Karar Bülteni
DANIŞTAY İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/3108 E. 2023/1259 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu |
| Esas No | 2022/3108 |
| Karar No | 2023/1259 |
| Karar Tarihi | 05.06.2023 |
| Dava Türü | İptal |
| Karar Sonucu | Onama |
| Karar Linki | Danıştay Karar Arama |
- Kurullar yetkilerini hizmet gerekleri için kullanmalıdır.
- Eksik düzenlemeler idari işlemlerde hukuka aykırılık oluşturur.
- Nöbet görevi eğitim faaliyetinin asli bir parçasıdır.
- İdari düzenlemelerde öğretmenlerin katılımı esas alınmalıdır.
Bu karar, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı hayat boyu öğrenme kurumlarının işleyişine dair temel usulleri belirleyen yönetmelik hükümlerinin yargısal denetimi açısından büyük önem taşımaktadır. Davada, eğitim ve öğretim hizmetlerinin ne şekilde yürütüleceği, öğretmenlerin nöbet görevleri, amirlerin çalışanlara verebileceği ek görevlerin yasal sınırları ve kurum içindeki yetki dağılımı gibi çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren oldukça hassas konular ele alınmıştır. Mahkeme, idareye tanınan düzenleme yetkisinin sınırlarını net bir şekilde çizerek, bu yetkinin hiçbir şekilde keyfi olarak kullanılamayacağını ve mutlaka hizmet gereklerine dayanması gerektiğini vurgulamıştır. Hukuk devletinde idari işlemlerin öngörülebilir olması esas alınmıştır.
Kararın emsal etkisi, özellikle okul idaresinin öğretmenlere vereceği görevlerin anayasal ve yasal sınırlar içinde kalması gerektiği yönündeki somut tespitlerinde ortaya çıkmaktadır. Danıştay, idarenin öğretmenler kurulu gibi ortak akıl yürüten ve karar alan kurumsal organları devre dışı bırakan eksik düzenlemelerini açıkça iptal ederek, eğitimde katılımcı yönetim anlayışını güçlü bir şekilde desteklemiştir. Kurulun bu güncel içtihadı, eğitim kurumlarındaki idari işlemlerin ve gelecekte hazırlanacak benzer yönetmeliklerin şekillendirilmesinde idarelere çok önemli bir rehber niteliği taşıyacak, aynı zamanda eğitim çalışanlarının özlük ve mesleki haklarının haksız müdahalelere karşı korunmasında çok temel bir dayanak oluşturacaktır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Davacı sendika, eğitim çalışanlarını temsilen Millî Eğitim Bakanlığına karşı açtığı davada, 11 Nisan 2018 tarihinde yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği'nin çeşitli maddelerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini talep etmiştir. Uyuşmazlığın temelinde, kurumlara ait salonların sendikalara tahsisine yönetmelikte açıkça yer verilmemesi, müdür ve öğretmenlerin asli görevleri dışındaki sorumluluklarının ucu açık bir şekilde düzenlenmesi, öğretmenlere derslerinin olmadığı günlerde dahi nöbet görevi verilmesi ve haftalık ders dağıtım çizelgelerinin yetkili öğretmenler kurulunda görüşülmeden yürürlüğe konulması gibi çalışma koşullarını doğrudan etkileyen tartışmalı düzenlemeler yatmaktadır. Davacı sendika, söz konusu maddelerin çalışanlar açısından angarya yasağına aykırı olduğunu, idareciler eliyle mobbinge zemin hazırladığını ve eksik düzenleme içerdiğini iddia ederek mesleki güvencenin sağlanmasını istemiştir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümü, idare hukukunun temel prensipleri olan normlar hiyerarşisi, idarenin düzenleme yetkisi, takdir yetkisinin sınırları ve kamu yararı ilkeleri etrafında şekillenmiştir. İdareler, bir kanuna dayanmak şartıyla genel düzenleyici işlemler yapma yetkisine sahiptir ve yönetmelikler kanunların uygulanmasını somutlaştırmak amacıyla çıkarılır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.124 uyarınca, yönetmelikler üst normlara ve özellikle kanunlara hiçbir şekilde aykırı olamaz. İdarenin idari düzenleme yaparken sahip olduğu takdir yetkisi mutlak ve sınırsız değildir; bu yetki daima eşitlik, kamu yararı ve hizmet gerekleri ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olarak kullanılmalıdır.
Çalışma hayatındaki hiyerarşik ilişkilere sınır çizen Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.137 kapsamında yer alan "kanunsuz emir" ilkesi gereğince, kamu görevlileri amirlerinden aldıkları mevzuata açıkça aykırı emirleri yerine getirmemekle yükümlüdür. Bu anayasal kural, yöneticilerin astlarına verecekleri diğer görevlerin sınırlarını güvence altına alır ve muğlak ifadelerin suistimal edilmesini engeller. Öğretmenlerin nöbet görevleri, okul içindeki asayiş ve ders dışı sorumlulukları ise 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde değerlendirilmektedir. Eğitim öğretim faaliyetlerinin etkin, sağlıklı ve son derece güvenli bir şekilde yürütülebilmesi için öğretmenlerin yasal görev tanımlarının, öğrencilerin okul içindeki denetim ve gözetimini de zorunlu olarak kapsadığı kabul edilmektedir. İdare, okulların yönetiminde idari verimliliği sağlamak için karar alma mekanizmalarını hukuka uygun şekilde oluşturmalı, özellikle ders dağıtımı gibi mühim konularda yetkili kurulların görüş ve onay süreçlerini işletmelidir. Bu hukuki bağlamda, idarenin temel karar süreçlerini atlayarak eksik düzenleme yapması da başlı başına hukuka aykırılık teşkil eden bir durum olarak yargı denetimine tabi tutulmuştur.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Müşterek Kurulun uyuşmazlığa dair verdiği kararı kapsamlı bir şekilde inceleyerek çeşitli hukuki tespitlerde bulunmuştur. İlk olarak, eğitim kurumlarındaki çok amaçlı salonların dışarıya tahsisi konusunda yönetmelikte sendikaları kasten dışlayan veya tahsisi tamamen engelleyen bir yasaklayıcı hüküm bulunmadığı görülmüş ve eksik düzenleme yapıldığı yönündeki sendika iddiası yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Müdür yardımcıları ve öğretmenlerin görev ve genel sorumluluklarını belirleyen ve ucu açık olduğu iddia edilen yönetmelik ifadelerine yönelik itirazlar değerlendirildiğinde ise; idarenin hızla değişen güncel şartlara ve eğitim hizmeti gereklerine göre mevzuata uygun esnek görevlendirmeler yapabileceği, amirlerce verilebilecek yasa dışı veya mobbing niteliğindeki emirlerin ise Anayasa'nın amir hükmü olan kanunsuz emir kuralı kapsamında zaten hiçbir surette koruma görmeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Uyuşmazlığın en önemli noktalarından biri olan nöbet görevine ilişkin olarak Kurul, idarenin eğitim öğretim faaliyetlerini aksatmadan, bilhassa öğretmenlerin derslerinin bulunmadığı günlerde nöbet planlaması yapmasının, yoğun iş yükünü hafifletmek amacı taşıdığı ve bunun doğrudan hizmetin gereği olduğu tespitinde bulunmuştur. Öğretmenlik mesleğinin asli bir parçası olarak nitelendirilen nöbet hizmetinin, belirlenen mesai sınırları içinde ifa edilen yasal bir görev olduğu ve anayasal angarya yasağına aykırılık teşkil etmediği kesin olarak kabul edilmiştir.
Ancak, öğretmenlerin haftalık ders dağıtım çizelgesinin öğretmenler kurulunda görüşülmemesine ve tartışılmamasına olanak tanıyan eksik düzenleme yönünden durum farklı değerlendirilmiştir. Bu düzenlemede, okul idaresinin yetkiyi tamamen elinde toplayarak tek karar verici haline geldiği, öğretmenlerin kendi ders dağılımları hakkında ortak kurullarda tartışma, görüş bildirme ve değerlendirme imkanının tamamen ortadan kaldırıldığı açıkça görülmüştür. Öğretmenler kurulunun idari süreçlerde devre dışı bırakılması, yönetmeliğin genel sistematiği ve katılımcı eğitim yapısıyla kökten çeliştiğinden, Müşterek Kurulun söz konusu kısmın eksik düzenleme nedeniyle iptali yönündeki kararı hukuka ve hakkaniyete tam uygun bulunmuştur.
Sonuç olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, davanın kısmen reddine ve kısmen iptaline ilişkin Müşterek Kurul kararının onanması yönünde karar vermiştir.