Anasayfa Karar Bülteni AYM | Hüseyin Özbağ | BN. 2021/45898

Karar Bülteni

AYM Hüseyin Özbağ BN. 2021/45898

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/45898
Karar Tarihi 27.11.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kanuni düzenlemeyle alacak tahsili imkânsız kılınamaz.
  • Mülkiyet hakkı kapsamında etkili başvuru sağlanmalıdır.
  • Makul süre şikâyetleri Tazminat Komisyonuna yapılmalıdır.

Bu karar, devam eden bir yargılama sırasında yasama organı tarafından yapılan kanuni bir düzenleme ile kişilerin alacaklarını tahsil etme imkânının ortadan kaldırılmasının anayasal hak ihlali oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının etkin bir biçimde korunması için kişilerin mahkemeler önünde işlevsel bir başvuru yoluna sahip olmaları gerektiğini vurgulamıştır. Yargılama sürecinde ihdas edilen kanunlar nedeniyle davanın konusuz kalması veya tahsil kabiliyetinin yitirilmesi, mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını zedelemektedir.

Karar, özellikle şirketlere veya kooperatiflere yatırılan paraların iadesi istemiyle açılan davalarda sonradan çıkarılan kanunların geriye dönük etkilerini sınırlandırması bakımından büyük bir emsal değere sahiptir. Turgay Kılıç kararına atıf yapılarak istikrar kazanan bu içtihat, yasama tasarruflarıyla devam eden davalara müdahale edilmesinin hukuki sınırlarını çizmektedir. Ayrıca, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle ihlal iddialarında, son yasal değişikliklerle kurulan Tazminat Komisyonuna başvurunun zorunlu bir adım olduğu teyit edilerek usul hukuku bakımından da vatandaşlara ve hukukçulara önemli bir yol gösterici olmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Hüseyin Özbağ, bir şirkete yatırdığı paranın tarafına iadesini sağlamak amacıyla mahkemede dava açmıştır. Ancak bu alacak davası mahkemelerde görülmeye devam ederken, yasama organı tarafından konuyla ilgili yeni bir kanuni düzenleme yapılmıştır. Çıkarılan bu yasa sonucunda başvurucunun şirketten olan alacağını hukuki yollarla tahsil etme imkânı fiilen ortadan kalkmıştır.

Başvurucu, alacağını almak için başvurduğu hukuki yolların yasa değişikliğiyle sonuçsuz bırakılması üzerine mülkiyet hakkının ve hakkını arama imkânının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ayrıca, söz konusu dava sürecinin gereğinden fazla uzadığını belirterek makul sürede yargılanma hakkının da zedelendiğini savunmuş ve bu mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesinin uyuşmazlığı değerlendirirken dayandığı temel kurallar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35'te yer alan mülkiyet hakkı ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 40'ta düzenlenen etkili başvuru hakkı çerçevesinde şekillenmiştir. Mülkiyet hakkı, kişilerin malvarlığı değerleri üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunabilmelerini güvence altına alırken, etkili başvuru hakkı bu mülkiyete yönelik haksız müdahalelerin yargı önünde giderilmesini temin eden en temel usul güvencesidir.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, alacağın tahsili için uygun hukuki yollara başvurulmasına rağmen yargılama sırasında ihdas edilen kanuni düzenlemeler nedeniyle bu mekanizmaların işletilmesinin imkânsız hâle getirilmesi, mülkiyet hakkının korunmasını etkisizleştirir. Mahkemenin önceki emsal kararlarında benimsediği ilke uyarınca, yasal düzenleme yapma yetkisi, devam eden davalarda kişilerin yargısal yollardan sonuç almasını peşinen engelleyecek şekilde kullanılamaz.

Makul sürede yargılanma hakkı yönünden ise 7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikler dikkate alınmıştır. 6384 sayılı Kanun m. 5/A uyarınca, yargılamaların makul sürede bitirilmediği iddialarına karşı Tazminat Komisyonuna başvuru imkânı getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu komisyonun ihlal iddialarına karşı başarı şansı sunan ve yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan etkili bir iç hukuk yolu olduğunu kabul etmiştir. Bu sebeple, bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereği öncelikle bu idari ve yargısal yolların tüketilmesi zorunludur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun iddialarını makul sürede yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkı olmak üzere iki farklı boyutta incelemiştir.

Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyet bakımından, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle doğan mağduriyetlerin giderilmesi için yakın zamanda ihdas edilen ve Tazminat Komisyonuna başvuru öngören yasal yolun öncelikle tüketilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Başvurucunun bu yolu tüketmeden doğrudan bireysel başvuruda bulunması, bireysel başvurunun ikincilliği ilkesiyle bağdaşmadığından, bu şikâyet başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkına yönelik incelemede ise, başvurucunun bir şirkete yatırdığı paranın iadesi talebiyle açtığı davanın devam ettiği sırada çıkarılan yasal düzenlemelerin etkisi değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, benzer nitelikteki önceki kararlarına atıf yaparak, başvurucunun alacağını tahsil etmek amacıyla hukuki yollara başvurmasına rağmen, sonradan yapılan kanuni düzenleme sebebiyle bu hukuki mekanizmaları işletme imkânından mahrum bırakıldığını saptamıştır. Yargılama sürecine yasa koyucu tarafından yapılan bu nitelikteki bir müdahale, başvurucunun mülkiyet hakkını korumak için sahip olması gereken etkili başvuru hakkını tamamen işlevsiz hâle getirmiştir.

Bu durumun, mülkiyet hakkı bağlamında devlete düşen koruma yükümlülüklerine ve anayasal güvencelere aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Kanuni düzenlemenin iptal edilmiş olması gerçeği karşısında, başvurucunun iddialarının esasının derece mahkemelerince yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu doğmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için kararın bir örneğinin Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: