Anasayfa/ Karar Bülteni/ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Stojanche Rıbarev - Kuzey Makedonya Kararı 39987/22 B.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Stojanche Rıbarev - Kuzey Makedonya Kararı 39987/22 B.

Bu karar, hakim ve savcıların disiplin soruşturmalarında ve özellikle meslekten çıkarma gibi ağır yaptırımların uygulandığı süreçlerde adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkının sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. AİHM, bir yargı konseyinin verdiği meslekten ihraç kararı üst bir yargı mercii tarafından bozulduğunda, idari kurulun bu bozma kararına uyup uymadığını denetleyecek bir mekanizmanın bulunmamasını Sözleşme'ye aykırı bulmuştur. Ulusal mevzuatın bozma sonrasında kurullarca verilen ikinci kararlara karşı itiraz yolunu mutlak şekilde kapatması, ilk aşamadaki bozma kararının etkisini sıfırlamakta ve hak arama hürriyetini anlamsız hale getirmektedir.
search

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Stojanche Rıbarev - Kuzey Makedonya Kararı 39987/22 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 39987/22
Karar Tarihi 13.11.2025
Taraflar Stojanche Rıbarev - Kuzey Makedonya
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki HUDOC
Öne Çıkan Hükümler
Mahkemeye erişim hakkı pratik ve etkili olmalıdır.
Bozma sonrası kararların denetimsiz bırakılması hakkı zedeler.
Hakimlerin disiplin süreçlerinde yargısal denetim şarttır.
Disiplin kurulunun bozmaya uyup uymadığı denetlenebilmelidir.

Bu karar, hakim ve savcıların disiplin soruşturmalarında ve özellikle meslekten çıkarma gibi ağır yaptırımların uygulandığı süreçlerde adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkının sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. AİHM, bir yargı konseyinin verdiği meslekten ihraç kararı üst bir yargı mercii tarafından bozulduğunda, idari kurulun bu bozma kararına uyup uymadığını denetleyecek bir mekanizmanın bulunmamasını Sözleşme'ye aykırı bulmuştur. Ulusal mevzuatın bozma sonrasında kurullarca verilen ikinci kararlara karşı itiraz yolunu mutlak şekilde kapatması, ilk aşamadaki bozma kararının etkisini sıfırlamakta ve hak arama hürriyetini anlamsız hale getirmektedir.

Emsal niteliğindeki bu karar, hakimlerin disiplin işlemlerine karşı etkili bir yargısal koruma sağlanmasının hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı açısından taşıdığı kritik önemi ortaya koymaktadır. Yargı kurullarının veya benzer disiplin mercilerinin denetimsiz ve mutlak karar verici organlara dönüşmesinin önüne geçilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Uygulamada, meslekten ihraç kararlarına karşı öngörülen itiraz yollarının yalnızca kağıt üzerinde kalmaması, yüksek mahkemelerin veya itiraz mercilerinin verdiği bağlayıcı kararlara ne ölçüde uyulduğunun sonradan da etkin bir biçimde denetlenebilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, eski bir Yüksek Mahkeme hakimi ve Üsküp Ceza Mahkemesi başkanvekili olan başvurucunun, Kuzey Makedonya Yargı Konseyi tarafından disiplin soruşturması neticesinde meslekten ihraç edilmesi üzerine şekillenmektedir. Yargı Konseyi, başvurucuyu mahkemedeki iş bölümü cetvelinde keyfi değişiklikler yaparak belirli davaların belirli hakimlere gitmesini engellemekle suçlamış ve meslekten çıkarmıştır. Başvurucu bu karara karşı Yüksek Mahkeme bünyesindeki Temyiz Kuruluna başvurmuş; Kurul, kararı bozarak bağlayıcı talimatlarla dosyayı yeniden Konseye göndermiştir.

Ancak Yargı Konseyi, bozma sonrasında başvurucuyu yeniden meslekten ihraç etmiştir. Başvurucunun bu ikinci ihraç kararına karşı yaptığı itiraz, iç hukukta bozma sonrası verilen kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle incelenmeden reddedilmiştir. Başvurucu, bozma kararı sonrası denetim yolunun kapalı olmasının mahkemeye erişim ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi uyuşmazlığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6/1 kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkı yönünden incelemiştir. Mahkemeye erişim hakkı, adil yargılanma hakkının temel kurucu unsurlarından biri olup, bu hakkın yalnızca teorik ve hayali değil, uygulamada pratik ve etkili olması zorunludur.

Sözleşme'nin ilgili maddesi uyarınca, taraf devletlerin mahkemeye erişim hakkına bazı yasal sınırlamalar getirmesi mümkün olmakla birlikte, bu sınırlamaların hakkın özünü zedelememesi, meşru bir amaç gütmesi ve kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir ölçülülük ilişkisi bulunması gerekmektedir. Özellikle yargı mensuplarının kariyerlerini sona erdiren disiplin süreçlerinde, kararların tam yargı yetkisine sahip bağımsız ve tarafsız bir yargı organı tarafından denetlenebilmesi hukukun üstünlüğü ilkesinin bir gereğidir.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, bir itiraz merciinin veya yüksek mahkemenin verdiği bozma kararının alt merci (veya disiplin kurulu) tarafından yerine getirilip getirilmediğini denetleyecek herhangi bir yargısal mekanizmanın bulunmaması, mahkemeye erişim hakkının ihlaline yol açar. Yargı bağımsızlığı ilkeleri, hakimlerin disiplin işlemlerine karşı korunmasını ve süreçlerin keyfilikten uzak yürütülmesini emreder. İtiraz makamlarının bağlayıcı talimatlarına idari kurullarca ne derece uyulduğunun sonradan denetim dışı bırakılması, ilk aşamada sunulan yargısal korumayı etkisiz kılarak AİHS m.6 ihlaline vücut verir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

AİHM, somut olayda başvurucunun meslekten ihracına karar veren Yargı Konseyinin ilk aşamada belirli usuli güvenceleri taşıdığını gözlemlese de sürecin bütününde mahkemeye erişim hakkının hukuka aykırı şekilde kısıtlandığını tespit etmiştir. Başvurucu ilk ihraç kararına karşı Temyiz Kuruluna başvurmuş ve Kurul, Konsey kararını hukuka aykırı bularak iptal etmiş ve dosyayı geri göndermiştir. Ancak Yargı Konseyi, bu kararın ardından başvurucuyu tekrar meslekten ihraç etmiş, başvurucunun bu ikinci karara itirazı ise iç hukuk kuralları gereği bozma sonrası kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle doğrudan reddedilmiştir.

Mahkeme, Temyiz Kurulunun ilk kararında Yargı Konseyine zamanaşımı sürelerinin hesaplanması ve ihraç gerekçelerinin netleştirilmesi gibi konularda bağlayıcı talimatlar verdiğine dikkat çekmiştir. Ancak, bozma sonrasında Yargı Konseyi tarafından verilen ikinci ihraç kararının bu bağlayıcı talimatlara uygun olup olmadığını denetleyecek hiçbir yargısal mekanizmanın bulunmaması büyük bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir. İç hukuktaki bu denetim yasağı, başvurucunun Temyiz Kuruluna yaptığı ilk itirazın başarısını ve Kurulun verdiği bozma kararının hukuki etkisini tamamen boşa çıkarmıştır.

Hukuki belirlilik ve hukukun üstünlüğü ilkeleri, bozma kararından sonraki idari sürecin yargısal denetimden bağışık tutulmasını değil, aksine üst mahkemelerin bağlayıcı kararlarına uyulup uyulmadığının sıkı bir şekilde kontrol edilmesini gerektirir. İkinci bir denetim mekanizmasının yokluğu, başvurucunun yargısal koruma garantilerini ciddi şekilde zayıflatmış ve mahkemeye erişim hakkının özünü zedelemiştir. Devletin, yargı bağımsızlığını sağlamak ve hukukun üstünlüğünü korumak adına disiplin kurullarının eylemlerine karşı her aşamada etkili bir yargısal denetim sunma yükümlülüğü yerine getirilmemiştir.

Sonuç olarak AİHM İkinci Bölüm, başvurucunun bozma sonrası verilen disiplin kararına karşı itiraz hakkından mahrum bırakılmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve başvuruyu kabul etmiştir.

Kurul bozma kararına uymazsa ve yeniden ceza verirse itiraz hakkım yok mu? expand_more
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne göre, bozma kararı sonrasında idari kurulların verdiği ikinci kararlara karşı itiraz yolunun mutlak şekilde kapatılması hukuka aykırıdır. Yüksek mercilerin bağlayıcı talimatlarına idari kurullarca uyulup uyulmadığını denetleyecek bir yargı mekanizmasının bulunmaması, mahkemeye erişim hakkınızı ihlal eder. İtiraz makamlarının verdiği kararların uygulanıp uygulanmadığı mutlaka sonradan denetlenebilmelidir.
Meslekten ihraç kararlarına karşı mahkemeye gitmem tamamen engellenebilir mi? expand_more
Hayır, engellenemez. Özellikle yargı mensuplarının meslekten çıkarılması gibi ağır yaptırımların uygulandığı disiplin süreçlerinde, kararların tam yargı yetkisine sahip bağımsız ve tarafsız bir organ tarafından denetlenebilmesi şarttır. Devletler mahkemeye erişim hakkına bazı yasal sınırlar getirse de, bu sınırlamalar hakkın özünü zedelememeli ve hak arama hürriyetini anlamsız hale getirmemelidir.
Yüksek mahkeme beni haklı bulduğu halde idari kurul beni tekrar kovabilir mi? expand_more
İdari kurullar dosyayı yeniden değerlendirebilir ancak bunu mutlak ve denetimsiz bir şekilde yapamazlar. Somut bir olayda, itiraz mercii ihraç kararını bozarak kurula bağlayıcı talimatlar vermiş olsa bile, kurulun tekrar ihraç kararı vermesi ve bunun kanun yoluyla denetim dışı bırakılması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı bulunmuştur. Hukukun üstünlüğü ilkesi, üst mahkemelerin bağlayıcı kararlarına uyulup uyulmadığının sıkı bir şekilde kontrol edilmesini gerektirir.
İkinci defa verilen disiplin cezasına itiraz edememek adil yargılanmayı bozar mı? expand_more
Evet, kesinlikle bozar. Disiplin kurulunun ilk bozma kararına uygun davranıp davranmadığının yargısal denetimden bağışık tutulması, ilk aşamada sunulan yargısal korumayı tamamen etkisiz hale getirir. AİHM, itiraz hakkından mahrum bırakılmanın yargısal koruma garantilerini zayıflattığını ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının açık bir ihlali olduğunu belirtmiştir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir