Karar Bülteni
AYM 32 Yayıncılık Ltd. Şti. BN. 2022/58084
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2022/58084 |
| Karar Tarihi | 17.09.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal Yok |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kişisel veriler rıza dışında haber yapılamaz.
- Sınav sonucu paylaşımı kamu yararı taşımaz.
- Basın özgürlüğü kişisel verileri ihlal edemez.
- Günlük havadis kisvesiyle veri ihlali yapılamaz.
Bu karar, internet haberciliği ve kişisel verilerin korunması hukuku kesişiminde oldukça kritik bir sınır çizmektedir. Haber niteliği taşıdığı iddia edilen bir içerikte kişilerin rızası olmaksızın kişisel verilerin paylaşılmasının, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında mutlak bir korumadan yararlanamayacağı hukuken tescillenmiştir. Anayasa Mahkemesi, kamu yararı taşımayan ve toplumsal bir tartışmaya katkı sunmayan basit olayların günlük havadis adı altında haberleştirilerek veri ihlali yaratmasına geçit vermemiştir.
Kararın emsal etkisi, internet gazeteciliği yapan basın mensupları ve medya kuruluşları için yüksek bir bağlayıcılığa sahiptir. Özellikle sosyal medya veya başka mecralardan alıntılanan belgelerde yer alan ad, soyad ve sınav sonuç puanı gibi kişisel verilerin yayımlanması, kişinin açık rızası olmadığı sürece Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yaptırıma tabi tutulabilecektir. Uygulamadaki önemi ise, ifade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı arasındaki adil dengede, kamuoyu ilgisi ve kamu yararı bulunmayan olaylarda bireyin kişisel verilerinin korunması hakkının daha ağır basacağı prensibini yerleştirmesidir. Bu karar, gazetecilik faaliyetlerinin yürütülmesinde temel haklara saygı gösterilmesi gerekliliğini bir kez daha vurgulamaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Bir internet haber sitesinin sahibi olan şirket, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) başarılı olan bir öğrencinin sınav sonuç belgesini kendi haber sitesinde yayımlamıştır. Yayımlanan belgede öğrencinin adı, soyadı, fotoğrafı ve yerleştirme puanı gibi kişisel bilgiler açıkça yer almıştır. Öğrencinin rızası dışında gerçekleşen bu paylaşım üzerine şikâyette bulunulmuş ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK) tarafından şirkete 30.000 TL idari para cezası kesilmiştir. Şirket, bu haberi ulusal bir haber sitesinden alıntıladığını, olayın basın ve ifade özgürlüğü kapsamında yasal bir gazetecilik faaliyeti olduğunu ileri sürerek cezaya itiraz etmiş ancak sulh ceza hâkimlikleri itirazları reddetmiştir. Bunun üzerine şirket, kesilen para cezasının ve aleyhe verilen yargı kararlarının ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan hukuki kuralların başında, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasını düzenleyen Anayasa m.13 ile ifade özgürlüğünü teminat altına alan Anayasa m.26 gelmektedir. Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerektiğini yerleşik içtihatlarında vurgulamaktadır.
Kişisel verilerin işlenmesi ve korunmasına ilişkin usul ve esaslar ise 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile belirlenmiştir. Bu Kanun'un 5. maddesi, kişisel verilerin işlenme şartlarını hukuka uygunluk sebepleri olarak düzenlerken, 12. maddesi veri sorumlusunun veri güvenliğini sağlama yükümlülüğünü hüküm altına almıştır. Kanun'un 28. maddesi ise kişisel verilerin ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesini belirli istisnalara tabi tutmuştur.
Başvurucunun iddialarında dayandığı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.36 hükmü, basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberlerin serbestçe iktibas olunabileceğini düzenlemektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi, mutlak ve sınırsız olmayan basın özgürlüğünün sadece halkı ilgilendiren haber ve görüşleri iletme özgürlüğü olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, haberlerin verilişinde biçim ve öz arasındaki denge kriterine riayet edilmesi zorunludur. İfade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı arasında adil bir denge kurulurken haberin genel yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, hedef alınan kişinin ünlülük düzeyi ve haberin kamusal faydası gibi kriterler mahkemelerce titizlikle değerlendirilmelidir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun yerel düzeyde yayın yapan internet haber sitesinde YKS'de başarılı olan bir kişinin sınav sonuç belgesini yayımlayarak kişisel verilerini paylaşması neticesinde uygulanan idari para cezasını ifade özgürlüğü kapsamında incelemiştir. Kararda, haber başlığında veya içeriğinde kişinin başarı durumunun ötesinde toplumsal bir tartışmaya veya kamu yararına katkı sunacak herhangi bir ilave açıklama veya değerlendirme bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkeme, sınava giren kişinin tanınmış bir şahıs veya kamusal yetki kullanan biri olmaması sebebiyle, sadece başarılı bir sonuç belgesinin kamuoyuyla paylaşılmasının genel yarara nasıl bir katkı sağladığının ortaya konulamadığına dikkat çekmiştir. Başvurucunun, söz konusu belgenin daha önce ulusal bir sitede yayımlanarak alenileştiği ve günlük havadis niteliğinde olduğu yönündeki savunmaları ise geçerli görülmemiştir. Yaşanan her basit olayın toplumun ilgisini çekmese dahi haberleştirilebileceği yönündeki bir kabulün, basın özgürlüğünün sınırlarını belirsiz hâle getireceği vurgulanmıştır.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun ve itirazları inceleyen sulh ceza hâkimliklerinin kararları irdelendiğinde; olayın toplumda sık rastlanan bir durum olduğu, bireyi düşünmeye sevk etmediği ve veri paylaşımının ifade özgürlüğü istisnasından yararlanamayacağı yönündeki tespitlerin ilgili ve yeterli gerekçelere dayandığı anlaşılmıştır. Derece mahkemeleri, şeref ve itibarın korunması hakkı ile basın özgürlüğü arasında adil bir dengeleme yapmış, uygulanan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığını ve orantılı olduğunu ortaya koymuştur.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, uygulanan idari para cezasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğuna hükmederek başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edilmediği yönünde karar vermiştir.