Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Erkan Demir | BN. 2021/55966

Karar Bülteni

AYM Erkan Demir BN. 2021/55966

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2021/55966
Karar Tarihi 19.11.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Mahkemeler iddialara yeterli ve ilgili gerekçe sunmalıdır.
  • Esaslı iddiaların yanıtsız bırakılması adil yargılanmayı zedeler.
  • Gerekçeli karar hakkı iddiaların incelendiğini bilme teminatıdır.
  • Hükmün temel dayanakları kararda açıkça tartışılmak zorundadır.

Bu karar, adil yargılanma hakkının en önemli güvencelerinden biri olan gerekçeli karar hakkının mahkemelerce nasıl uygulanması gerektiği konusunda son derece kritik bir anlama sahiptir. Hukuken, derece mahkemelerinin ve infaz hâkimliklerinin önlerine gelen uyuşmazlıklarda idarenin sunduğu standart savunmaları kopyalayarak karar veremeyeceğini, bireylerin davanın sonucunu değiştirebilecek ağırlıktaki somut ve esaslı iddialarına tek tek yanıt vermek zorunda olduklarını ortaya koymaktadır. Özellikle mahpusların ceza infaz kurumlarındaki haklarına yönelik taleplerinde, yargı mercilerinin şekli bir incelemeden ziyade iddiaların özüne inen ve uyuşmazlığın düğüm noktasını çözen tatmin edici bir gerekçe oluşturması anayasal bir zorunluluktur.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi ve uygulamadaki önemi büyüktür. İnfaz hâkimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri, mahpusların itirazlarını incelerken artık idarenin kararlarına genel geçer bir atıf yaparak şikâyetleri reddedemeyecektir. Mahkemeler, başvurucuların "eşitlik ilkesine aykırılık", "kanuna aykırı zorlama" gibi spesifik argümanlarını bizzat tartışmak ve idarenin bu argümanlara karşı tutumunu hukuki bir süzgeçten geçirmekle yükümlü kılınmıştır. Bu durum, idari kararların yargısal denetiminin sadece kâğıt üzerinde kalmasını engelleyerek mahkemelerin hukuki denetim işlevini daha işlevsel ve gerçekçi bir boyuta taşıyacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Erkan Demir, Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmaktadır. Kurumdaki çeşme suyunun aşırı kireçli ve sağlıksız olduğunu belirterek, kendisine günlük içme suyunun arıtma cihazından veya kaynak suyu olarak temin edilmesi talebiyle cezaevi idaresine başvurmuştur. İdare, iaşe bedelleri ve günlük kalori hesaplamalarını gerekçe göstererek bu talebi reddetmiştir.

Başvurucu, infaz kurumunda görevli personele arıtma suyu sağlanırken mahpusların bu haktan mahrum bırakılmasının bir ayrımcılık olduğunu ve temiz suya erişim için doğrudan kantinden su almaya zorlanmasının yasalara aykırı olduğunu belirterek idarenin kararını Kırıkkale 1. İnfaz Hâkimliğine taşımıştır. Ancak Hâkimlik ve itiraz mercii olan Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucunun bu özgül iddialarını hiç tartışmadan talepleri reddetmiştir. Uyuşmazlık, mahkemelerin başvurucunun esaslı iddialarını gerekçesiz bırakarak reddetmesinin anayasal bir hak ihlali yaratıp yaratmadığı noktasında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, önüne gelen uyuşmazlığı çözerken temel olarak Anayasa m. 36'da düzenlenen adil yargılanma hakkı ve Anayasa m. 141/3'te yer alan mahkeme kararlarının gerekçeli olması kuralına dayanmıştır. Bu kurallar çerçevesinde, bütün mahkemelerin her türlü kararlarını gerekçeli olarak yazması anayasal bir emirdir. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen her bir iddiaya sayfalarca yanıt verilmesini gerektirmese de, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek nitelikteki açık ve somut savunmaların mutlaka makul bir gerekçe ile karşılanmasını zorunlu kılar.

Ceza infaz kurumlarının işleyişi bağlamında ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 72/2 uyarınca hükümlünün kendisine verilen günlük besin maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliği m. 5 ve 6 hükümleri çerçevesinde günlük iaşe miktarı, bütçe imkânları ve kalori ihtiyacı tespit edilmektedir.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, bir kararda hükme ulaşmayı sağlayan sebeplerin ve sonuca götüren nedensellik kurgusunun tarafları tatmin edecek açıklıkta yapılması şarttır. Şayet derece mahkemeleri, uyuşmazlığın asıl noktasını oluşturan iddiaları tartışmasız bırakırsa, tarafların hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş olur. Bu doğrultuda, davanın temel sorunlarına girilmeksizin verilen matbu ret kararları, Anayasa ile koruma altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun dile getirdiği taleplere yargı mercilerince nasıl yaklaşıldığını titizlikle incelemiştir. Başvurucu yalnızca temiz su talep etmekle kalmamış; aynı infaz kurumunda görev yapan kamu görevlilerine arıtma cihazlarıyla temiz su sağlanırken mahpuslara bu imkânın sunulmamasını eşitsizlik olarak nitelendirmiş ve kantinden parayla su almaya zorlanmasının yasalara aykırı olduğunu iddia etmiştir. Buna karşılık İnfaz Kurumu, talebi yalnızca iaşe bedelinin 11,50 TL olduğu ve bu bedelden su parası kesilirse günlük kalori miktarının düşeceği şeklindeki idari bir hesaplama üzerinden reddetmiştir.

Yargısal sürece bakıldığında, Kırıkkale 1. İnfaz Hâkimliğinin, başvurucunun personele tanınan imkânlara ilişkin eşitlik iddialarını ve arıtma suyu talebini hiçbir şekilde bağımsız bir hukuki değerlendirmeye tabi tutmadığı görülmüştür. Hâkimlik, yalnızca İnfaz Kurumunun iaşe bedeliyle ilgili cevabına atıf yaparak ret kararı vermiştir. İtiraz mercii konumundaki Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi de başvurucunun söz konusu itirazlarını tamamen incelemesiz ve cevapsız bırakmıştır.

Yargısal mercilerin, yargılamanın başından sonuna kadar başvurucunun iddialarına ilişkin esaslı bir inceleme yapmadığı ve yeterli bir gerekçe ortaya koymadığı açıktır. Davanın sonucuna doğrudan etki edebilecek argümanların mahkemelerce sessizlikle geçiştirilmesi, kişilerin iddialarının kurallara uygun biçimde incelendiğini bilme imkânını ellerinden almaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu durumun davanın esasıyla ilgili (temiz suyun verilip verilmeyeceği) bir sonuç doğurmadığını, ancak mahkemelerin bu eksikliği gidererek yeniden gerekçeli bir karar vermesi gerektiğini belirlemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: