Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay 2. Dairesi 2022/1474 E. 2023/3324 K.

Danıştay Danıştay 2. Dairesi 2022/1474 E. 2023/3324 K.

Bu karar, kamu kurumlarında mobbing (psikolojik taciz) ve baskı iddiasıyla emekliye ayrılmak zorunda kaldığını ileri süren memurların açacakları tam yargı (tazminat) davalarında dava açma süresinin ne zaman başlayıp ne zaman sona ereceğine ilişkin son derece önemli ve net bir çizgi çekmektedir. Mahkeme, idari eylem niteliğindeki mobbing iddialarında, zararın öğrenildiği veya eylemin gerçekleştiği andan itibaren kanuni sürelerin işlemeye başladığını açıkça vurgulamıştır. Kişinin kendi isteğiyle veya iddia edildiği gibi baskı altında emekliye ayrılmış olması, bu süreleri durduran veya kesintiye uğratan bir husus olarak değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla, emeklilik işleminin tekemmül etmesiyle birlikte zararın kesinleştiği ve bu tarihten itibaren genel dava açma sürelerinin başladığı hukuken tescillenmiştir.
search

Danıştay
Danıştay 2. Dairesi 2022/1474 E. 2023/3324 K.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay 2. Dairesi
Esas No 2022/1474
Karar No 2023/3324
Karar Tarihi 08.06.2023
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Mobbing iddialarına dayalı tazminat davası süreli açılmalıdır.
Emeklilik sonrası tam yargı davasında süre altmış gündür.
Süresinde açılmayan tam yargı davası süre aşımından reddedilir.

Bu karar, kamu kurumlarında mobbing (psikolojik taciz) ve baskı iddiasıyla emekliye ayrılmak zorunda kaldığını ileri süren memurların açacakları tam yargı (tazminat) davalarında dava açma süresinin ne zaman başlayıp ne zaman sona ereceğine ilişkin son derece önemli ve net bir çizgi çekmektedir. Mahkeme, idari eylem niteliğindeki mobbing iddialarında, zararın öğrenildiği veya eylemin gerçekleştiği andan itibaren kanuni sürelerin işlemeye başladığını açıkça vurgulamıştır. Kişinin kendi isteğiyle veya iddia edildiği gibi baskı altında emekliye ayrılmış olması, bu süreleri durduran veya kesintiye uğratan bir husus olarak değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla, emeklilik işleminin tekemmül etmesiyle birlikte zararın kesinleştiği ve bu tarihten itibaren genel dava açma sürelerinin başladığı hukuken tescillenmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu içtihat, kamu çalışanlarının mobbing iddialarını aradan yıllar geçtikten sonra gündeme getirerek tazminat talep etmelerinin önüne geçmekte ve idari istikrar ilkesine ağırlık vermektedir. Çalışanlar, mobbing eylemlerine veya zoraki emeklilik iddialarına karşı hak arama hürriyetlerini mutlaka kanunun belirlediği altmış günlük hak düşürücü süreler içerisinde kullanmalıdır. Uygulamadaki en büyük yansıması ise, psikolojik tacize uğradığını düşünen memurların gecikmeksizin idareye başvurmalarının ve yargı yoluna gitmelerinin şart olmasıdır. Aksi takdirde, davanın veya uyuşmazlığın esasına hiç girilmeden süre aşımı (zamanaşımı) nedeniyle ret kararı verilmesi kaçınılmaz olacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Dava, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü bünyesinde uzman olarak görev yaparken kendi isteği dışında emekliye sevk edildiğini iddia eden bir çalışan tarafından kuruma karşı açılmıştır.

Davacı, 55 yaş üstü çalışanlara kasıtlı ve sistematik olarak baskı (mobbing) uygulandığını, suyu ve tuvaleti dahi olmayan depolara sürgün niteliğinde görevlendirmeler yapıldığını, yersiz tehdit ve korkutmalarla istifaya veya emekliliğe zorlandığını ileri sürmüştür.

Uyuşmazlığın temelini, davacının iradesi dışında gerçekleştiğini savunduğu bu emeklilik süreci oluşturmaktadır. Davacı, bu hukuka aykırı süreç sebebiyle normal ve özgür iradesiyle emekli olacağı tarih olan 2024 yılına kadar çalışması durumunda elde edeceği aylıklar ve özlük haklarından mahrum kaldığını belirterek, maddi kaybının tazmini amacıyla 891.420,00-TL maddi tazminatın faiziyle birlikte kendisine ödenmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı karara bağlarken dayandığı temel hukuki kurallar ve usul prensipleri, öncelikle idari yargılama usulünün süreye ilişkin kesin kurallarını kapsamaktadır. İdari yargıda süreler, hak arama hürriyetinin kullanımında hem bireylerin hem de idarenin hukuki güvenliğini temin eden en önemli usul kurallarındandır.

Tam yargı davalarının açılma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.12 kapsamında detaylıca düzenlenmiştir. Buna göre, ilgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla idare mahkemelerinde doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri gibi, işlemi önce iptal davasına konu edip iptal kararının tebliğini izleyen tarihten itibaren dava süresi içinde de tam yargı davası açabilmektedirler.

Ayrıca, işlemin tesisinden önceki idari eylemler (mobbing, psikolojik taciz, baskı) nedeniyle doğan zararların tazmini için de kanuni başvuru ve dava açma sürelerine riayet edilmesi zorunludur. İşlem tesisi veya eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayan altmış günlük yasal dava açma süresi, kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce resen dikkate alınmaktadır. İlgililer bu süre içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.11 uyarınca idareye başvurarak zararlarının tazminini isteme hakkına sahiptir. Başvurunun zımnen veya açıkça reddi halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.

İdare hukukunun temel ilkelerinden olan idari istikrar ilkesi gereğince, idari işlem ve eylemlere karşı sonsuza dek dava açılabilmesi mümkün değildir. Kanun koyucu, idari işlemlerin belirli bir süre geçtikten sonra kesinleşmesini ve hukuki güvenliğin sağlanmasını hedeflemiştir. Bu bağlamda, psikolojik taciz iddialarında doğrudan zararın doğduğu tarih, uyuşmazlıklarda dava açma süresinin başlangıcı olarak kabul edilmekte ve bu tarihten itibaren genel dava açma süresi katı bir şekilde uygulanmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Dosyanın incelenmesi neticesinde, davacının 21 Haziran 2017 tarihinden geçerli olmak üzere kurumuna emeklilik dilekçesi verdiği ve bu talebinin davalı idare tarafından onaylanarak emeklilik işleminin tekemmül ettiği saptanmıştır. Davacı, kendisine sistematik bir psikolojik taciz (mobbing) uygulandığı, asılsız soruşturma ve iltisak iddialarıyla tehdit edildiği, zoraki olarak emeklilik dilekçesi vermeye mecbur bırakıldığı gerekçesiyle bu davayı açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi, davacının mesleki kıdemini ve eğitim durumunu dikkate alarak kendisine uygulanan eylemlerin mobbing derecesine varmadığı, zorla emekliye sevk iddialarının gerçekçi olmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar vermiştir. Ancak istinaf aşamasında Bölge İdare Mahkemesi, konuyu usul yönünden, özellikle süre aşımı bakımından değerlendirmiştir. Bölge İdare Mahkemesinin tespitlerine göre, davacı kendisine mobbing uygulandığı ve zorla emekliye sevk edildiği iddiasıyla ancak 23 Haziran 2017 tarihinden itibaren idari yargılama usulü kapsamında altmış gün içinde doğrudan tam yargı davası açabilir veya süresi içinde idareye başvurabilirdi.

Somut olayda davacı, iddia edilen mobbing ve emeklilik olayının üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra, 31 Mayıs 2019 tarihinde doğrudan mahkemeye başvurarak işbu maddi tazminat davasını açmıştır. Bu kadar uzun bir süre beklendikten sonra açılan davanın, idari yargıdaki altmış günlük yasal dava açma süresi içinde olmadığı son derece açıktır. Bölge İdare Mahkemesi, bu gecikmeyi dikkate alarak İdare Mahkemesinin esastan verdiği ret kararının gerekçesini "süre aşımı" olarak değiştirmiş ve istinaf istemini reddetmiştir. Danıştay 2. Dairesi de Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka tam uyarlı olduğunu saptamıştır.

Sonuç olarak Danıştay 2. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi ile kararın onanması yönünde karar vermiştir.

Mobbing yüzünden zorla emekli edildim, ne zaman dava açmalıyım? expand_more
Mobbing (psikolojik taciz) nedeniyle baskı altında emekliye ayrıldığınızı iddia ediyorsanız, eylemin gerçekleştiği veya zararınızın doğduğu, yani emeklilik işleminin tekemmül ettiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde hukuki yollara başvurmalısınız. İdari yargılama usulünde bu süreler kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce resen dikkate alınmaktadır.
Emekli olalı 2 yıl oldu, şimdi mobbing için tazminat alabilir miyim? expand_more
Hukuken bu talebinizin kabul edilmesi mümkün görünmemektedir. Danıştay kararlarına göre, idari istikrar ilkesi gereği aradan yıllar geçtikten sonra mobbing iddialarının gündeme getirilerek tazminat talep edilmesi kabul edilmemektedir. Olayın üzerinden iki yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra açılan davalar, haklılık payınıza bakılıp davanın esasına dahi girilmeden "süre aşımı" nedeniyle doğrudan reddedilmektedir.
Bana çok baskı yaptılar, korkudan dava açamadım. Sürem uzar mı? expand_more
Hayır, dava açma süreniz iddia ettiğiniz bu sebeple uzamaz. Danıştay içtihatlarına göre, kişinin kendi isteğiyle veya iddia edildiği gibi baskı ve tehdit altında emekliye ayrılmış olması, yasal dava açma sürelerini durduran veya kesintiye uğratan bir husus olarak değerlendirilmemektedir. Zorla emekli edildiğinizi iddia etseniz dahi, hak arama hürriyetinizi kanunun belirlediği altmış günlük kesin süreler içerisinde kullanmanız şarttır.
Mobbing tazminatı için hemen mahkemeye mi gitmeliyim? expand_more
İdari eylem niteliğindeki mobbing iddialarından doğan zararların tazmini için idare mahkemesine gitmeden önce ilgili kanun yollarının tüketilmesi veya kuruma usulüne uygun başvuru yapılması gerekebilmektedir. İlgili kanuna göre yasal süresi içinde idareye başvurarak zararın tazminini isteme hakkınız vardır; başvurunun zımnen veya açıkça reddi halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve mahkeme aşamasına geçilebilir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir