Karar Bülteni
AYM Ayten Duman ve Diğerleri BN. 2023/61669
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm |
| Başvuru No | 2023/61669 |
| Karar Tarihi | 24.12.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Kamulaştırma bedelindeki değer kaybı mülkiyeti ihlal eder.
- Enflasyon kaynaklı kayıplar malike olağandışı külfet yükler.
- Makul süre şikayetlerinde komisyona başvuru yolu tüketilmelidir.
Bu karar, idare tarafından gerçekleştirilen kamulaştırma işlemleri sonucunda hak sahiplerine ödenmesi gereken tazminat bedellerinin, yargılama sürecinde enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet hakkına açık bir müdahale olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Anayasa Mahkemesi, mülkiyetin kamuya geçirilmesi sürecinde bireylere ödenen bedelin makul ve güncel değerini koruması gerektiğinin altını çizmiştir. Gecikmeli ödemeler veya bedelin enflasyon karşısında değer kaybetmesi, idare ile birey arasındaki adil dengeyi bozmakta ve bireye hukuka aykırı, orantısız şahsi bir külfet yüklemektedir. Ayrıca karar, makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddialarında, yasal düzenlemelerle oluşturulan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesinin zorunlu olduğunu somut biçimde ortaya koymaktadır.
Benzer davalardaki emsal etkisi açısından bu karar, kamulaştırma bedellerinin tespiti ve ödenmesi süreçlerinde idarelerin ve derece mahkemelerinin ülkenin enflasyon gerçeğini dikkate almalarını zorunlu kılmaktadır. Uygulamada, uzun süren kamulaştırma davaları neticesinde hükmedilen bedellerin yıllar sonra değerini yitirmesi sıklıkla karşılaşılan yapısal bir sorundur. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadını istikrarlı biçimde sürdüren bu kararı, maliklerin mülkiyet haklarının güvence altına alınması ve gerçek karşılığın değer yitirmeden ödenmesi gerektiği yönündeki hukuki korumayı güçlendirmekte, alt derece mahkemelerine güçlü bir içtihat rehberi sunmaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucular Ayten Duman ve diğer hak sahipleri, kendilerine ait taşınmazlara idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılarak el atılması sürecinde mağduriyet yaşadıklarını belirterek bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlığın temel sebebi, taşınmazların kamulaştırılması karşılığında mahkemece hükmedilen tazminat bedellerinin, yargılama ve ödeme sürecinde yaşanan gecikmeler nedeniyle enflasyon karşısında ciddi şekilde değer kaybetmesidir. Başvurucular, kendilerine gecikmeli olarak ödenen bu düşük bedellerin gerçek değerin çok altında kalarak mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Ayrıca, uyuşmazlığa konu kamulaştırma davasının hukuki süreçlerinin çok uzun sürmesi sebebiyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma haklarının da zedelendiğini iddia etmişlerdir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken temel olarak Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ve 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı prensiplerine dayanmıştır. Mülkiyet hakkı bağlamında, kamulaştırma işlemlerinin yasal çerçevesini çizen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri ve bu kanun kapsamındaki bedel tespit mekanizmaları dikkate alınmıştır. Mahkemenin yerleşik içtihat prensiplerine göre, kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen tazminatların, ödeme tarihindeki enflasyon oranları karşısında değer kaybına uğratılması, malike şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Bu durum, mülkiyetin kamuya geçirilmesi sırasında idare ile birey arasında korunması gereken adil dengeyi malik aleyhine, kamu yararı lehine orantısız biçimde bozmaktadır.
Öte yandan, makul sürede yargılanma hakkı şikayetleri yönünden usuli hukuk kuralları işletilmiştir. 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun kapsamında yapılan değişiklikler çerçevesinde, yargılamaların uzun sürmesi iddialarıyla ilgili olarak öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan ilgili Tazminat Komisyonuna müracaat edilmesi zorunlu tutulmuştur. 7499 sayılı Kanun ile getirilen yeni yasal düzenlemeler uyarınca, makul süre şikayetlerinde bu komisyon ilk bakışta ulaşılabilir ve etkili bir iç hukuk yolu olarak tanımlanmıştır. Bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereğince, yasal olarak kurulan özel başvuru yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesine yapılan şikayetler esastan incelenmemektedir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların mülkiyet hakkı ve makul sürede yargılanma hakkına ilişkin iddialarını kendi özgül ağırlıkları çerçevesinde ayrı ayrı incelemiş ve önemli hukuki tespitlerde bulunmuştur. İlk olarak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik şikayetler usul yönünden değerlendirilmiştir. Mahkeme, yargılamanın uzun sürmesinden kaynaklanan olası mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla yasa koyucu tarafından mevzuatta yeni ve etkili bir başvuru yolunun ihdas edildiğini tespit etmiştir. İlgili kanunlarla kurulan, ihlal iddiaları için başarı şansı sunan ve tazmin imkanı barındıran Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesine doğrudan bireysel başvuruda bulunulması usulen hatalı bulunmuştur. Bu doğrultuda, makul süre şikayetleri yönünden olağan başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna varılarak bu iddia yönünden kabul edilemezlik kararı verilmiştir.
Mülkiyet hakkının ihlali iddiasına yönelik esastan yapılan incelemede ise, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülen kamulaştırma davasında hükmedilen tutarların ekonomik koşullar karşısındaki güncel durumu ele alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin yerleşik emsal kararlarında da vurgulandığı üzere, kamulaştırma bedelinin yargılama sürecindeki enflasyon nedeniyle değer kaybına uğratılması anayasal güvencelere aykırıdır. Somut olayda idare tarafından başvuruculara ödenecek olan kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında ciddi şekilde eridiği, değer kaybının idarece telafi edilmemesinin ise başvurucular üzerinde şahsi, aşırı ve katlanılamaz bir külfet oluşturduğu açıkça tespit edilmiştir. Bu gecikme ve değer kaybı, idarenin eylemiyle bireyin anayasal hakkı arasındaki adil dengeyi başvurucular aleyhine bozmuştur. Meydana gelen mülkiyet hakkı ihlalinin ortadan kaldırılması ve oluşan değer kaybının telafi edilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılmasında mutlak bir hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.