Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Necati Ekingen Kararı 2022/69033 B.

Anayasa Mahkemesi Necati Ekingen Kararı 2022/69033 B.

Bu karar, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın vatandaşın taşınmazına fiilen el atmasının ve ardından ödenmesine hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısında erimesinin, mülkiyet hakkı bağlamında nasıl değerlendirileceğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan idari müdahalelerin anayasal sınırlar içinde kalabilmesi için yasal prosedürlere titizlikle uyulması gerektiğinin altını net bir şekilde çizmektedir. İdarenin kanuni bir dayanak olmaksızın fiili bir durum yaratarak taşınmaza el atması ve sonrasında ödenecek bedellerin zamanında veya değer kaybını telafi edecek şekilde ödenmemesi, vatandaşa şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemekte olup mülkiyet hakkının özüne doğrudan bir müdahale teşkil etmektedir.
search

Anayasa Mahkemesi
Necati Ekingen Kararı 2022/69033 B.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/69033
Karar Tarihi 05.11.2025
Taraf Necati Ekingen
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkı ihlalidir.
Tazminatın enflasyona yenik düşürülmesi mülkiyeti ihlal eder.
Mülkiyet hakkı müdahaleleri kanunilik şartını taşımalıdır.
Geciken ödemeler vatandaşa olağan dışı külfet yükler.

Bu karar, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın vatandaşın taşınmazına fiilen el atmasının ve ardından ödenmesine hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısında erimesinin, mülkiyet hakkı bağlamında nasıl değerlendirileceğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan idari müdahalelerin anayasal sınırlar içinde kalabilmesi için yasal prosedürlere titizlikle uyulması gerektiğinin altını net bir şekilde çizmektedir. İdarenin kanuni bir dayanak olmaksızın fiili bir durum yaratarak taşınmaza el atması ve sonrasında ödenecek bedellerin zamanında veya değer kaybını telafi edecek şekilde ödenmemesi, vatandaşa şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemekte olup mülkiyet hakkının özüne doğrudan bir müdahale teşkil etmektedir.

Benzer davalardaki emsal etkisi yönünden bu karar, özellikle yüksek enflasyonist ekonomik koşullarda idare aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma ve bedel artırım davaları için son derece kritik bir öneme sahiptir. Karar, yerel mahkemelerin tazminat bedellerini belirlerken ve ödeme süreçlerini yönetirken, paranın satın alma gücündeki dramatik düşüşü dikkate almak zorunda olduklarını güçlü bir şekilde içtihat hâline getirmektedir. Uygulamada idarelerin ve mahkemelerin, vatandaşın mülkiyetinden mahrum kalması nedeniyle uğradığı ekonomik zararı hesaplarken sadece tespit edilen ilk asıl bedeli değil, hukuki sürecin uzaması sebebiyle oluşan enflasyon kaynaklı parasal erimeyi de telafi edecek bütüncül bir yaklaşım benimsemeleri gerektiği bu içtihatla hukuken tescillenmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Necati Ekingen, maliki olduğu taşınmaza idare tarafından herhangi bir resmi kamulaştırma kararı alınmaksızın fiilen el atılması üzerine, mülkiyetinin haksız işgali sebebiyle hukuki yollara başvurmuştur. Uyuşmazlığın temelinde, idarenin hukuka aykırı şekilde taşınmaza el koyarak fiili bir durum yaratması yatmaktadır.

Başvurucu, taşınmazına yönelik bu fiili el atma durumu nedeniyle oluşan mağduriyetinin ve zararlarının karşılanması amacıyla kamulaştırmasız el atma tazminatı davası açmıştır. Ancak, dava süreci ve sonrasındaki yargılama aşamaları neticesinde mahkeme tarafından ödenmesine hükmedilen tazminat tutarı, geçen zaman zarfında ekonomik göstergelerdeki dalgalanmalar ve yüksek enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğratılmıştır. Başvurucu, hem mülküne yasal dayanaktan yoksun şekilde el konulması hem de hükmedilen bedelin fiili değerini kaybetmesi sebepleriyle anayasal haklarının zedelendiğini belirterek ihlalin tespiti, yeniden yargılama ve tazminat talepleriyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, önüne gelen uyuşmazlığı çözerken mülkiyet hakkının anayasal güvencelerine ve bu hakkın olağan sınırlandırılma rejimine ilişkin temel evrensel hukuk kurallarına dayanmıştır. Anayasa'nın 35. maddesi herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu güvence altına alırken, bu temel hakkın ancak kamu yararı amacıyla ve mutlaka kanunla sınırlandırılabileceğini emretmektedir. Ayrıca, Anayasa'nın 46. maddesi devletin ve kamu tüzel kişilerinin, kamu yararının gerektirdiği özel hâllerde özel mülkiyette bulunan taşınmazları gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla kamulaştırmaya yetkili olduğunu açıkça belirtir. İdarenin bu anayasal usulleri atlayarak fiilen taşınmaza el koyması, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerinde öngörülen detaylı kanuni prosedürlere kökten bir aykırılık teşkil eder.

Mahkemenin uyuşmazlığın analizinde dayandığı yerleşik içtihat prensiplerine göre, kamulaştırmasız el atma eylemi başlı başına mülkiyet hakkına yönelik "kanunilik ilkesinden" yoksun, ölçüsüz bir müdahaledir. Şevket Karataş ve İbrahim Oğuz kararları gibi Anayasa Mahkemesinin yerleşik emsal içtihatlarında istikrarla belirtildiği üzere, yasal bir prosedüre uyulmadan idari otoritelerce gerçekleştirilen bu tür müdahaleler hiçbir hukuki ve kanuni dayanağa sahip olamaz.

Bununla birlikte, mülkiyetten mecburi şekilde yoksun bırakılma karşılığında ödenmesine hükmedilen tazminatların zaman içinde enflasyon karşısında erimesine ilişkin kurallar da kararın belkemiğini oluşturmaktadır. Ali Şimşek, Mehmet Akdoğan ve Emine Dilek Onaran kararlarında istikrar kazanan içtihatlar bütünü çerçevesinde, kamu makamlarınca ödenmesi gereken kamulaştırmasız el atma tazminatlarının makul olmayan gecikmelerle veya enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi, taşınmaz maliki üzerine şahsi, olağan dışı ve ağır bir külfet yüklemektedir. Bu mağduriyet durumu, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının etkili korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi malik aleyhine açıkça bozduğundan, hukukun genel ilkeleri ve mülkiyet hakkının güvencelerine temelden aykırıdır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, somut olayı değerlendirirken öncelikle başvurucunun taşınmazına idare tarafından usulüne uygun hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın hukuka aykırı şekilde el atılması olgusunu derinlemesine incelemiştir. Yüksek Mahkeme, başvurucunun mülkiyetine yapılan bu fiili müdahalenin Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen resmi usullere hiçbir şekilde riayet edilmeksizin gerçekleştirildiğini şüpheye yer bırakmayacak biçimde tespit etmiştir. İdarenin, usulüne uygun yasal bir kamulaştırma kararı almadan ve anayasal zorunluluk olan peşin ödeme prosedürünü işletmeden özel mülkiyete konu taşınmaza fiilen el atmasının, mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin en temel koşulu olan "kanunilik" ilkesine açık ve ağır bir aykırılık oluşturduğu net bir biçimde karara bağlanmıştır.

İkinci ve daha kapsamlı bir değerlendirme olarak, haksız fiil mahiyetindeki kamulaştırmasız el atma sebebiyle açılan dava neticesinde hükmedilen tazminatın enflasyon karşısındaki mevcut durumu ele alınmıştır. Mahkeme, idarenin en baştan itibaren süregelen hukuka aykırı eylemi neticesinde vatandaş lehine ödenmesine hükmedilen tazminat bedelinin, geçen uzun zaman dilimi ve devam eden yargılama süreci içerisinde yüksek enflasyon oranları karşısında ciddi şekilde değer kaybettiğini saptamıştır. Geçmişteki emsal kararlara ve yerleşik içtihatlara güçlü bir atıf yapılarak, kamu idaresi tarafından ödenmesi gereken tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde erimesinin, mülk sahibine şahsi olarak aşırı, katlanılamaz ve olağan dışı bir ekonomik külfet yüklediği belirlenmiştir. Bu dramatik değer kaybının, mülkiyetten barışçıl ve hakkaniyetli şekilde yararlanma hakkına ölçüsüz bir müdahale olduğu ve hedeflenen kamu yararı ile birey menfaati arasındaki adil dengeyi başvuran aleyhine ciddi oranda bozduğu hukuken tespit edilmiştir.

Yapılan bu kesin tespitler ışığında Anayasa Mahkemesi, ihlalin yıkıcı sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılması amacıyla Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde yeniden yargılama işlemlerinin derhal başlatılması gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca, eski hâle getirme kuralı çerçevesinde, başvurucunun uzun yargılama ve haksız el atma süreci boyunca uğradığı manevi zararların bir nebze olsun telafi edilebilmesi için kendisine 34.000 TL tutarında manevi tazminat ödenmesinin hukuki bir gereklilik olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma ve tazminatın değer kaybına uğratılması nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve başvuruyu kabul etmiştir.

Devlet veya belediye tapulu arsama izinsiz el koyabilir mi? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma kararı almadan ve bedelini peşin ödemeden özel mülkiyetinize fiilen el atması kesinlikle hukuka aykırıdır. Bu eylem, mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde aranan en temel şartlardan olan kanunilik ilkesinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ihlalidir.
Kamulaştırma tazminatım enflasyonda erirse ne yapmalıyım? expand_more
Hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatının uzun yargılama süreçleri ve yüksek enflasyon karşısında değer kaybetmesi, mülkiyet hakkınızın açık bir ihlali anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi, geç ödenen veya paranın alım gücündeki düşüşü karşılamayan bedellerin vatandaşa olağan dışı, ağır ve katlanılamaz bir külfet yüklediğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluyla ihlalin tespit edilmesine hükmetmektedir.
Devlet arsama habersiz el koyarsa sadece eski değerini mi öder? expand_more
Hayır, mahkemeler tazminat bedellerini belirlerken sadece ilk tespit edilen asıl bedeli ödemekle yetinemez. Hukuki sürecin uzaması sebebiyle oluşan enflasyon kaynaklı parasal erimeyi de bütünüyle telafi edecek bir yaklaşım benimsemek zorundadırlar. Aksi bir uygulama, kamu idaresi ile malik arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi sizin aleyhinize bozmuş sayılır.
Arsama izinsiz girildi ve param pul oldu, AYM başka ne karar verir? expand_more
Anayasa Mahkemesi bu tip mülkiyet ihlallerinde, yıkıcı sonuçların bütünüyle ortadan kaldırılması amacıyla ilk derece mahkemesinde yeniden yargılama işlemlerinin başlatılmasına karar vermektedir. Ayrıca, haksız el atma ve yıpratıcı süreç boyunca uğradığınız manevi zararların telafisi adına tarafınıza manevi tazminat ödenmesi gerektiğine de hükmetmektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir