Karar Bülteni
AYM Münür Apan ve Diğerleri BN. 2020/22373
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2020/22373 |
| Karar Tarihi | 20.11.2024 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal ve Kabul Edilemezlik |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kanuni düzenlemeyle dava hakkının etkisizleştirilmesi ihlaldir.
- Makul süre şikayetlerinde tazminat komisyonu tüketilmelidir.
- Tahsil imkânının yasa ile kaldırılması mülkiyeti zedeler.
- İptal edilen yasa sonrası yeniden yargılama zorunludur.
Bu karar hukuken, devam eden bir alacak davası sırasında yasama organı tarafından yapılan bir kanuni düzenleme ile bireylerin alacaklarını tahsil etme imkânının fiilen ve hukuken ortadan kaldırılmasının mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiğini göstermektedir. Şirkete yatırılan paranın iadesi için açılan davalarda, yargılama sürecinde yürürlüğe giren ve hakkın aranmasını imkânsız kılan yasal müdahalelerin anayasal güvencelere aykırı olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin iddialarda yeni yasal düzenlemeler gereği Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi gerektiği bir kez daha teyit edilmiştir.
Benzer davalarda emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu karar, kanun koyucunun sürmekte olan yargılamalara müdahale ederek bireylerin mülkiyet iddialarını mahkemeler önünde tartışmasını engelleyen yasaların Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin ardından, yerel mahkemelerin yeniden yargılama yapmakla yükümlü olduğunu net bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu durum, idari veya yasal düzenlemelerle teorik olarak var olan mahkemeye erişim ve etkili başvuru yollarının pratikte işlevsiz hâle getirilmesinin önüne geçilmesinde kritik bir içtihat niteliği taşımakta olup, yasal düzenleme mağdurları için güçlü bir yargısal koruma kalkanı sunmaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucular, bir şirkete yatırdıkları paraların kendilerine iade edilmesi talebiyle mahkemeye başvurarak alacak davası açmışlardır. Ancak bu davalar devam ederken, yasama organı tarafından yeni bir kanuni düzenleme yapılmış ve bu tür alacakların tahsil edilme imkânı hukuken engellenmiştir. Bu yasal değişiklik sonrasında mahkemeler, uyuşmazlığın esasına girip başvurucuların haklı olup olmadığını değerlendirme imkânından yoksun kalmış ve davalar etkisiz hâle gelmiştir. Başvurucular, alacaklarının tahsili için açtıkları davanın yasal bir müdahale ile anlamsızlaştırıldığını, devletin mahkemeye başvurma ve hakkını arama imkânını ellerinden aldığını belirterek mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuşlardır. Ek olarak, açtıkları bu davaların çok uzun sürdüğünü belirterek makul sürede yargılanma haklarının da ihlal edildiğinden şikâyet etmişlerdir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi bu uyuşmazlığı çözerken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35'te yer alan mülkiyet hakkı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 40'ta yer alan etkili başvuru hakkı çerçevesinde bir inceleme yapmıştır. Yerleşik içtihat prensipleri gereğince, mülkiyet hakkına yönelik ihlal iddialarında bireylerin bu iddialarını sunabilecekleri, zararlarının tazminini isteyebilecekleri teorik ve pratik olarak işleyen etkili bir hukuk yolunun bulunması zorunludur. Teorik düzeyde etkili bir yol olarak görülen dava açma hakkı, yargılama esnasında yürürlüğe konulan bir kanuni düzenleme ile pratikte başarı sunma kapasitesini yitiriyorsa, kişilerin etkili başvuru hakkından mahrum bırakıldığı kabul edilmektedir.
Diğer taraftan uyuşmazlığın makul sürede yargılanma hakkına ilişkin kısmında ise 7499 sayılı Kanun ile değişik 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanmıştır. Bu yasal düzenlemeye göre, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan başvurular için doğrudan bir inceleme yapılmadan önce, ilk bakışta ulaşılabilir ve yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan Tazminat Komisyonuna müracaat edilmesi zorunlu tutulmuştur. Dolayısıyla, olağan ve etkili başvuru yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılamayacağı şeklindeki ikincillik ilkesi, makul süre şikâyetlerinde ön koşul olarak belirlenmiştir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların şirkete yatırdıkları paranın iadesi için mahkemelere başvurarak alacaklarının tahsili amacıyla uygun hukuki yolları kullandıklarını tespit etmiştir. Ne var ki dava süreci işlerken yürürlüğe giren yeni bir kanuni düzenleme sebebiyle başvurucuların alacaklarının tahsil imkânı ortadan kaldırılmış ve mahkemelerin uyuşmazlığın esasına girerek bir karar vermesi fiilen engellenmiştir. Bu yasal müdahale, başvurucuları yargısal mekanizmaları işletme hakkından tamamen mahrum bırakmıştır. Anayasa Mahkemesi, daha önce iptal ettiği bu yasal düzenleme sebebiyle başvurucuların iddialarının derece mahkemelerince incelenemediğini vurgulayarak, bu durumun mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını zedelediği kanaatine varmıştır.
Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialar incelendiğinde ise Anayasa Mahkemesi, yeni yasal düzenlemelerle kurulan ve makul süre şikayetlerini incelemekle görevlendirilen Tazminat Komisyonuna başvurulmadığını tespit etmiştir. Bu komisyonun ilk bakışta ulaşılabilir ve başarı şansı sunan etkili bir yol olduğu, dolayısıyla bu yol tüketilmeden bireysel başvuru yapılmasının bireysel başvurunun ikincilliği ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle makul süre şikayetleri yönünden başvuru yollarının tüketilmemiş olması gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı verilmiştir.
Mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlali bakımından ise iddiaların esasının ancak yeniden yargılama ile değerlendirilebileceği vurgulanmış ve uyuşmazlığın çözümü için derece mahkemelerinin iptal kararı doğrultusunda yeni bir değerlendirme yapması gerektiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için kararı ilgili mahkemelere göndermiştir.