Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Mehmet Çepken ve Sevim Güneş Kararı 2021/8786 B.

Anayasa Mahkemesi Mehmet Çepken ve Sevim Güneş Kararı 2021/8786 B.

Bu karar hukuken, devletin veya idarelerin kamulaştırmasız el atma işlemlerine karşı vatandaşlara ödenmesine hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında erimesinin Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali sayılacağı anlamına gelmektedir. İdarelerin taşınmazlara fiilen veya hukuken el koyması durumunda, mülk sahibine ödenecek olan bedelin sadece kâğıt üzerinde bir rakamdan ibaret kalmaması, aynı zamanda ülkedeki ekonomik gerçeklikler karşısında da alım gücünü muhafaza etmesi gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Mahkemelerce takdir edilen bedellerin geç ödenmesi veya değer kaybına uğratılarak ödenmesi, anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının özünü zedeleyen ağır bir hukuka aykırılık durumu olarak kabul edilmiştir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2021/8786
Karar Tarihi 24.12.2025
Taraf Mehmet Çepken ve Sevim Güneş
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Kamulaştırmasız el atma bedeli değer kaybına uğratılamaz.
  • gavel Tazminatın enflasyon karşısında erimesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • gavel Gecikmeli ödemelerde aşırı külfet vatandaşa yüklenemez.
  • gavel Eksik ödeme mülkiyetin gerçek karşılığını yansıtmaz.

Bu karar hukuken, devletin veya idarelerin kamulaştırmasız el atma işlemlerine karşı vatandaşlara ödenmesine hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında erimesinin Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali sayılacağı anlamına gelmektedir. İdarelerin taşınmazlara fiilen veya hukuken el koyması durumunda, mülk sahibine ödenecek olan bedelin sadece kâğıt üzerinde bir rakamdan ibaret kalmaması, aynı zamanda ülkedeki ekonomik gerçeklikler karşısında da alım gücünü muhafaza etmesi gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Mahkemelerce takdir edilen bedellerin geç ödenmesi veya değer kaybına uğratılarak ödenmesi, anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının özünü zedeleyen ağır bir hukuka aykırılık durumu olarak kabul edilmiştir.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi son derece büyüktür ve mülkiyet hakkı davalarında önemli bir referans noktasıdır. Özellikle uzun süren kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma davaları sonucunda hak edilen tutarların enflasyon oranının altında kalması durumunda, vatandaşların uğradığı maddi kayıpların telafi edilmesi gerektiği yönündeki yerleşik içtihat bu karar ile bir kez daha pekiştirilmiştir. Uygulamada bu karar, mahkemelerin tazminat bedellerini hesaplarken makul sürede ödeme yapılmaması ihtimalini veya enflasyonist ortamın yaratacağı zararları dikkate almalarını zorunlu kılmaktadır. Böylece idarelerin, haksız olarak mülkiyetine müdahale ettiği kişilere gerçek, adil ve güncel bedeli ödeme yükümlülüğünün altı kesin bir dille çizilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, başvurucular Mehmet Çepken ve Sevim Güneş'e ait olan bir taşınmaza idare tarafından hukuka uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması üzerine başlamıştır. Başvurucular, mülkiyet haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle idareye karşı kamulaştırmasız el atma davası açarak taşınmazın gerçek bedelinin kendilerine ödenmesini talep etmişlerdir. Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda başvurucular lehine tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. Ancak yargılama ve ödeme sürecinin uzaması ile birlikte ülkede yaşanan ekonomik dalgalanmalar nedeniyle mahkemece belirlenen tazminat bedeli, geçen zaman içinde enflasyon karşısında ciddi oranda erimiştir. Başvurucular, idare tarafından kendilerine ödenen veya ödenecek olan bedelin, taşınmazın güncel gerçek değerini yansıtmadığını ve enflasyon karşısında büyük bir değer kaybına uğradığını belirterek, eksik ödeme sebebiyle uğradıkları maddi zararların giderilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı çözerken, öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkı ilkelerine ve kamulaştırma hukukunun temel kurallarına dayanmıştır. Temel prensip, Anayasa'nın 35. maddesinde yer alan mülkiyet hakkının, ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğidir. Anayasa'nın 46. maddesinde düzenlenen kamulaştırma ilkeleri gereğince, devlet veya kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hâllerde özel mülkiyette bulunan taşınmazları gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla kamulaştırabilirler.

İdarenin yasal bir işlem yapmaksızın bireylerin taşınmazlarına el koyması olan kamulaştırmasız el atma durumlarında, mülk sahibinin mağduriyetinin giderilmesi için ödenmesi gereken tazminatın, mülkiyetin gerçek değerine karşılık gelmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma bedellerinin veya kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılması yahut bu şekilde değer kaybına uğratılarak ödenmesi, malike şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesi uyarınca, ihlal tespiti hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması esastır. Bu bağlamda, kamulaştırmasız el atma nedeniyle belirlenen tazminatın güncel satın alma gücünü yansıtacak şekilde ödenmemesi, kamu ile birey arasındaki adil dengeyi bozmaktadır. Yüksek enflasyon ortamında, yargılama sürecinin uzaması veya idarenin ödemeyi geciktirmesi sebebiyle paranın satın alma gücünde meydana gelen ciddi aşınmanın vatandaşın üzerinde bırakılması, mülkiyet hakkının zedelenmesi anlamına gelir ve hukuki koruma prensibine açıkça aykırılık teşkil eder.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Mehmet Çepken ve Sevim Güneş'in bireysel başvurusuna konu olan somut olayda, öncelikle davanın makul sürede yargılanma hakkına ilişkin kısmını incelemiş ve bu hususta Tazminat Komisyonuna gidilmesi gerektiğinden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir. Asıl incelenen husus olan mülkiyet hakkı boyutunda ise, derece mahkemelerince hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısında değer kaybına uğrayıp uğramadığı detaylı olarak değerlendirilmiştir.

Yapılan incelemede, Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kamulaştırmasız el atma davasında başvurucular lehine hükmedilen tazminat bedelinin, geçen uzun yargılama ve ödeme süreci içinde enflasyonun gerisinde kaldığı açıkça saptanmıştır. Anayasa Mahkemesi, daha önceki emsal niteliğindeki içtihatlarına atıf yaparak, tazminatın enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklediğini vurgulamıştır. Vatandaşın mülkiyetinden idare tarafından hukuka aykırı şekilde fiilen yoksun bırakıldığı dikkate alındığında, bu el atmanın karşılığı olarak tespit edilen tutarın enflasyon oranları gözetilmeden salt kâğıt üzerindeki sabit rakamlarla ifade edilmesinin, anayasal güvence altındaki mülkiyet hakkı ile bağdaşmadığı belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, başvuruya konu hukuki süreçte mülkiyet hakkının gerçek anlamda korunabilmesi için, hükmedilen tutarın ekonomik değerinin güncellenerek enflasyon farkının mutlaka telafi edilmesinin zaruri olduğunu kaydetmiştir. Bu telafi yapılmadığı takdirde, idarenin hukuka aykırı eylemi neticesinde ortaya çıkan bedel eksikliğinin faturasının mağdur vatandaşa kesileceği ve kamu yararı ile bireyin hakkı arasındaki adil dengenin bozulacağı kesin bir kanaatle ortaya konulmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğraması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Devlet arazime el koydu, param enflasyonda eridi. Ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, idarenin hukuka uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın taşınmazınıza el koyması (kamulaştırmasız el atma) durumunda, mülkiyetin gerçek değerine karşılık gelen bedelin size ödenmesi zorunludur. Tazminatın yargılama ve ödeme sürecinin uzaması gibi nedenlerle enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması, anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının özünü zedeleyen ağır bir hukuka aykırılık durumu olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle idarenin ödemeyi geciktirmesi sebebiyle paranın satın alma gücünde meydana gelen zararın karşılanması için hukuki yollara başvurarak taşınmazın güncel gerçek değerini talep edebilirsiniz.
Yıllar süren davada kazandığım tazminat enflasyona yenik düştü, bu yasal mı? expand_more
Hayır, bu durum hukuken yasal veya adil kabul edilemez. Mahkemelerce takdir edilen bedellerin geç ödenmesi veya değer kaybına uğratılarak ödenmesi, vatandaşa şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Anayasa Mahkemesi, idarelerin haksız olarak mülkiyetine müdahale ettiği kişilere gerçek, adil ve güncel bedeli ödeme yükümlülüğü bulunduğunun altını kesin bir dille çizmiştir. Paranın satın alma gücündeki erimenin vatandaşın üzerinde bırakılması, mülkiyet hakkının zedelenmesi anlamına gelir ve hukuki koruma prensibine açıkça aykırıdır.
Arsamın parası eksik veya pul olarak ödenirse haklarımı nasıl korurum? expand_more
Eksik veya enflasyon karşısında eritilmiş bir ödeme, mülkiyetin gerçek karşılığını yansıtmadığı için Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının doğrudan ihlali sayılmaktadır. Taşınmazın el atma karşılığı olarak tespit edilen tutarın enflasyon oranları gözetilmeden salt kâğıt üzerindeki sabit rakamlarla ifade edilmesi, kamu ile birey arasındaki adil dengeyi bozmaktadır. Bu durumda, eksik ödeme sebebiyle uğradığınız maddi zararların giderilmesi ve tutarın ekonomik değerinin güncellenerek enflasyon farkının telafi edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunma hakkınız mevcuttur.
Enflasyon farkını almak için davam yeniden görülebilir mi? expand_more
Evet, bu tür hak ihlallerinde davanızın yeniden görülmesi mümkündür. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesi uyarınca, hak ihlali tespiti hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması esastır. Somut olayda Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma tazminatının enflasyon karşısında değer kaybına uğraması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetmiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir