Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Ayda Beste Sezgiç Kararı 2022/51755 B.

Anayasa Mahkemesi Ayda Beste Sezgiç Kararı 2022/51755 B.

Bu karar, idarelerin bireylerin özel mülkiyetindeki taşınmazlara usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el atması ve bu eylem neticesinde hükmedilen bedellerin enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğratılması bağlamında mülkiyet hakkının korunmasına yönelik son derece kritik bir güvence sağlamaktadır. Hukuki açıdan bakıldığında Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan bu tür müdahalelerin temel anayasal ilkelerden olan kanunilik ilkesine doğrudan aykırı olduğunu, aynı zamanda hak sahiplerine ödenmesi gereken tazminatların enflasyon sebebiyle erimesinin bireyler üzerinde şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklediğini çok net bir dille bir kez daha teyit etmiştir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/51755
Karar Tarihi 04.12.2025
Taraf Ayda Beste Sezgiç
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Kamulaştırmasız el atma anayasal güvencelere aykırıdır.
  • gavel Geciken tazminat ödemeleri mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • gavel Tazminatların enflasyon karşısında erimesi ölçüsüz külfettir.
  • gavel Mülkiyet hakkı ihlali için yeniden yargılama yapılmalıdır.

Bu karar, idarelerin bireylerin özel mülkiyetindeki taşınmazlara usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el atması ve bu eylem neticesinde hükmedilen bedellerin enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğratılması bağlamında mülkiyet hakkının korunmasına yönelik son derece kritik bir güvence sağlamaktadır. Hukuki açıdan bakıldığında Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan bu tür müdahalelerin temel anayasal ilkelerden olan kanunilik ilkesine doğrudan aykırı olduğunu, aynı zamanda hak sahiplerine ödenmesi gereken tazminatların enflasyon sebebiyle erimesinin bireyler üzerinde şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklediğini çok net bir dille bir kez daha teyit etmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, idarelerin yasal prosedürleri dolanarak kamulaştırma yapmaksızın fiilî el atma yoluna gitmesinin önüne geçilmesi ve uzun süren yargı süreci sonunda belirlenen tazminat bedellerinin enflasyon karşısında aşınmasını engelleyecek şekilde güncellenerek ödenmesi gerektiği prensibi artık yerleşik bir kural hâline gelmiştir. İdarenin hukuka aykırı şekilde taşınmaza el atması kadar, yargılama neticesinde elde edilen tazminatın güncel değerini yitirmesi de mülkiyet hakkının özüne dokunan, kabul edilemez bir müdahale olarak değerlendirilmektedir. Bu emsal niteliğindeki karar, uygulamada kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilecek bedellerin, hak sahiplerinin gerçek zararını tam anlamıyla karşılayacak ve zorlu ekonomik koşullara ezdirilmeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği yönünde tüm yerel mahkemelere kesin ve bağlayıcı bir hukuki yön çizmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Ayda Beste Sezgiç, kendisine ait olan özel mülkiyetindeki taşınmaza ilgili idare tarafından usulüne uygun yasal bir kamulaştırma kararı alınmaksızın fiilen el atıldığını belirterek, anayasal güvence altındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yargı yoluna başvurmuştur. İdareye karşı açılan davada, hukuka aykırı bu kamulaştırmasız el atma eylemi nedeniyle uğranılan tüm maddi zararın tazmin edilmesi talep edilmiştir. Ancak yerel mahkemeler nezdinde yürütülen yargılama süreci sonunda başvurucu lehine hükmedilen tazminat bedeli, uzun süren yasal işlemler ve ülkedeki ekonomik göstergeler nedeniyle enflasyon karşısında ciddi oranda erimiş ve reel değer kaybına uğramıştır.

Bu durum üzerine başvurucu, hem mülkiyetindeki taşınmaza idarece hukuka aykırı şekilde müdahale edildiği hem de bu müdahale karşılığında hükmedilen tazminatın enflasyon karşısında aşırı değer kaybına uğratılarak kendisine olağan dışı ve ağır bir ekonomik külfet yüklendiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Temel talep, yaşanan bu yargısal mağduriyetin tespiti, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için davanın yeniden görülmesi ve oluşan manevi zararların tatmin edici şekilde tazmin edilmesidir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yönelik idari müdahaleleri incelerken öncelikle müdahalenin belirli ve erişilebilir bir kanuni dayanağının bulunup bulunmadığını titizlikle araştırmaktadır. Kamulaştırma işlemleri açısından anayasal temel kural, kişilerin mülkiyet hakkına ancak kanunla ve üstün bir kamu yararı amacıyla müdahale edilebileceğidir. Bu yasal çerçevede, idarenin özel mülkiyete konu bir taşınmaza hukuka uygun şekilde müdahale edebilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine katı bir biçimde riayet etmesi zorunludur.

Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış yerleşik içtihatlarına göre, 2942 sayılı Kanun'da açıkça belirtilen usul ve esaslara uyulmaksızın bir taşınmaza fiilen el atılması, mülkiyet hakkına yapılmış açık ve ağır bir müdahale teşkil eder. Bu durum doğrudan Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerinde yer alan temel koruma hükümlerine aykırılık oluşturur. Kamulaştırmasız el atma eylemleri, kanunilik ilkesini temelden ihlal eden nitelikte bulunduğundan, bireylere sağlanan anayasal güvencelerin idare tarafından açıkça çiğnenmesi anlamına gelmektedir.

Uyuşmazlıkların çözümünde dikkate alınan ikinci temel kural ise, mahkemelerce hükmedilen tazminatların ekonomik değerini yitirmemesi gerekliliğidir. Bir kamulaştırmasız el atma veya kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, bireye ödenecek bedelin aradan geçen süre zarfında enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılması veya uğratılarak ödenmesi, birey üzerinde şahsi, aşırı ve olağan dışı bir ekonomik külfet yüklenmesi demektir. Anayasa Mahkemesi, bireyin mülkiyetinden mahrum bırakılması karşılığında elde edeceği tazminatın, mülkün gerçek ve güncel değerini tam olarak yansıtması ve aradan geçen dava süresi zarfında oluşan enflasyon nedeniyle aşınmaması gerektiğini belirtmektedir. Aksi takdirde, mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararı arasındaki adil denge birey aleyhine bozulmuş olur ve mülkiyet hakkı telafisi güç şekilde zedelenir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun taşınmazına yönelik idarenin eylemlerini ve sonrasında açılan davalarda yerel mahkemeler tarafından verilen yargı kararlarını mülkiyet hakkı güvenceleri bağlamında ayrıntılı biçimde değerlendirmiştir. İlk olarak, idare tarafından başvurucunun maliki olduğu taşınmaza usulüne uygun herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın haksız şekilde fiilen el atıldığı saptanmıştır. Yüksek Mahkeme, bu el atma eyleminin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile önceden belirlenen sıkı usullere hiçbir şekilde uymadığını tespit etmiştir. İdarenin bu fiilî el atma eylemi, kanunilik şartını taşımadığı için başvurucunun anayasal koruma altındaki mülkiyet hakkına yapılan haksız ve temelsiz bir müdahale olarak açıkça nitelendirilmiştir.

İkinci aşamada, başvurucu tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davası sonucunda hükmedilen tazminatın ekonomik boyutu ve satın alma gücü incelenmiştir. Yapılan uzun yargılamalar ve idarenin ödeme süreçleri boyunca, ülkede yaşanan güncel enflasyon oranları ile paranın alım gücündeki sert değişimler dikkate alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucuya ödenmesine karar verilen asıl tazminat tutarının, enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğratılarak ödendiğini somut verilerle belirlemiştir. Bu değer kaybının, başvurucunun mülkiyetinden mahrum kalması nedeniyle elde etmesi gereken gerçek bedeli artık yansıtmadığı ve aradan geçen uzun yargılama süresi zarfında paranın ekonomik değerinin önemli ölçüde aşındığı görülmüştür. Bu durumun, iradesi dışında mülkiyetini kaybeden başvurucuya olağan dışı, şahsi ve aşırı bir külfet yüklediği kanaatine varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatın zaman içinde değer kaybetmesi sebebiyle ortaya çıkan ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla, uyuşmazlığın ele alındığı yerel mahkemede yeniden yargılama yapılmasında mutlak bir hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğuna dikkat çekmiştir. Kamulaştırmasız el atmanın bizzat kendisi nedeniyle doğan temel mağduriyetin giderilmesi bakımından ise manevi tazminat ödenmesinin adil ve uygun bir telafi aracı olduğu kararlaştırılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla kararı yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye göndermiştir / ayrıca başvurucuya net 34.000 TL manevi tazminat ödenmesini kabul etmiştir.

Devlet arazime hiçbir haber vermeden el koydu, ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma kararı almadan özel mülkiyetinizdeki taşınmaza fiilen el atması açık bir hak ihlalidir. İdarenin bu tür müdahaleleri yapabilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine sıkı sıkıya uyması zorunludur. Aksi halde yapılan işlem kanunilik ilkesine ve Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkına aykırı olacaktır. Bu durumda idareye karşı "kamulaştırmasız el atma" davası açarak taşınmazınızın bedelinin tam ve eksiksiz olarak size ödenmesini talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Yıllar süren davada kazandığım tazminat enflasyonda eridi, bu adil mi? expand_more
Kesinlikle adil değildir ve bu durum Anayasa Mahkemesi tarafından da mülkiyet hakkının ağır bir ihlali olarak kabul edilmektedir. Uzun süren yargılamalar sonucunda hükmedilen tazminatın ülkedeki enflasyon ve ekonomik göstergeler karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi, vatandaşın üzerine şahsi ve olağan dışı ağır bir külfet yükler. Anayasa Mahkemesi, mülkiyetinden mahrum bırakılan kişiye ödenecek bedelin, aradan geçen süre zarfında enflasyon karşısında aşınmaması ve mülkün gerçek güncel değerini tam olarak yansıtması gerektiğini net bir şekilde belirtmektedir. Aksi bir durum mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki adil dengeyi sizin aleyhinize bozmuş olur.
Anayasa Mahkemesi haklı bulursa eriyen paramı nasıl geri alabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi, davanızdaki tazminatın enflasyon karşısında erimesini mülkiyet hakkının ihlali olarak tespit ettiğinde, uğradığınız bu maddi kaybın telafisi ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararı yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili yerel mahkemeye gönderir. Yerel mahkemede yapılacak bu yeniden yargılamada mutlak bir hukuki yarar ve zorunluluk bulunur. Yeniden yargılama süreciyle, enflasyon sebebiyle oluşan değer kaybınız güncellenerek zararınızın tam anlamıyla karşılanması sağlanır. Ayrıca yaşadığınız yorucu yargısal mağduriyetin ve idarenin haksız el atmasının bir karşılığı olarak tarafınıza manevi tazminat ödenmesine de hükmedilebilir.
Belediyenin kamulaştırma kurallarına uymadan arazime girmesi yasal mı? expand_more
Hayır, yasal değildir. Anayasa Mahkemesi kararlarında açıkça belirtildiği üzere, kişilerin mülkiyet hakkına ancak kanunla ve üstün bir kamu yararı amacıyla müdahale edilebilir. İdarenin önceden belirlenmiş sıkı yasal usullere, yani 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na uymadan fiilen taşınmazınıza el atması, anayasal koruma altındaki mülkiyet hakkınıza yapılmış haksız ve temelsiz bir müdahaledir. Bu tarz usulsüz eylemler, Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerinde yer alan temel koruma hükümlerini doğrudan ihlal eder ve kanunilik şartını kesinlikle taşımaz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir