Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Evren Demir Kararı 2023/9005 B.

Anayasa Mahkemesi Evren Demir Kararı 2023/9005 B.

Bu karar, ceza yargılamalarında sanıklar tarafından ileri sürülen ve davanın sonucunu doğrudan değiştirebilecek nitelikteki esaslı savunmaların mahkemelerce mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini hukuken tescil etmektedir. Anayasa Mahkemesi, silahlı terör örgütüne yardım etme suçlamasıyla yargılanan bir sanığın, banka hesap hareketlerinin mutat işlemler olduğuna ve örgüt talimatıyla yapılmadığına yönelik somut delillere dayanan savunmalarının gerekçeli kararda cevapsız bırakılmasını adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olarak nitelendirmiştir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2023/9005
Karar Tarihi 03.10.2024
Taraf Evren Demir
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Mahkûmiyette belirleyici iddialar gerekçeli kararda karşılanmalıdır.
  • gavel Mutat bankacılık işlemleri tek başına suç sayılamaz.
  • gavel Örgütle irtibatlı kurumlarda çalışma tek başına delil olamaz.
  • gavel Esaslı savunmaların karşılanmaması gerekçeli karar hakkını ihlal eder.

Bu karar, ceza yargılamalarında sanıklar tarafından ileri sürülen ve davanın sonucunu doğrudan değiştirebilecek nitelikteki esaslı savunmaların mahkemelerce mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini hukuken tescil etmektedir. Anayasa Mahkemesi, silahlı terör örgütüne yardım etme suçlamasıyla yargılanan bir sanığın, banka hesap hareketlerinin mutat işlemler olduğuna ve örgüt talimatıyla yapılmadığına yönelik somut delillere dayanan savunmalarının gerekçeli kararda cevapsız bırakılmasını adil yargılanma hakkının açık bir ihlali olarak nitelendirmiştir.

Kararın benzer davalardaki emsal etkisi, özellikle FETÖ/PDY yargılamalarında sıklıkla karşılaşılan banka hesap hareketleri ve müzahir kurumlarda SGK kaydı bulunması gibi hususların tek başına mahkûmiyet gerekçesi yapılamayacağını göstermesinde yatmaktadır. Yüksek Mahkeme, bu tür eylemlerin örgütsel özellik taşıyıp taşımadığının ve sanığın örgüte yardım kastıyla hareket edip etmediğinin mahkemelerce şüpheden uzak bir biçimde tartışılması gerektiğini vurgulamaktadır. Uygulamada bu karar, derece mahkemelerinin matbu gerekçelerden uzaklaşarak her bir sanığın özelindeki somut savunmaları, sunulan belgeleri ve Yargıtay içtihatlarındaki kriterleri kararlarında titizlikle irdelemeleri konusunda bağlayıcı ve yönlendirici bir standart oluşturmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Evren Demir, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçlamasıyla yargılanmış ve yerel mahkeme tarafından hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu davanın açılma nedeni, başvurucunun örgütle irtibatlı kurumlarda çalışması, üniversite yıllarında örgüte ait evlerde kalması ve Bank Asya'da hesap hareketlerinin bulunmasıdır. Başvurucu ise banka hesabını maaş ödemesi için açtığını, daha sonra dayısının kredi borcuna yardım etmek amacıyla başka bir bankadan çektiği krediyi haciz korkusuyla bu hesaba yatırarak rutin bir işlem yaptığını, örgüt talimatıyla hareket etmediğini ve beraat etmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemenin, başvurucunun sunduğu bu somut savunmaları ve delilleri kararında hiç tartışmadan hapis cezası vermesi üzerine uyuşmazlık Anayasa Mahkemesine taşınmıştır. Başvurucu, davanın sonucunu değiştirebilecek itirazlarının mahkemece görmezden gelindiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken öncelikle Anayasa m. 36 kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve bu hakkın ayrılmaz bir parçası olan gerekçeli karar hakkı üzerinde durmuştur. Anayasa m. 141 uyarınca bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Yerleşik içtihat prensiplerine göre, gerekçeli karar hakkı, mahkemelerin yargılamada ileri sürülen tüm iddialara ayrıntılı yanıt vermesini gerektirmese de, tarafların uyuşmazlığın sonucuna doğrudan etki edebilecek nitelikteki esaslı iddia ve savunmalarının mahkemesince ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılanmasını zorunlu kılar.

Yüksek Mahkeme, somut uyuşmazlıkta Yargıtayın yerleşik içtihatlarına da atıf yapmıştır. Yargıtay kararlarına göre, FETÖ/PDY ile iltisaklı kurumlarda Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre çalışmış olmak tek başına örgütsel bir faaliyet olarak kabul edilemez. Aynı şekilde, örgütün profesyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinir hâle geldiği süreçten önce icra edilen yapıya ait evlerde kalmak gibi faaliyetlerin, silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiği somut delillerle ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet sayılması mümkün değildir.

Bank Asya hesap hareketleri yönünden ise, bankanın faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yapılan mutat (rutin) bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği kuralı esastır. Bir hesap hareketinin suç delili sayılabilmesi için işlemin mutat dışı olması, örgüt liderinin talimatı üzerine bankayı mali yönden desteklemek amacıyla bilerek ve isteyerek yapıldığının kastı ortaya koyan yeterli delillerle kanıtlanması gerekir. Mahkemelerin bu hukuki kuralları somut delillerle eşleştirerek gerekçelendirmesi, hukuka uygun bir yargılamanın temel şartıdır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, derece mahkemesinin mahkûmiyet gerekçesinde başvurucunun Bank Asya'daki hesap hareketlerini, örgütle irtibatlı kurumlarda çalışmasını ve örgüt evlerinde kalmasını mahkûmiyet için yeterli gördüğünü tespit etmiştir. Ancak yerel mahkeme, başvurucunun bu kurumlarda çalışmasının ve evlerde kalmasının örgütsel özellik taşıyıp taşımadığı konusunda Yargıtay içtihatları ışığında hiçbir değerlendirme yapmamıştır. Dolayısıyla, Bank Asya hesap hareketleri mahkûmiyet kararında tek olmasa da belirleyici nitelikte delil olarak öne çıkmaktadır.

Başvurucu, yargılama boyunca Bank Asya hesabını maaş ödemesi için açtığını, hesabındaki artışın zirai ve vergi borçları olan dayısının icra tehdidi altında bulunması sebebiyle başka bir bankadan kredi çekip bu hesaba yatırmasından kaynaklandığını, paranın ertesi gün çekilerek borca mahsuben ödendiğini iddia etmiş ve bu durumları IBAN numaraları ile icra dosyası belgeleriyle mahkemeye sunmuştur. Buna rağmen derece mahkemesinin gerekçeli kararında, başvurucunun hesabının hangi tarihte açıldığına, işlemlerin talimat öncesi ve sonrası niteliğine, hacmine veya olağan dışı olup olmadığına dair hiçbir açıklama yapılmamıştır. Hesap hareketlerinin neden mutat kabul edilemeyeceği açıklanmamış, alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınmamıştır.

Yerel mahkemenin mahkûmiyet gerekçesi, örgüt liderinin talimatı üzerine mevduat hesabında artışa gidildiği şeklinde soyut ve genel ifadelere dayandırılmıştır. Başvurucunun, örgüte yardım kastıyla hareket etmediğine ilişkin ve davanın sonucunu doğrudan değiştirebilecek nitelikteki savunmaları ve sunduğu deliller mahkemece açık ve ayrı bir şekilde tartışılmamıştır. İddiaların kararda cevapsız bırakılması yargılamanın adilliğini zedelemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği yönünde başvuruyu kabul etmiştir.

Geçmişte cemaat kurumlarında çalıştım, tek başına suç sayılır mı? expand_more
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, söz konusu yapıyla iltisaklı kurumlarda SGK kayıtlı olarak çalışmış olmak veya yapının profesyonel eylemlerinin bilinir hâle gelmesinden önce bu yapıya ait evlerde kalmak, tek başına örgütsel faaliyet veya suç olarak kabul edilemez. Bu eylemlerin suç sayılabilmesi için, kişinin terör örgütünün amacına hizmet ettiğini gösteren somut delillerin ortaya konulması gerekmektedir.
Bank Asya'ya para yatırdığım için doğrudan ceza alır mıyım? expand_more
Hayır, bankanın faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yapılan mutat (olağan/rutin) bankacılık işlemleri örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemez. Bir hesap hareketinin suç delili sayılabilmesi için işlemin rutin dışı olması ve örgüt liderinin talimatı üzerine bankayı mali yönden destekleme kastıyla yapıldığının somut delillerle kanıtlanması şarttır. Mahkemeler bu kastı şüpheden uzak bir biçimde tartışmak zorundadır.
Bankaya yatan paranın borç ödemesi olduğunu ispatlarsam ceza kalkar mı? expand_more
Evet, banka hesabınızdaki artışın maaş ödemesi, kredi borcu veya bir yakınınızın borcuna yardım etmek gibi rutin (mutat) işlemlerden kaynaklandığını icra dosyası belgeleri veya dekontlarla ispatlarsanız, mahkeme bu delilleri incelemek zorundadır. Kişinin örgüte yardım kastıyla hareket etmediğine yönelik bu tür somut savunmaların dikkate alınmayarak matbu ve soyut gerekçelerle mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır.
Mahkeme sunduğum delilleri incelemeden ceza verdi, ne yapabilirim? expand_more
Mahkemelerin, uyuşmazlığın sonucunu doğrudan değiştirebilecek nitelikteki esaslı savunmalarınızı ve sunduğunuz somut belgeleri değerlendirmesi anayasal bir zorunluluktur. Eğer davanın sonucuna etki edecek itirazlarınız mahkeme tarafından hiç tartışılmadan gerekçeli kararda cevapsız bırakılmışsa, bu durum adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının açık bir ihlalidir. Bu ihlal gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hakkınızı arayabilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir