Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Oğuzhan Çelik ve Diğerleri Kararı 2020/2457 B.

Anayasa Mahkemesi Oğuzhan Çelik ve Diğerleri Kararı 2020/2457 B.

Bu karar, olağanüstü hâl (OHAL) döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile hukuki statüleri doğrudan etkilenen bireylerin yargısal denetim hakları bağlamında büyük bir önem taşımaktadır. Askerî personel adaylarının temin işlemlerinin KHK ile iptal edilmesi üzerine idare mahkemelerinde açtıkları iptal davalarının, yargı mercilerince "incelenmeksizin ret" kararıyla sonuçlandırılması, adalete erişimi imkânsız kılan katı bir usul uygulaması olarak değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, idari yargı mercilerinin bu uyuşmazlıkları doğrudan reddetmek yerine dosyaları yetkili merci olan komisyona göndermesi gerektiğini vurgulayarak mahkemeye erişim hakkının şekilci yaklaşımlara feda edilemeyeceğini ortaya koymuştur.
search

Anayasa Mahkemesi
Oğuzhan Çelik ve Diğerleri Kararı 2020/2457 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2020/2457
Karar Tarihi 02.10.2024
Taraf Oğuzhan Çelik ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
KHK işlemleri idari yargı denetimine tabidir.
Dosyanın görevli komisyona gönderilmesi zorunludur.
Davanın incelenmeksizin reddi ölçüsüz bir müdahaledir.
Makul süre şikayetlerinde alternatif yollar tüketilmelidir.

Bu karar, olağanüstü hâl (OHAL) döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile hukuki statüleri doğrudan etkilenen bireylerin yargısal denetim hakları bağlamında büyük bir önem taşımaktadır. Askerî personel adaylarının temin işlemlerinin KHK ile iptal edilmesi üzerine idare mahkemelerinde açtıkları iptal davalarının, yargı mercilerince "incelenmeksizin ret" kararıyla sonuçlandırılması, adalete erişimi imkânsız kılan katı bir usul uygulaması olarak değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, idari yargı mercilerinin bu uyuşmazlıkları doğrudan reddetmek yerine dosyaları yetkili merci olan komisyona göndermesi gerektiğini vurgulayarak mahkemeye erişim hakkının şekilci yaklaşımlara feda edilemeyeceğini ortaya koymuştur.

Kararın emsal etkisi, benzer durumda bulunan ve statü hakları idari işlem yerine doğrudan KHK ile iptal edilen binlerce kişinin hukuki süreçlerini yakından ilgilendirmektedir. Mahkemelerin, uyuşmazlığın esasına girmeden veya görevsizlik kararı ile dosyayı ilgili kuruma aktarmadan doğrudan davanın reddine karar vermeleri, hak arama hürriyetine yapılmış orantısız bir müdahale olarak tescillenmiştir. Bu içtihat, yargı yolunun idari eylemler karşısında yalnızca kâğıt üzerinde değil, fiilen ve pratik olarak da ulaşılabilir olması gerektiğini kanıtlamaktadır. Aynı zamanda uzun yargılama sürelerine ilişkin iddialarda da özel tazminat komisyonu yollarının tüketilmesi gerektiği ilkesi istikrarlı biçimde sürdürülmüştür.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlık, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde subay veya astsubay adayı olarak temin ve eğitim faaliyetleri devam eden bir grup başvurucunun, bu faaliyetlerinin olağanüstü hâl döneminde yayımlanan kanun hükmünde kararnameler ile iptal edilmesi üzerine yaşadıkları hukuki sürece dayanmaktadır. Başvurucular, statüye geçiş işlemlerinin iptali neticesinde uğradıkları hak kayıplarının giderilmesi talebiyle idare mahkemelerinde iptal davaları açmışlardır.

Ancak idare mahkemeleri, bu işlemlerin doğrudan kanun niteliği taşıyan KHK'lar ile tesis edildiğini, dolayısıyla ortada iptal davasına konu olabilecek idari bir işlemin bulunmadığını belirterek davaları esasa girmeden incelenmeksizin reddetmiştir. Başvurucular, idare mahkemelerinin dosyaları görevli OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna göndermek yerine doğrudan reddetmesinin adalete erişim haklarını ihlal ettiğini ve söz konusu yargılama süreçlerinin çok uzun sürdüğünü belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, bu tür başvurularda Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkını ve bu hakkın en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkını merkeze almaktadır. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız kılan şekilci sınırlamalar bu hakkın özünü zedeler.

Uyuşmazlığın yasal dayanağını öncelikle 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun oluşturmaktadır. Yerleşik içtihat prensiplerine göre, 7075 sayılı Kanun uyarınca OHAL kapsamındaki KHK'lar ile gerçek kişilerin hukuki statülerine ilişkin doğrudan düzenlenen işlemlerin incelenmesi görevi OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun yetkisindedir. Mahkemelerin, katı ve şekilci bir yorumla davayı doğrudan reddetmek yerine, keyfîliğe karşı bireylere güvence sağlayacak bir yaklaşımla uyuşmazlık dosyasını yetkili kuruma devretmesi gerekmektedir.

Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin ihlal iddialarında ise 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun devreye girmektedir. 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde, derdest olan makul süre şikâyetlerinde öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi yasal bir zorunluluktur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olaydaki şikâyetleri makul sürede yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı bağlamında iki ayrı boyutta değerlendirmiştir. İlk olarak, başvurucuların yargılamanın uzun sürmesine ilişkin şikâyetleri incelenmiştir. Yapılan değerlendirmede, 6384 sayılı Kanun kapsamında yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeler uyarınca, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarına karşı öncelikle Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması gerektiği tespit edilmiştir. Başvurucuların bu idari başvuru yolunu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine müracaat etmiş olmaları nedeniyle, başvurunun makul süreye ilişkin kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir.

İkinci ve esaslı inceleme ise mahkemeye erişim hakkı üzerinden yürütülmüştür. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların subay/astsubay statüsüne geçiş işlemlerinin iptali üzerine açtıkları davaların idare mahkemelerince incelenmeksizin reddedilmesini mahkemeye erişim hakkı kapsamında detaylıca incelemiştir. Başvurucuların işlemleri doğrudan KHK ile iptal edilmiş olsa da idare mahkemelerinin dosyaları görevli OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna devretmesi gerekirken davanın incelenmeksizin reddine karar vermesi, hak arama özgürlüğüne yönelik ölçüsüz bir müdahale olarak nitelendirilmiştir. Bu tür şekilci yargısal kararların, başvurucuları idari ve yasal merciler önünde tamamen korumasız bıraktığı ve adalete erişim imkânını zedelediği belirlenmiştir.

Kararda ayrıca, OHAL Komisyonunun görev süresinin sona ermiş olmasına rağmen 7075 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeler gereğince komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda işlem yapacak kurumların yetkilendirildiği, bu sebeple mahkemeye erişim hakkının sağlanmasının fiilen mümkün olduğu ifade edilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, makul sürede yargılanma hakkı iddialarını kabul edilemez bulurken mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

KHK ile ihraç edildim, mahkeme davamı direkt reddetti. Bu yasal mı? expand_more
Anayasa Mahkemesi kararına göre, idare mahkemelerinin uyuşmazlığın esasına girmeden veya görevsizlik kararı ile dosyayı ilgili kuruma aktarmadan davayı doğrudan reddetmesi hukuka aykırıdır. Mahkemelerin bu tür katı ve şekilci bir yaklaşımla davanın incelenmeksizin reddine karar vermesi, hak arama hürriyetine ve mahkemeye erişim hakkına yönelik ölçüsüz bir müdahale olarak değerlendirilmektedir. Hukuki statünüz doğrudan kanun hükmünde kararname (KHK) ile iptal edilmiş olsa bile, adalete erişim imkânınızın şekilci usul yaklaşımlarıyla zedelenmemesi gerekir.
Mahkeme KHK dosyamı reddetmek yerine ne yapmalıydı? expand_more
İdare mahkemelerinin, uyuşmazlığı incelenmeksizin doğrudan reddetmek yerine dosyayı yetkili merci olan komisyona göndermesi gerekmektedir. Mevzuata göre, olağanüstü hâl kapsamındaki KHK'lar ile doğrudan tesis edilen işlemlerin incelenmesi görevi OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun yetkisindedir. Mahkemelerin adalete ve mahkemeye erişim hakkını gözeterek, keyfiliğe karşı bireylere güvence sağlayacak bir tutumla dosyanızı ilgili görevli kuruma devretmesi yasal bir zorunluluktur.
Davam çok uzun sürdü diye direkt AYM'ye gidebilir miyim? expand_more
Hayır, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkınızın ihlal edildiği iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmanız mümkün değildir. 6384 sayılı Kanun kapsamında yapılan yasal değişiklikler gereğince, bu tür iddialar ve şikayetler için öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması yasal bir zorunluluktur. Bu idari başvuru yolunu tüketmeden doğrudan mahkemeye müracaat edilmesi halinde, başvurunuz başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle kabul edilemez bulunacaktır.
OHAL Komisyonu kapandı, iptal edilen hakkımı nasıl arayacağım? expand_more
OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun görev süresi fiilen sona ermiş olsa dahi hak arama hürriyetiniz devam etmektedir. 7075 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeler gereğince, komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda işlem yapacak yetkili kurumlar ayrıca belirlenmiş ve yetkilendirilmiştir. Bu nedenle, mahkemeye erişim hakkınızın sağlanması ve uyuşmazlığınızın bu yeni kurumlara devredilerek incelenmesi hukuken mümkündür.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir