Anasayfa Karar Bülteni AYM | Cüneyt Konuralp | BN. 2023/98477

Karar Bülteni

AYM Cüneyt Konuralp BN. 2023/98477

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm
Başvuru No 2023/98477
Karar Tarihi 15.01.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırmasız el atma bedeli enflasyona ezdirilemez.
  • Tazminattaki değer kaybı mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Makul süre şikayetleri Tazminat Komisyonuna yöneltilmelidir.
  • İkincillik ilkesi gereği olağan başvuru yolları tüketilmelidir.

Bu karar hukuken, idarenin kamulaştırmasız el atma eylemleri neticesinde hak sahiplerine ödenmesi gereken tazminatların zamanında ödenmemesi ve yüksek enflasyon ortamında değer kaybına uğramasının anayasal bir ihlal oluşturduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının korunması kapsamında, bireylere ödenecek bedellerin taşınmazın gerçek değerini yansıtması gerektiğini ve aradan geçen zaman zarfında paranın alım gücünde meydana gelen aşınmanın devlet tarafından telafi edilmesinin zorunlu olduğunu hüküm altına almıştır. Bu durum, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olabilmesi için enflasyon farkının dikkate alınmasının anayasal bir gereklilik olduğunu pekiştirmektedir.

Öte yandan, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyetlerde doğrudan bireysel başvuru yoluna gidilemeyeceği, yeni yasal düzenlemelerle kurulan Tazminat Komisyonunun öncelikli olarak işletilmesi gerektiği vurgulanarak yargısal işleyişte ikincillik ilkesinin katı bir şekilde uygulanacağı teyit edilmiştir.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi ve uygulamadaki önemi oldukça büyüktür. Özellikle kamulaştırmasız el atma veya kamulaştırma bedellerinin tespiti davalarının uzun sürmesi neticesinde mağdur olan on binlerce vatandaş için bu içtihat, alacaklarının enflasyon karşısında değer kaybetmeyeceğinin güçlü bir garantisi niteliğindedir. Derece mahkemelerinin bundan sonraki süreçte, tazminat miktarlarını hesaplarken karar tarihi ile fiilî ödeme tarihi arasındaki enflasyonist etkiyi dikkate alarak güncelleme yapmaları kaçınılmaz bir zorunluluk hâline gelmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Cüneyt Konuralp, mülkiyetinde bulunan taşınmaza idare tarafından herhangi bir kamulaştırma kararı olmaksızın fiilen el atılması sebebiyle hukuki süreç başlatmış ve tazminat almaya hak kazanmıştır. Ancak söz konusu kamulaştırmasız el atma tazminatının idari ve yargısal süreçlerin uzaması neticesinde oldukça geç ödenmesi sebebiyle, aradan geçen zaman zarfında paranın alım gücündeki düşüş ve yüksek enflasyon karşısında tazminat bedeli ciddi bir değer kaybına uğramıştır.

Başvurucu, idarenin zamanında tam ödeme yapmaması ve aradaki devasa enflasyon farkının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ağır şekilde ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Bununla birlikte başvurucu, temel uyuşmazlığın çözümlenmesi için başlatılan yargılama faaliyetinin yıllarca sürmesi sebebiyle makul sürede yargılanma hakkının da zedelendiğini iddia etmiş, tespit edilecek ihlaller karşılığında uğradığı maddi zararların tazmini talebiyle yargı yoluna gitmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve bu hakka yönelik idari müdahalelerin ölçülülüğü çerçevesinde incelemiştir. Yerleşik içtihat prensiplerine göre, devletin kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma gibi yöntemlerle bireylerin mülkiyetine müdahale etmesi hâlinde, malike ödenecek tazminatın taşınmazın gerçek değerini tam olarak karşılaması esastır. Bu bedelin tespit edildiği tarih ile fiilî ödeme tarihi arasında geçen sürede enflasyon gibi ekonomik etkenler sebebiyle paranın alım gücünde meydana gelen aşınma, bireye şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında (örneğin Ali Şimşek, Kadir Çakar ve Emine Dilek Onaran kararları) da istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere, kamulaştırma bedellerinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması ölçülülük ilkesini zedelemekte ve mülkiyet hakkının ağır ihlaline sebebiyet vermektedir.

Diğer taraftan, adil yargılanma hakkı güvencelerinden olan makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarına ilişkin olarak yasal çerçevede yeni bir hukuki başvuru yolu ihdas edilmiştir. 12/03/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun'a eklenen 5/A maddesi uyarınca, yargılamaların uzun sürmesine yönelik şikâyetler için öncelikle Tazminat Komisyonuna başvurulması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin Veysi Ado kararında da açıkça ifade edildiği üzere, bireysel başvurunun ikincillik niteliği gereği, söz konusu yeni, ilk bakışta ulaşılabilir ve etkili idari başvuru yolu tüketilmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan makul süre şikâyetleri usulden reddedilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, somut olayda başvurucunun kamulaştırmasız el atma nedeniyle elde etmeye hak kazandığı tazminatın ödenme sürecini detaylı biçimde değerlendirmiştir. Yapılan incelemede, mahkeme kararıyla belirlenen asli tazminat miktarının aradan geçen zaman içinde enflasyon karşısında ciddi bir erimeye maruz kaldığı tespit edilmiştir. Mahkeme, daha önceki emsal içtihatlarına atıf yaparak, mülkiyet hakkına yapılan bu tür bir idari ve yargısal müdahalenin ancak gerçek değerin ödenmesiyle hukuka uygun sayılabileceğini ifade etmiştir. Aksi bir uygulamanın, başvurucunun sırtına kamunun genelinin taşıması gereken aşırı ve olağan dışı bir mali yük bırakacağı vurgulanmıştır. Bu çerçevede, tazminatın değer kaybına uğratılarak ödenmesinin adalet ve ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.

Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik şikâyetinde ise yakın tarihte yapılan usul kanunu düzenlemeleri mercek altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesi nezdinde derdest olan bu tür başvurular için Tazminat Komisyonuna başvuru imkânı getirildiği hatırlatılmıştır. Bu yeni hukuki yolun ilk bakışta ulaşılabilir olduğu, ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunduğu ve yeterli giderim sağlama kapasitesine sahip olduğu belirtilmiştir. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereğince, hukuk sistemimizde var olan söz konusu olağan başvuru yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesinden ihlal kararı verilemeyeceği tespiti yapılmış, bu şikâyet kabul edilemez bulunmuştur.

İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından, kamulaştırmasız el atma bedelinin değer kaybetmesi sebebiyle tespit edilen hak ihlalinde yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu değerlendirilmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamanın bizzat yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından ayrıca nakdi bir maddi tazminata hükmedilmesine gerek görülmemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma tazminatının değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: