Anasayfa Karar Bülteni AYM | Ahmet Fazıl Işık | BN. 2021/9149

Karar Bülteni

AYM Ahmet Fazıl Işık BN. 2021/9149

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2021/9149
Karar Tarihi 18.12.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Mahkeme kararları iddiaları tam olarak karşılamalıdır.
  • İlgisiz tarihlere dayalı gerekçe hukuka aykırıdır.
  • Esaslı iddiaların cevapsız bırakılması ihlal nedenidir.
  • Gerekçe, hüküm ile olgular arasındaki bağı kurmalıdır.

Bu karar, adil yargılanma hakkının en temel güvencelerinden biri olan gerekçeli karar hakkının somut ve pratik işleyişini göstermesi bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Mahkemelerin, önlerine gelen uyuşmazlıklarda tarafların ileri sürdüğü uyuşmazlık konusu tarih ve olguları dikkate almadan, ilgisiz dönemler üzerinden karar tesis etmelerinin açık bir hak ihlali olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından net bir şekilde ortaya konulmuştur. Yargı mercilerinin verdikleri kararlarda, sunulan şikâyetin özünü ve esasa etkili iddiaları mutlaka karşılaması gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır.

Emsal etkisi açısından bu karar, özellikle infaz hâkimlikleri ve itiraz mercileri olan ağır ceza mahkemelerinin inceleme süreçlerine bir standart getirmektedir. Mahpusların haberleşme ve benzeri temel haklarına ilişkin şikâyetlerinde, şikâyet edilen eylem veya işlemin gerçekleştiği tarih aralığının titizlikle incelenmesi zorunluluğu pekiştirilmiştir. Uygulamada sıkça rastlanabilen, dosya üzerinden yapılan matbu veya şikâyet dönemiyle örtüşmeyen incelemelerin adil yargılanma hakkını doğrudan zedeleyeceği sabittir. Bu karar, mahkemelerin iddia ve savunmaları şeklen değil, esasa girerek ve uyuşmazlık dönemini kapsayacak şekilde gerekçelendirmeleri gerektiği yönünde güçlü bir içtihat niteliğindedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Sincan 1 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan başvurucu, başka bir cezaevinde bulunan eşine 1 Nisan 2020 ile 4 Temmuz 2020 tarihleri arasında on iki adet mektup göndermiştir. Ancak bu mektupların eşine teslim edilmediğini belirterek infaz hâkimliğine şikâyette bulunmuştur. İnfaz hâkimliği, başvurucunun şikâyet ettiği tarih aralığını incelemek yerine, 20 Temmuz 2020 ile 20 Aralık 2020 tarihleri arasındaki mektupların teslim edildiğini belirterek şikâyeti reddetmiştir. Başvurucu, mahkemenin kendi şikâyet ettiği tarihleri değerlendirmediğini belirterek ağır ceza mahkemesine itiraz etmiş, ancak bu itirazı da reddedilmiştir. Bunun üzerine başvurucu, asıl talebinin hiçbir şekilde incelenmediği ve kararın hukuki gerekçeden yoksun olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.36 kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, mahkemelerin verdikleri kararların gerekçeli olmasını da zorunlu kılmaktadır. Gerekçeli karar hakkı, yargılama sürecinde tarafların iddia ve savunmalarının mahkemece usulüne uygun şekilde incelenip incelenmediğinin denetlenebilmesini sağlayan en temel mekanizmadır.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, bir mahkeme kararının gerekçesi; o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını açıkça ortaya koymalıdır. Ayrıca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantı şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterilmelidir.

Tarafların yargılama sonucunda neden haklı veya haksız görüldüklerini anlayabilmeleri ve bir üst merciye başvurarak hukuka uygunluk denetimi talep edebilmeleri için, mahkeme kararlarının tatmin edici ve uyuşmazlığın özünü karşılayan bir gerekçeye sahip olması şarttır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen ve davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki iddiaların mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıtlanması anayasal bir zorunluluktur. Temel iddiaların cevapsız bırakılması veya uyuşmazlıkla ilgisiz olgulara dayanılarak hüküm kurulması, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının açık bir ihlali olarak kabul edilmektedir. İddiaların, mahkemenin vereceği kararı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olduğu her durumda, yargı mercileri bu argümanları özenle incelemek ve yanıtlamakla yükümlüdür. Aksi bir tutum, yani mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği veya tarafların açıkça ortaya koyduğu temel bir iddiayı ilgili ve yeterli bir yanıtla karşılamaması, keyfiliği gündeme getirecektir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun şikâyetinin özünü ve derece mahkemelerinin bu şikâyete yaklaşımını detaylıca incelemiştir. Başvurucu, net bir tarih aralığı vererek (1 Nisan 2020 ile 4 Temmuz 2020) eşine gönderdiği mektupların akıbetini sormuş ve teslim edilmemelerinden açıkça şikâyetçi olmuştur. Ancak uyuşmazlığı inceleyen derece mahkemesi konumundaki infaz hâkimliğinin kararında, başvurucunun belirttiği tarihlerden tamamen farklı bir dönem ele alınmıştır. Mahkeme, 20 Temmuz 2020 ile 20 Aralık 2020 tarihleri arasındaki mektup gönderim kayıtlarını inceleyerek davanın reddi yönünde bir sonuca gitmiştir.

Yüksek Mahkeme, infaz hâkimliğinin ve yapılan itirazı inceleyen ağır ceza mahkemesinin, başvurucunun asıl iddialarını ve şikâyete konu ettiği tarih aralığını hiçbir şekilde değerlendirmediğini kesin olarak tespit etmiştir. İleri sürülen en temel ve somut iddianın kararlarda karşılanmamış olması, yargılamanın şeklî bir incelemeden öteye geçemediğini net bir biçimde göstermektedir. Başvurucunun talebinin farklı bir tarih aralığı üzerinden reddedilmesi, maddi olgularla mahkeme hükmü arasında kurulması zorunlu olan mantıksal bağlantının hiçbir surette kurulamamasına yol açmıştır.

Anayasa Mahkemesi, davanın sonucuna doğrudan ve kesin olarak etki edecek olan "ilgili tarihlerdeki mektupların teslim edilip edilmediği" hususunun derece mahkemeleri tarafından tamamen cevapsız bırakıldığını belirlemiştir. Bu durum, tesis edilen ret kararının hukuken geçerli ve kabul edilebilir bir gerekçeden tamamen yoksun olduğu anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun esaslı iddialarının derece mahkemelerince karşılanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve yeniden yargılama yapılması için başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: