onanmış ve kesinleşmiştir.

Yüksek Mahkeme, daha önce benzer konuda verdiği yerleşik emsal kararlarına atıfta bulunarak, 7075 sayılı Kanun uyarınca OHAL kapsamındaki KHK'larla gerçek kişilerin hukuki statülerine ilişkin doğrudan düzenlenen işlemlerin incelenmesi yetkisinin OHAL Komisyonunda olduğunu vurgulamıştır. Temin faaliyetinin KHK ile iptal edilmesi ve ön sözleşmenin feshedilmesi üzerine açılan davada, mahkemelerin keyfiliğe karşı anayasal güvenceleri işletecek nitelikte bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir. Bu kapsamda, dosyanın yetkili kurum olan komisyona gönderilmesi gerekirken, davanın incelenmeksizin reddedilmesi, mahkemeye erişim hakkına yapılmış ağır, orantısız ve ölçüsüz bir müdahale olarak değerlendirilmiştir.

Ayrıca kararda, OHAL Komisyonunun görev süresi 22 Ocak 2023 tarihinde sona ermiş olsa da, 7075 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. madde ile komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli işlemleri yürütecek idari birimlerin açıkça belirlendiği hatırlatılmıştır. Bu nedenle başvurucunun mağduriyetinin giderilmesi ve hukuki denetim yolunun açılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu ifade edilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek yeniden yargılama yapılması için başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: