Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/26297 E. 2016/20950 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/26297 E. 2016/20950 K.

Bu karar, işyerinde sendika değişikliği veya toplu iş sözleşmesi süreçlerinde işçiler tarafından gerçekleştirilen toplu iş bırakma ve işyeri işgali eylemlerinin hukuki niteliğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yargıtay, yürürlükte bir toplu iş sözleşmesi varken işçilerin kanuni grev koşulları oluşmadan üretimi durdurmasını ve fabrikayı terk etmemesini kanun dışı grev ve ölçüsüz bir eylem olarak tanımlamıştır. Karar, demokratik tepki ve barışçıl eylem hakkının sınırlarını çizerek, işverene zarar verme kastı taşıyan ve çalışma barışını bozan tutumların hukuken korunmayacağını açıkça göstermektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2016/26297
Karar No 2016/20950
Karar Tarihi 28.11.2016
Karar Sonucu Bozma ve Ret
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Kanuni grev şartları oluşmadan yapılan grev kanundışıdır.
  • gavel Toplu eylemler işverene zarar verme kastı içermemelidir.
  • gavel İşçi eylemleri ölçülülük ilkesine uygun ve barışçıl olmalıdır.
  • gavel İşyerini işgal eylemi haklı fesih nedenidir.

Bu karar, işyerinde sendika değişikliği veya toplu iş sözleşmesi süreçlerinde işçiler tarafından gerçekleştirilen toplu iş bırakma ve işyeri işgali eylemlerinin hukuki niteliğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yargıtay, yürürlükte bir toplu iş sözleşmesi varken işçilerin kanuni grev koşulları oluşmadan üretimi durdurmasını ve fabrikayı terk etmemesini kanun dışı grev ve ölçüsüz bir eylem olarak tanımlamıştır. Karar, demokratik tepki ve barışçıl eylem hakkının sınırlarını çizerek, işverene zarar verme kastı taşıyan ve çalışma barışını bozan tutumların hukuken korunmayacağını açıkça göstermektedir.

Benzer iş uyuşmazlıklarında bu karar, işverenin fesih hakkının sınırları ve işçilerin toplu eylem hakkının ölçülülüğü konusunda bağlayıcı bir emsal teşkil etmektedir. Özellikle sendikal rekabetin yaşandığı ve toplu iş sözleşmesi prosedürlerinin devam ettiği işyerlerinde, işçilerin yasal dayanağı olmayan temsilci tanınması gibi taleplerle üretimi durdurması, işverene haklı nedenle derhal fesih imkanı vermektedir. Uygulamada iş mahkemeleri, toplu eylemlerin barışçıl olup olmadığını, süresini, katılımcı sayısını ve işverenin mülkiyet ile girişim özgürlüğüne orantısız bir müdahale oluşturup oluşturmadığını bu karardaki kriterler ışığında değerlendirecektir. Bu bağlamda karar, iş hukukunda mülkiyet hakkı ile sendikal haklar arasındaki dengeyi sağlaması açısından büyük bir öneme sahiptir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, çalıştığı fabrikada yetkili sendikadan istifa ettikten sonra işveren temsilcileri ve sendika yetkilileri tarafından kendisine ve arkadaşlarına sürekli baskı yapıldığını, tuvalete gitmelerinin bile engellendiğini, haklarında dedikodular çıkarılarak psikolojik şiddet (mobbing) uygulandığını iddia ederek dava açmıştır. İşçi, bu baskılar sonucunda iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini belirterek feshin geçersiz sayılmasını, işe iadesini ve sendikal tazminat ödenmesini talep etmiştir.

Buna karşılık davalı işveren ise, işyerinde diğer fabrikalardaki eylemlerden etkilenen bir grup işçinin yasa dışı yollarla iş bıraktığını, üretimi durdurarak fabrikayı işgal ettiğini ve tüm uyarılara rağmen eyleme son vermediklerini belirtmiştir. İşveren, yaşanan bu yasa dışı grev ve işgal eylemi sebebiyle işçilerin iş sözleşmelerinin haklı nedenle ve tazminatsız olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yüksek Mahkeme, uyuşmazlığı incelerken öncelikle grev ve toplu eylem haklarının yasal sınırlarını düzenleyen 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.58 hükmünü temel almıştır. Bu maddeye göre, işçilerin topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak işi bırakmaları grev olarak tanımlanmıştır. Kanuni grev için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan her türlü iş bırakma eylemi kanun dışı grev statüsündedir.

Somut olayda işyerinde halihazırda yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi bulunması nedeniyle uyuşmazlığın kanuni bir grev hakkı çerçevesinde değerlendirilemeyeceği kuralı benimsenmiştir. Mahkeme, işçilerin bireysel veya toplu iş hukukuna dair haklarını savunmak amacıyla demokratik ve barışçıl toplu eylem yapma hakları bulunduğunu, bu hakkın 87 ve 98 sayılı ILO Sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Şartı ve Anayasa'nın sendikal hakları güvence altına alan hükümleri gereği olduğunu vurgulamıştır.

Ancak bu hakkın kullanımında yerleşik içtihat prensipleri gereğince belirli sınırlar mevcuttur. Eylemin işverene özel olarak zarar verme kastı içermemesi ve ölçülülük ilkesine uygun olması şarttır. Eylemin zamanlaması, katılımcı sayısı, süresi ve içeriği bu ölçülülük değerlendirmesinde kıstas alınır. İşçilerin, işverenden tüzel kişiliği bulunmayan ve yasadan kaynaklanmayan gayri resmi bir topluluğun temsilcilerini tanımasını beklemesi ve bu uğurda işyerini işgal etmesi, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında haklı fesih prosedürlerinin işletilmesi için geçerli bir hukuki zemin olarak kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki bilgi ve belgeleri incelediğinde davalıya ait işyerinde gerçekleşen olayların sıradan bir barışçıl protesto sınırlarını aştığını tespit etmiştir. İncelemelere göre, metal sektöründeki diğer fabrikalarda yaşanan olaylardan etkilenen işçiler, kendi işyerlerinde de üretimi durdurarak işbaşı yapmamış ve fabrikayı terk etmeyerek işgal eylemi gerçekleştirmiştir. Emniyet güçlerinin müdahalesi ile ancak sona erdirilebilen bu fabrika binasından çıkmama eyleminin; zamanlaması, katılımcı sayısı ve günlerce sürmesi dikkate alındığında ölçülü olmaktan tamamen uzak olduğu belirlenmiştir.

Ayrıca, dinlenen tanık beyanlarından söz konusu eylemlerin doğrudan davalı işverene yönelik olmadığı, işçilerin üyesi oldukları ilgili sendikaya karşı bir tepki niteliği taşıdığı açıkça anlaşılmıştır. İşçilerin eyleme dayanak olarak ileri sürdükleri; mevcut sendika temsilcilerinin odalarının kaldırılması ve kendi seçtikleri resmi olmayan sözcülerin tanınması gibi taleplerin, yetkili bir sendikanın ve yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesinin bulunduğu bir ortamda hukuken karşılanması mümkün değildir.

İşverenin, yasadan kaynaklanmayan bir topluluğun temsilcilerini muhatap almasının beklenemeyeceği, işverence eyleme katılan işçiler hakkında toplu iş sözleşmesindeki feshe ilişkin prosedürlerin işletilmesinin haklı olduğu vurgulanmıştır. Dosya kapsamında işverenin, sendikalı işçiler ile sendikasız işçiler arasında ayrımcılık yaptığına veya yetkili sendikayı korumaya yönelik dahli bulunduğuna dair somut hiçbir delil elde edilememiştir. Bu tespitler ışığında, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek yerel mahkemenin verdiği işe iade kararı hatalı bulunmuştur.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davalı işverenin haklı nedenle iş akdini feshettiği yönünde karar vererek ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.

İşyerinde eylem yapıp işi durdurursak tazminatsız kovulur muyuz? expand_more
İşçi eylemlerinin hukuki koruma görebilmesi için belirli sınırları aşmaması ve barışçıl olması gerekir. Yargıtay kararlarına göre, kanuni grev şartları oluşmadan üretimin durdurulması ve işyerinin terk edilmemesi yasa dışı grev niteliğindedir. İşçilerin çalışma barışını bozan, ölçüsüz ve işverene zarar verme kastı taşıyan bu tür eylemleri, işverene iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı verir. Dolayısıyla, yasal sınırları aşan eylemlerde haklı nedenle ve tazminatsız olarak işten çıkarılmanız hukuken mümkündür.
Sendikamızı beğenmeyip fabrikada kendi sözcümüzü seçebilir miyiz? expand_more
İşyerinde halihazırda yetkili bir sendika ve yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi varsa, işçilerin yasadan kaynaklanmayan gayri resmi temsilciler seçmesi ve işverenin bu kişileri muhatap almasını beklemesi hukuken mümkün değildir. Yargıtay, mevcut sendika temsilcilerinin odalarının kaldırılması veya yasal olmayan sözcülerin tanınması gibi taleplerle yapılan iş bırakma eylemlerini hukuka aykırı bulmaktadır. İşverenin, resmi olmayan ve yasadan kaynaklanmayan bu tarz bir topluluğun temsilcilerini tanıması yasal olarak beklenemez.
Hak aramak için fabrikayı işgal etmek suç mu, işten atılma sebebi mi? expand_more
Evet, fabrikayı işgal etmek iş hukukunda kesin olarak haklı fesih nedeni kabul edilmektedir. Yargıtay'ın emsal kararına göre, işçilerin demokratik tepki ve eylem hakkı bulunsa da bu hak işverenin mülkiyet ve girişim özgürlüğüne orantısız bir müdahale oluşturmamalıdır. İşçilerin fabrikadan çıkmaması, günlerce süren ve emniyet güçlerinin müdahalesiyle ancak sonlandırılabilen işyeri işgali eylemleri, ölçülülük ilkesine tamamen aykırıdır. Bu tür eylemler sıradan ve barışçıl bir protesto sınırını aştığı için işverene derhal haklı nedenle fesih imkanı tanır.
İşveren yasadışı grev yapan işçiyi haklı nedenle işten çıkarabilir mi? expand_more
Evet, işveren yasadışı grev yapan işçileri haklı nedenle işten çıkarabilir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 58. maddesi gereğince, yasal koşullar sağlanmadan yapılan iş bırakma eylemleri kanun dışı grev sayılmaktadır. Yargıtay, bu tür ölçüsüz ve yasaya aykırı eylemlere katılan işçiler hakkında işverenin feshe ilişkin prosedürleri işletmesinin haklı olduğunu ve işverene zarar verme kastı taşıyan tutumların korunmayacağını belirtmiştir. İlgili emsal kararda da yasa dışı grev ve işgal eylemi gerçekleştiren işçilerin işe iade talepleri yerel mahkemece kabul edilmiş olsa da, bu karar Yargıtay tarafından işverenin feshinin haklı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir