Anasayfa Karar Bülteni AYM | Talha Taş ve Mustafa Taşdemir | BN....

Karar Bülteni

AYM Talha Taş ve Mustafa Taşdemir BN. 2021/21459

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/21459
Karar Tarihi 27.11.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Olağanüstü hâl işlemleri yargı denetimi dışında bırakılamaz.
  • Uyuşmazlıkların komisyona gönderilmemesi mahkemeye erişimi engeller.
  • İdari davaların incelenmeksizin reddi hak arama hürriyetine aykırıdır.
  • Kanun hükmünde kararnameye dayalı işlemler hukuki denetime tabidir.

Bu karar hukuken, olağanüstü hâl (OHAL) döneminde yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile tesis edilen ve kişilerin hukuki statülerini doğrudan etkileyen işlemlerin yargısal denetimi açısından büyük bir teminat anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi, idare mahkemelerinin KHK hükümlerini gerekçe göstererek açılan davaları esastan incelemeksizin reddetmesini veya idarenin takdir yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle yalnızca şeklî bir denetimle yetinerek dosyayı usulden kapatmasını anayasal hakların ihlali olarak nitelendirmiştir. Karar, bu tür uyuşmazlıkların yetkili komisyonlara veya yasal mercilere devredilmesi gerektiğinin altını çizerek, kamu gücünü kullanan makamların işlemlerine karşı bireylerin yargı denetimine ve hak arama hürriyetine erişimini koruma altına almaktadır.

Benzer davalarda emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu karar, askeri öğrenciler gibi doğrudan KHK ile statüleri etkilenen ve nasıpları yapılmayan kişilerin açtıkları iptal davalarında derece mahkemelerinin izlemesi gereken usulü netleştirmesi yönünden oldukça kritiktir. Yargı mercilerinin, dava konusu işlemin doğrudan bir KHK kuralından kaynaklandığını tespit etmeleri hâlinde, uyuşmazlığı çözümsüz bırakmak yerine, keyfiliğe karşı anayasal bir güvence sağlayan OHAL Komisyonuna veya yasal haleflerine yönlendirmeleri gerektiği kesin bir dille ortaya konmuştur. Bu yaklaşım, benzer hukuki durumda olan çok sayıda kişi için hak arama yollarının etkin bir biçimde açık tutulmasını sağlayacak ve idari yargı mercilerinin benzer dosyalarda doğrudan ret kararı vermek yerine yasal ve anayasal inceleme mekanizmalarını işletmelerini zorunlu kılacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, eğitimlerini başarıyla tamamlayıp 30 Ağustos 2016 tarihi itibarıyla astsubay veya subay olarak nasbedilmeyi (atanmayı) bekleyen askerî öğrencilerin, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararname (KHK) hükümleri gerekçe gösterilerek atamalarının yapılmaması üzerine ortaya çıkmıştır. Başvurucular, eğitim süreçlerini tamamlamalarına rağmen nasbedilmemelerine ilişkin işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek idareye karşı iptal davaları açmışlardır.

İdare mahkemeleri, davaya konu nasbedilmeme işleminin doğrudan KHK hükmünden kaynaklandığını, bu bağlamda ortada idari davaya konu olabilecek bağımsız bir işlemin veya idarenin kendi takdir yetkisinin bulunmadığını belirterek açılan davaları incelenmeksizin ret veya ret kararlarıyla sonuçlandırmıştır. Başvurucular ise bu kararların esasa dair hiçbir inceleme barındırmadığını, statü geçişini engelleyen uyuşmazlığın Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna (OHAL Komisyonu) gönderilmesi gerekirken doğrudan usulden reddedilmesinin hak arama hürriyetlerini ve mahkemeye erişim haklarını ihlal ettiğini talep ederek Anayasa Mahkemesine başvurmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken temel hak ve özgürlüklerin güvenceleri ile olağanüstü hâl dönemine ilişkin yasal düzenlemeleri entegre bir biçimde yorumlamıştır. Kararda öncelikle, hak arama hürriyetinin temelini oluşturan ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36 kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından olan mahkemeye erişim hakkı üzerinde durulmuştur.

Olağanüstü hâl döneminde yürürlüğe giren 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile harp akademileri, askerî liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatılmış ve mezkûr KHK'nin 105. maddesinde 30 Ağustos itibarıyla mezun olacak askerî öğrencilerin nasbının yapılmayacağı açıkça kurala bağlanmıştır. Ancak, olağanüstü hâl KHK'ları ile doğrudan tesis edilen işlemlerin yargısal denetimini sağlamak ve kişileri keyfî işlemlere karşı korumak amacıyla 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun yürürlüğe konulmuştur. Bu Kanun'un 2. maddesi, KHK'larla gerçek kişilerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen işlemlerin incelenmesi yetkisini ve görevini OHAL Komisyonuna bırakmıştır.

Yerleşik Anayasa Mahkemesi içtihatlarına (örneğin Ayhan Orhanlı kararı) göre, idari yargı mercilerinin önlerine gelen davalarda, dava konusu işlemin doğrudan KHK ile tesis edildiğini tespit etmeleri hâlinde davayı esastan incelemeden usulden reddetmeleri öngörülemez bir uygulamadır. Mahkemelerin bu tür dosyaları 7075 sayılı Kanun gereğince yetkili mercii olan OHAL Komisyonuna (veya Komisyonun görev süresi dolduktan sonra 7075 sayılı Kanun geçici m. 5 uyarınca yetkilendirilen kurum ve kuruluşlara) göndermesi gerekmektedir. Yargı mercilerinin bu yönlendirmeyi yapmayıp doğrudan davanın incelenmeksizin reddine karar vermesi, temel hakların kullanılmasının durdurulmasını ve sınırlandırılmasını düzenleyen Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 15 kapsamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olarak kabul edilemez ve mahkemeye erişim hakkını ihlal eder.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların astsubay veya subay statüsüne geçiş haklarının 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası çıkarılan OHAL KHK'sı hükümleri ile iptal edildiğini ve eğitimlerini tamamlamış olmalarına rağmen nasıplarının yapılmadığını tespit etmiştir. Başvurucular tarafından bu nasbedilmeme işlemine karşı açılan davalar, derece mahkemelerince idarenin herhangi bir takdir yetkisi bulunmadığı ve ilgili kuralın doğrudan KHK'dan kaynaklandığı gerekçesi gösterilerek esasa girilmeden, incelenmeksizin reddedilmiştir.

Yüksek Mahkeme, önceki emsal kararlarına ve yerleşik içtihatlarına atıfta bulunarak, olağanüstü hâl KHK'ları ile doğrudan tesis edilen ve kişilerin hukuki statülerinde kalıcı değişiklikler yaratan işlemlerin OHAL Komisyonunun (veya yasal haleflerinin) inceleme yetkisinde olduğunu açıkça hatırlatmıştır. Derece mahkemelerinin, dava konusu işlemin KHK kuralından kaynaklandığını tespit etmelerine rağmen dosyayı yargısal denetime olanak sağlayacak yasal bir basamak olan OHAL Komisyonuna devretmemesi, mahkemeye erişim hakkının özünü zedeleyen ağır bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Mahkemelerin, esasa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmaksızın ve başvurucuları uyuşmazlığı çözecek yetkili idari ve yargısal mekanizmalardan büsbütün mahrum bırakacak şekilde doğrudan davanın incelenmeksizin reddine hükmetmeleri Anayasa'ya aykırı bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesi, OHAL Komisyonunun görev süresinin 22 Ocak 2023 tarihinde sona erdiğini, ancak ilgili yasal düzenlemeler ve geçici maddeler uyarınca mahkemelerce verilecek kararlar üzerine gerekli inceleme ve işlemleri yürütecek kurumların belirlendiğini vurgulamıştır. Bu çerçevede, başvurucuların nasıplarının yapılmaması üzerine açtıkları davaların, kendilerine keyfîliğe karşı anayasal güvenceler sağlayacak bir yorumla yetkili idari mercilere gönderilmek yerine doğrudan incelenmeksizin reddedilmesi, olağanüstü hâl döneminde hakların sınırlandırılmasını düzenleyen anayasal ölçütler bağlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir müdahale olarak nitelendirilmemiştir. Hak arama yollarının bu şekilde tamamen kapatılması ve uyuşmazlıkların hiçbir esasi incelemeye tabi tutulmaması açık bir hak ihlali doğurmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucuların adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmederek yeniden yargılama yapılması yönünde başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: