Anasayfa Karar Bülteni AYM | Mahsum Şimşek | BN. 2021/60377

Karar Bülteni

AYM Mahsum Şimşek BN. 2021/60377

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/60377
Karar Tarihi 30.04.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Mesleki hayata müdahaleler özel hayata saygı kapsamındadır.
  • Sözleşme feshinde idare makul ve güçlü gerekçe sunmalıdır.
  • Gerekçesiz fesih işlemleri temel hak ve özgürlükleri zedeler.
  • Mahkemeler idarenin takdir yetkisini keyfiliğe karşı denetlemelidir.

Bu karar, kamu kurumları ile özel hukuk kişileri arasında akdedilen sözleşmelerin idare tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi durumunda, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını ve temel haklar ekseninde yargısal denetime tabi tutulması gerektiğini ortaya koyması bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, eczacılık gibi kamu hizmeti yönü ağır basan mesleklerde, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi idarelerin tesis ettiği fesih işlemlerinin yalnızca sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Özellikle mesleki faaliyetin yürütülmesi için zorunlu olan sistemlere erişimin engellenmesinin, kişinin sosyal ve mesleki itibarını zedeleyecek boyuta ulaşması hâlinde özel hayata saygı hakkına doğrudan bir müdahale teşkil edeceği kabul edilmiştir.

Emsal etkisi bakımından bu karar, idare mahkemeleri ve adli yargı mercileri için yön gösterici bir kılavuz niteliğindedir. İdarelerin tip sözleşmelerde yer alan ibarelere dayanarak gerekçesiz, savunma almaksızın ve bireyselleştirilmiş nedenler sunmaksızın uyguladıkları fesih işlemleri anayasal denetime takılacaktır. Mahkemeler, idarenin takdir yetkisini denetlerken fesih işleminin usulünü, nedenlerini ve meslek sahibi üzerindeki orantısız külfetini detaylıca irdelemekle yükümlü kılınmıştır. Bu yönüyle karar, idarenin keyfi uygulamalarına karşı bireylerin mesleki güvencelerini artırmakta ve sözleşme feshine dayalı uyuşmazlıklarda yargısal denetimin sınırlarını genişleterek hukuki güvenlik ilkesini pekiştirmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, Şırnak ili İdil ilçesinde eczacılık yapan başvurucunun, Sosyal Güvenlik Kurumu ile imzaladığı ilaç teminine ilişkin sözleşmenin kurum tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi ve eczanenin Medula sisteminin kapatılmasından kaynaklanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu, ilgili protokolün taraflara bir ay önceden bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshetme yetkisi veren maddesine dayanarak hiçbir gerekçe göstermeksizin başvurucunun sözleşmesini iptal etmiştir. Başvurucu, hakkında hiçbir adli veya idari soruşturma bulunmamasına rağmen savunması alınmadan gerçekleştirilen bu feshin ve Medula sisteminin kapatılmasının iptali talebiyle dava açmıştır. Yerel mahkeme başvurucuyu haklı bulsa da istinaf ve temyiz aşamalarında idarenin sözleşmeyi gerekçesiz feshedebileceği kabul edilerek dava reddedilmiştir. Başvurucu, mesleğini yapamaz hâle geldiğini ve gelirini kaybettiğini belirterek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, bu uyuşmazlığı çözerken öncelikle Anayasa'nın güvence altına aldığı özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı çerçevesinde değerlendirmeler yapmıştır. Temel kural olarak, kişilerin mesleki hayatlarına yönelik tedbirlerin ve müdahalelerin, bireyin çevresiyle ilişki kurabilme ve geliştirebilme imkânını ciddi şekilde zayıflatması, mesleki ve sosyal itibarını zedelemesi hâlinde özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği yerleşik içtihatlarla kabul edilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, eczacılık faaliyetinin özünde bir serbest meslek olmasına rağmen sağlık hizmetlerinin sunumuna aracılık etmesi sebebiyle kamusal bir yönünün bulunduğu vurgulanmıştır. Mesleğin bu özelliği gereği diğer mesleklerden farklı denetim kurallarına tabi olması olağan karşılansa da idarenin sözleşme feshi gibi ağır sonuçlar doğuran işlemleri uygularken keyfilikten uzak durması esastır. Bu bağlamda, idarenin Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca sözleşmeyi feshetme yetkisi sınırsız değildir.

Temel hukuk kurallarına göre idari makamların ve yargı mercilerinin, mesleğin ifasını imkânsız hâle getiren veya kişiye ölçüsüz bir külfet yükleyen fesih işlemlerinde, idarenin takdir yetkisinin kanuni dayanaklarını somutlaştırması şarttır. Mahkemelerin, idarenin tesis ettiği işlemde takdir yetkisinin sınırlarını aşıp aşmadığını, feshin nedenlerini ve müdahalenin başvurucunun mesleki yaşamı üzerindeki etkilerini dikkate alarak bireyselleştirilmiş, güçlü ve yeterli gerekçeler sunması anayasal bir zorunluluktur. Eşitler arası olmayan bu tür tip sözleşmelerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda, tarafların çıkarları arasında adil bir denge kurulması ve yargısal denetimin hakkıyla yerine getirilmesi demokratik hukuk devletinin en temel ilkelerindendir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvurucuya ait Medula sisteminin kapatılmasını ve eczane sözleşmesinin feshedilmesini özel hayata saygı hakkına yapılmış bir müdahale olarak nitelendirmiştir. İdarenin, başvurucuya gönderdiği yazıda yalnızca protokolün ilgili maddesine atıf yaparak hiçbir somut neden göstermeksizin ve savunma almaksızın sözleşmeyi feshettiği tespit edilmiştir. Mahkeme, eczacılık mesleğinin fiilen Medula sistemi ve SGK protokolleri çerçevesinde yürütülebilir olduğunu, bu sisteme erişimin kesilmesinin eczanenin ticari faaliyetlerini sürdürmesini imkânsız hâle getirdiğini vurgulamıştır.

Yerel mahkemenin feshin dayanaksız olduğunu belirterek iptal kararı vermesine karşın, istinaf merciinin ve Yargıtayın uyuşmazlığı salt bir özel hukuk sözleşmesi gibi değerlendirdiği ve idarenin herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebileceği yönünde hüküm kurduğu görülmüştür. Anayasa Mahkemesi, yargı mercilerinin fesih işleminin usulünü ve nedenlerini incelemediğini, idarenin takdir yetkisini kullanırken bu yetkinin keyfi şekilde kullanılmasını önleyecek yeterli bir yargısal denetim yapmadığını tespit etmiştir. Protokol hükümleri bütüncül olarak incelendiğinde, idarenin fesih işlemlerinde savunma alma ve belirli şartlara dayanma yükümlülüğü bulunmasına rağmen somut olayda bu güvencelerin işletilmediği açıktır.

Netice itibarıyla, fesih işlemini gerçekleştiren idare ve bu işlemi hukuka uygun bulan yargı mercileri tarafından, müdahalenin nedenlerine ve başvurucunun mesleki yaşamı üzerindeki ağır etkilerine ilişkin bireyselleştirilmiş, güçlü ve yeterli gerekçeler sunulmadığı anlaşılmıştır. İdarenin takdir yetkisinin keyfiliğe karşı denetlenmemesi, özel hayata saygı hakkının gerektirdiği pozitif yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmektedir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: