Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Elyasa Ataman ve Diğerleri Kararı 2023/12433 B.

Anayasa Mahkemesi Elyasa Ataman ve Diğerleri Kararı 2023/12433 B.

Bu karar hukuken, Anayasa'nın 35. maddesinde koruma altına alınan mülkiyet hakkının enflasyon kaynaklı değer kayıplarına karşı devlet güvencesi altında olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Kamulaştırma işlemlerinde vatandaşlara ödenmesi gereken tazminatların, yargılama sürecindeki uzamalar veya idari gecikmeler sebebiyle enflasyon karşısında ezdirilmesi, mülkiyet hakkının özüne yönelik ciddi bir müdahale olarak kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi, idarenin kamu gücünü kullanarak mülkiyet hakkına müdahale ettiği durumlarda, vatandaşa ödenecek bedelin reel değerini korumasının anayasal bir zorunluluk olduğunun altını çizmektedir.
search

Anayasa Mahkemesi
Elyasa Ataman ve Diğerleri Kararı 2023/12433 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2023/12433
Karar Tarihi 15.01.2025
Taraf Elyasa Ataman ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal / Kabul Edilemez
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Kamulaştırma bedelleri enflasyon karşısında ezdirilemez.
Değer kaybı mülkiyet hakkı ihlali sayılır.
Değer kaybı kişiye aşırı külfet yükler.
Makul süre şikayetlerinde komisyona başvurulmalıdır.

Bu karar hukuken, Anayasa'nın 35. maddesinde koruma altına alınan mülkiyet hakkının enflasyon kaynaklı değer kayıplarına karşı devlet güvencesi altında olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Kamulaştırma işlemlerinde vatandaşlara ödenmesi gereken tazminatların, yargılama sürecindeki uzamalar veya idari gecikmeler sebebiyle enflasyon karşısında ezdirilmesi, mülkiyet hakkının özüne yönelik ciddi bir müdahale olarak kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi, idarenin kamu gücünü kullanarak mülkiyet hakkına müdahale ettiği durumlarda, vatandaşa ödenecek bedelin reel değerini korumasının anayasal bir zorunluluk olduğunun altını çizmektedir.

Uygulamadaki önemi ve emsal etkisi bakımından bu karar, özellikle uzun süren kamulaştırma davalarında yerel mahkemeler için kritik bir rehber niteliğindedir. Mahkemelerin, mülk sahiplerinin alacaklarını hesaplarken enflasyon farklarını da dikkate alan adil bir bedel tespiti yapmalarını zorunlu kılmaktadır. Aksi takdirde, mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılması gerekeceği açıkça ortaya konmuştur. Ayrıca, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarında, son yasal düzenlemeler uyarınca öncelikle Tazminat Komisyonuna gidilmesi gerektiği kuralı vurgulanarak, bireysel başvuru öncesi usuli şartlar konusunda uygulayıcılara ve vatandaşlara net bir hukuki rota çizilmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, taşınmazlarına yönelik gerçekleştirilen kamulaştırma işlemi neticesinde kendilerine ödenen kamulaştırma bedelinin, yargılama sürecinin uzaması ve ülkede yaşanan enflasyon nedeniyle reel olarak değer kaybettiğini belirterek mağduriyet yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Davacılar, devlet tarafından el konulan taşınmazlarının karşılığı olan bedelin geç ve enflasyon karşısında erimiş bir şekilde ödenmesinin mülkiyet haklarını zedelediğini ileri sürmüştür. Aynı zamanda söz konusu hukuki sürecin çok uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş ve uğradıkları maddi zararların tazmin edilmesini talep etmişlerdir. Uyuşmazlık, mülkiyet hakkı kapsamında ödenen bedelin enflasyon karşısında değer yitirmesi ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi ekseninde toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı çözerken özellikle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesindeki düzenlemeleri esas almıştır. Mülkiyet hakkı, kişilere sahip oldukları malvarlığı değerleri üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunma imkânı veren ve bunu devlete karşı koruyan temel bir anayasal haktır. Devletin kamu yararı amacıyla özel mülkiyete müdahale etmesi olan kamulaştırma işlemlerinde, mülk sahibine ödenecek bedelin gerçek ve güncel karşılığı yansıtması temel bir prensiptir. Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma bedellerinin yargılama sürecinde enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması, mülkiyetin gerçek bedelinin ödenmemesi anlamına gelir. Bu durum, mülk sahibine kamu yararı ile bireysel hak arasındaki adil dengeyi bozacak şekilde aşırı ve olağan dışı bir külfet yükler.

Öte yandan, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikayetlerin çözümünde 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaktadır. Yakın zamanda yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile söz konusu kanuna eklenen düzenlemeler ve geçici maddeler gereğince, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarında, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmadan önce Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi zorunludur. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, olağan başvuru yolları ve kurulan komisyon süreçleri tamamlanmadan Anayasa Mahkemesi tarafından esastan bir inceleme yapılması hukuken mümkün değildir. Mahkeme, bu davada da ilgili yasal mevzuatı harfiyen uygulayarak çözüm yoluna gitmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların mülkiyet hakkı ve makul sürede yargılanma hakkı kapsamındaki iddialarını ayrı ayrı ve titizlikle değerlendirmiştir. Öncelikle mülkiyet hakkının ihlali iddiası yönünden yapılan incelemede, mahkeme başvuruculara ödenen kamulaştırma tazminatının yargılama sürecinin uzaması sebebiyle enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybettiğini açıkça tespit etmiştir. Daha önceki benzer nitelikteki emsal kararlara doğrudan atıf yapan Yüksek Mahkeme, tazminatın değer kaybına uğratılarak ödenmesinin, kamu yararı amacı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucular aleyhine bozduğunu vurgulamıştır. Bu durumun başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği, dolayısıyla mülkiyet hakkının özüne dokunulduğu kanaatine varılmıştır.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik şikayet bakımından ise, yakın tarihli yasal düzenlemeler ve yerleşik içtihatlar dikkate alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, halen derdest olan makul sürede yargılanma şikayetleri için Adalet Bakanlığı nezdinde kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi gerektiğini belirtmiştir. Başvurucuların, bu yasal yolu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurdukları anlaşıldığından, başvurunun bu kısmı başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Mülkiyet hakkına yönelik tespit edilen ihlalin ve bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için ise yerel mahkemece yeniden yargılama yapılması gerektiği, yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından bu aşamada ayrıca bir tazminat ödenmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma tazminatının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Devlet arazimi kamulaştırdı ama param enflasyonda eridi. Ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, devletin kamulaştırma işlemi sonucunda size ödemesi gereken bedelin, yargılama sürecinin uzaması veya idari gecikmeler sebebiyle enflasyon karşısında değer kaybetmesi mülkiyet hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir. Mülkiyet hakkı, Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında devlet güvencesi altındadır ve mülk sahibine ödenecek bedelin gerçek ve güncel karşılığı yansıtması temel bir anayasal prensiptir. Mahkemeye göre, ödenen bedelin enflasyon karşısında değer yitirmesi kamu yararı karşısında bireye aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Dolayısıyla, mülkiyetinizin gerçek bedelinin ödenmesi için hukuki yollara başvurarak mağduriyetinizin giderilmesini talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Çok uzayan kamulaştırma davam için doğrudan AYM'ye gidebilir miyim? expand_more
Hayır, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunamazsınız. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına ve yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemelere (7499 sayılı Kanun) göre, makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddialarında öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi zorunludur. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, yasal olarak kurulmuş komisyon süreçleri gibi olağan yollar tamamlanmadan Anayasa Mahkemesi bu talepleri esastan incelememekte ve başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle talebi kabul edilemez bulmaktadır.
Enflasyon farkı talebim haklı bulunursa AYM nasıl bir çözüm sunuyor? expand_more
Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma tazminatının enflasyon karşısında ezdirilerek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini tespit ettiğinde, bu ihlalin ve mağduriyetin ortadan kaldırılması için dosyanın yerel mahkemeye gönderilerek yeniden yargılama yapılmasına karar vermektedir. Yerel mahkemeler, yeniden yargılama aşamasında mülk sahiplerinin alacaklarını hesaplarken enflasyon farklarını da dikkate alan adil bir bedel tespiti yapmak zorundadır. Yüksek Mahkeme, yeniden yargılama yapılmasının uğradığınız değer kaybını gidermek için yeterli bir çözüm sağlayacağını öngördüğünden, bu aşamada tarafınıza ayrıca bir tazminat ödenmesine gerek görmemektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir